Posted on Ağu 24, 2010

Spor Toto Süper Lig’de Galatasaray 17. sırada!

Spor Toto Süper Lig’de Galatasaray Bursaspor’a 2-0 yenildi. Ali Sami Yen Stadı’nda yaşanan bu mağlubiyetin sonucunda 17. sıraya geriledi. Bu durumun sorumlusu kim? Yönetim mi, futbolcular mı? Hangisi?

Aslında her şey birinci yarının sonuna kadar iyi gidiyordu. Galatasaray tek kale oynadı. Bursaspor’un bir golü bir de net pozisyonu oldu belki ama futbol oyununda Galatasaray üstündü. İlk yarının son dakikasında yaşanan olay Türk futbolunun kanayan yarasını gözler önüne serdi. Hakemlerin durumunu. Galatasaray’ın savunmasının sağ kanadında maç boyunca müthiş etkili olan ve 19. dakikadan sarı kartı bulunan Bursaspor’un oyuncusu Volkan Şen, birinci yarının sonunda kendine yapılmış hiçbir müdahale yokken kaydı, düştü, topu eliyle tuttu, hakeme baktı, yüzünde büyük bir pişmanlık… İkinci sarıdan kırmızı kartı görmüşcesine pişman..! Hakem Abdullah Yılmaz’a bakıyoruz; ikinci sarıdan kırmızı yok! Galatasaraylı futbolcular hakeme yöneliyorlar. Ayhan sarı kart görüyor, itirazdan… Baros hakeme çarpıyor, sonra bir daha çarpıyor, hakem Baros’a da sarı kart gösteriyor. Bu arada Volkan Şen haline şükrediyor…

Sahada oynanan futbola bakıyorsunuz. Paslaşmalar güzel, top çevirmeler iyi de; kimse gol atmayı istemiyor gibi bir hava var Galatasaray’da. Hani, “işte bir gol pozisyonu yakaladım, şunu atayım da kahraman olayım” düşüncesi de yok… “Gol pozisyonunda golü atamasam n’olacak sanki, zaten herkes takıma kızgın, maç bitse de gitsek” havası…

Arda’ya toplam dört tane uzun top atıldı; bu topların dördü de hemen hemen aynı bölgeden taca çıktı.

Kewell da iyi oynadı. Ayhan da aynı şekilde iyiydi, güvenli futbol oynuyordu. Mduyuru Baros golleri kaçırdı. Lucas Neill ve Kaleci Ufuk arasında anlaşmazlıklar vardı. Aslında futbolcular genel olarak iyiydi ama oynanan futbol rutin top çevirme… Pozisyon bulmaktan ve gol atmaktan çok, hedefi bulan paslaşmalar başarı olarak görülüyor sanki.

Rijkaard ne yapsın? Geçen mevsim ligin birinci haftasındaki o müthiş Galatasaray’ın o anki kapasitesi ile bugünkü Galatasaray’ın kapasitesi arasında çok fazla ayırt yok. Değişen birkaç oyuncu ve kötüleşen takım ruhu..!

Peki o zaman sebep nedir? Yönetim mi? Belki de yönetim. Çünkü istenen transferler yapılamadı. Alınan oyuncular daha oynayamadan antrenmanlarda sakatlanıyorlar. Yönetim ile teknik yönetimi birbirinden ayırırsak, bu ikisi arasında yaşanan iletişim sorunu veya anlaşmazlık, otomatik olarak sahaya yansıyor.

Galatasaray’a acil, hem de çok acil kaleci transferi gerekiyor. Belki iki belki üç maç sonra, kalede yeni bir kaleci olması gerekiyor. Her maçta gol yemek kader değildir.

Son şampiyon Bursaspor, şampiyonluğunun hakkını verdi. Ivan Ergiç’in 2 golüyle galibiyete ulaştılar. İki haftada aldıkları 6 puanla zirvedeler. İyi takım olmak böyle birşey; hiç gol yemeden iki haftada 3 golle zirvede olmak şampiyonlara ve büyük kuvvet olmayı başarmış takımlara mahsustur.

Önümüzdeki haftalarda bakacağız Spor Toto Süper Lig nelere sahne olacak? Galatasaray da neler değişecek? Yoksa bu mevsim Aslanlar hep yenilecek..! 

Post a Comment


Leave a Reply

REKLAMI KAPAT

Tüm müzik ve ses sistemi fırsatları için tıklayın !