Arama Yapın

Turizm

Görüşlerine ehemmiyet (bu sözcük hoşuma gidiyor!) verdiğim arkadaşlarımdan biri bana şöyle dedi.

“Ahmet, ikilem içinde görüyorum seni. Şiirlerinde bAşık Olmaya bir Ahmet var, düzyazılarında başka! Hangisisin sen kardeşim?”

Bunun ben de farkındaydım!

Sebebini şöyle izah edebilirim!

Şairliğim yeni biliyorsunuz! Elli yılı geçkin (aşkın demedim çünkü aşk yoktu!) ömrümde bir tane bile şiir yazamamıştım! Son bir yıldır oluyor bu! Güzel de oldu!

“Elli! Elliden kelli!” gibi tarih düşürmeye benzer iyi bir başlangıç!

Şiirlerimde, son kırk senenin içimde biriktirdiği hasretleri, kabuk bağlamış derin yaraları, boşa akan pınarın eyvahlarını açığa çıkarıyorum!

“Pınar akar Türk bakar” derler ya; bakmıyorum artık!

Ne demiş şair?

“Elliden sonra şair oldum.

Geç oldu ama temiz oldu.

İçimi temizledim!”

Ne kadar güzel anlatmış beni!

Yazarlığıma gelince; Dilekçeden tutun da romana varana kadar yazdım! En son yazdığım romanım “Dilekçemin uçlarına çiçek bağladım” adlı psikolojik bir roman! Yayınevleri paylaşamıyorlar.

Burada farklı bir yüz sergilediğime gelince; Buranın ortamı da farklı çünkü! Bundan önceki sitemde daha ciddi ve düz okunuşla kolayca anlaşılır bir yazı stilini benimsemiştim. Anlaşamadım buraya geldim!

Burada kelimelerimde tebessüm var! İnsanımızdaki gerginliği ortadan kaldırayım istedim! Bu bir yerde ben ağlarım ama işim güldürmek diyen palyaço misali!

Böyle anlayın beni ne olur!

“Sen de başını alıp gitme ne olur”

Dinleyin be arkadaşlar! Cem Karaca söylüyor.

http://www.dailymotion.com/video/xa2v40_cem-karaca-sen-de-bayyny-alyp-gitme_music

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • E-mail this story to a friend!
  • FriendFeed
  • LinkArena
  • Live
  • MSN Reporter
  • Ping.fm
  • RSS
  • Socialogs
  • Twitter
  • Twitthis
  • Yahoo! Bookmarks

AKP’nin sendika aidatlarını devlet kesesinden ödeyerek muhalif sendikaları bitirmek için 2005 yılında Kamu sen ve Memur sen’in ortak talepleri doğrultusunda çıkardığı kanun hükmündeki kararnamenin ilgili bölümü Anayasa mahkemesi tarafından iptal edildi.


KESK ve bağlı sendikaların itirazları üzerine CHP tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulmuştu.


Karar üzerine KESK’in sitesine koyduğu açıklamada süreç özetleniyor. “Anayasa Mahkemesi esas 2006/94 ve karar 2009/92 sayılı kararıyla sendikalı kamu emekçilerinin ödedikleri aidatı telafi maksadıyla sendika ödeneği ödenmesini düzenleyen 375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ilgili hükmünü iptal etmiştir.


KESK 2005 yılında gündeme gelen 5 YTL’lik bu ödeneğe sert biçimde karşı çıkmıştır. Kesk devlet kesesinden sendikacılık yapılamayacağını defalarca dile getirmiştir. İşveren parasıyla sendikacılık yapılamayacağı ILO Genel kuruluna taşınmış ve girişimlerimiz sonucu bu konu hakkında CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’nde yukarıdaki kararla sonuçlanan iptal davası açılmıştır.


Bu kararla uygulamanın iptal edilmesi ve yürütmenin durdurulması kadar, Mahkeme’nin gerekçeli kararında ilgili ILO sözleşmelerine atıfta bulunması son derece önemlidir. 98 ve 151 sayılı ILO sözleşmeleri emek örgütlerinin işverenden bağımsızlığını vurgulamaktadır. Özellikle 151 sayılı sözleşmenin 5. Maddesinde “Kamu görevlileri örgütleri, kamu makamlarından tamamen bağımsız olacaklardır” denilmektedir.”


Memur olup sendikaya üye olanların maaşlarından binde beş oranında sendika aidatı kesilecek. Uygulamaya göre Kasım ayı maaşları bir önceki aya göre binde beş daha az olacak.


Anayasa Mahkemesi kararı ile devlet kesesinden sendikacılık yapma dönemi kapanmış olmaktadır. Sendikal yaşama yansımalarını önümüzdeki süreçte izleyerek göreceğiz.

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • E-mail this story to a friend!
  • FriendFeed
  • LinkArena
  • Live
  • MSN Reporter
  • Ping.fm
  • RSS
  • Socialogs
  • Twitter
  • Twitthis
  • Yahoo! Bookmarks
Sayfa 1 de 11