Posted on Ağu 20, 2010

Evet nedir, hayır nedir?

Bu sorumun 12 Eylül referandumu ile herhangi bir ilgisi yoktur.

O halk oylaması (adına halk oylaması demeye bile dilim varmıyor), bize özgü bir referandumdur.

Aktörleri, halat çekme oyununda olduğu gibi baştan belirlenmiştir. Bir tarafta evetçiler, karşı tarafta hayırcılar vardır.

Doping mubahtır. Bel altı vuruş serbesttir. Tehdit gırladır. Salya sümük seller gibidir. Oyuna, düşünenler alınmaz. Düşünenlerin yeri sadece seyirci tribünüdür.

Aktörler baştan belirlenmiştir. Yeni aktör tavlama çabaları tam gazdır. Aktör olmak istemeyen şimdilik tribüne, oyunun sonunda bertaraf olmaya baştan tutuklu edilmiştir.

Bu halat çekme oyununun, idrar yarışının sonucu; beyinlerde değil, play station’larda belirlenecektir.

Bizde halk oylaması böyle olur.

Benim derdim o değil.

Bir “evet”, bir “hayır” ne anlama gelir; bu beni daha çok ilgilendiriyor.

EVET…

Evet denince, birinci mantığıma gelen “evet efendimcilik”tir.

Evet efendim, sepet efendim.

Evet; düşünme arızalıların sepetindeki birinci el altı sözcüğüdür.

Telaffuzu kolaydır. Şıp diye söyleniverir. Kendisine evet denen, kasım kasım olur.

Kolaycılıktır evet.

Evette sorgulama yoktur.

Ya evet ya da evet vardır.

Nikah masasındaki gibi önceden programlı. Orada evet demezsen, muradına eremezsin; çoluk çocuk, han hamam sahibi olamazsın.

Öz çıkarlar vardır evetin içinde.

Evetseverlik, eyyamcılıktır. Çıkarcılıktır. Şakşakçılıktır. Hayhaycılıktır. Emriniz olurculuktur. Kaz gelecek yerden tavuğu esirgememe yalakalığıdır.

Hep ve ne pahasına olursa olsun evetçilik; insan insana, kadın erkek arasında, hatta uluslar arası ilişkilerde teslimiyetin, ihanetin, satıcılığın simgesidir.

Yapıcı değil, uzun vadede yıkıcıdır.

Evetçilik, ilahi bir komedidir.

Peyton Reed yönetiminde başrolünü Jim Carrey’in oynadığı “Yes Man” (Her şeye evet) adlı, 2008 yapımı filmi izlemiş miydiniz?

Carl Allen’i canlandıran Jim Carrey’in; kıçını yırtarcasına “evet”in gücünü kanıtlamaya çalışırken, sonunda yaşamının hiç beklemediği mecralara kaydığını, evetçilikten bitmez tükenmez fırsatlar, olanaklar beklerken ne gibi kayalara tosladığını da gördünüz mü?..

Evet, refleksiyon tanımaz, bilmez.

Evet kavramının altı boştur.

İngilizcesi “Yes Man”, Almancası “Jabruder” (Evetçi birader), Türkçesi “Evet efendimci”dir.

Evetseverlik, kulluktur.

Köleliktir.

HAYIR, başkadır kavram olarak.

Türkçe Sözlük’te birinci bakışta “evet” belirteci gibi kısacık tanımıyla biraz gariban duruşu vardır.

Ama “evet”e göre daha şanslıdır. Çünkü -sanki kaderin cilvesi- Arapçadan aldığımız sesteş “hayır”dan (iyilik) örneğin “hayırlara vesile olsun” gibi umulmadık bir topçu desteği alır. Hayır işlemek, hayır sahipliği, hayırperverlik, hayırseverlik güzeldir. “Hayra alametler” beklenir, özlenir. Evetdua yoktur, ama hayırdua vardır. Kurbanlık koyun pazarlığının sonunda hayırlaşılır.

Dil oyunlarını bir yana bırakacak olursak:

Hayır; sadece ve illa ve inadına muhalefeti simgeleyen sözcük değildir.

Hayırcılık, hayırlıdır. Önüne konan her yemeği yememektir. Sorgulayıcı olmaktır.

HAYIR’ın kökeninde septisizm (şüphecilik), onun da kökeninde rasyonalizm (akılcılık) yatar.

Hayır, dogmatizmin (bizde bunun adı zaman içinde “beleşçilik”, “nemalanmacılık” oldu) panzehiridir.

“Hayır”, her türlü dünya halinde yanlış girilen güzergahlara konulması gereken birinci trafik levhasıdır.

“Hayır”; araştırmadır, soruşturmadır, sorgulamadır. Eleştirel bakıştır.

“Onu öyle demezler”in, “Yok devenin başı”nın enstrümanıdır.

“Hayır”, tereddüdü olan aklın denge ilacıdır.

“Hayır”, uzun vadede yapıcıdır, kurucudur, geliştiricidir.

EVET olsun, HAYIR olsun…

İkisi de öyle ya da böyle derindir.

İki mühüre, bir pusulaya sığmaz.

EVET kulun, HAYIR bireyin el altı sözcüğüdür.

Kaynak: Esin kaynağım, “hayır” diyenin aklına laf eden Egemen’dir.

Post a Comment


Leave a Reply

REKLAMI KAPAT

Tüm müzik ve ses sistemi fırsatları için tıklayın !