<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bloglar.Tk Güncel blog!!! &#187; tiyatro</title>
	<atom:link href="http://www.bloglar.tk/category/tiyatro/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bloglar.tk</link>
	<description>Haber sinema sağlık teknoloji oyun program video deneme alışveriş felsefe bilim gazete gezi öykü makale futbol eğitim edebiyat blogu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Dec 2011 22:31:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Kryon (1.Kitap) / Bitiş Zamanı</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/kryon-1kitap-bitis-zamani.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/kryon-1kitap-bitis-zamani.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 07:19:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[" e-book "+"Dersim Ermenisi Yemuş Hanım'ın Oğlu"]]></category>
		<category><![CDATA["mağaranın kamburu" blog]]></category>
		<category><![CDATA[1kitap]]></category>
		<category><![CDATA[bitis]]></category>
		<category><![CDATA[kryon]]></category>
		<category><![CDATA[kryon bitiş zamanı okudum blog]]></category>
		<category><![CDATA[kryon kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[kryon mesajları 2011 haziran blog]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya dönüş alıntı kitap blog]]></category>
		<category><![CDATA[yuvaya dönüş kryon]]></category>
		<category><![CDATA[zamani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2817</guid>
		<description><![CDATA[Kryon&#39;un bir ka&#231; sene &#246;nce &#34;Yuvaya D&#246;n&#252;ş&#34; adlı kitabını okumuş ve &#231;ok etkilenmiştim. &#160; Sonra bir ka&#231; kanal kitabı daha okudum. &#160; Bir ka&#231; ay &#246;nce sevgili arkadaşım T&#252;lay sayesinde Kryon serilerini tekrar okumaya başladım. Kendisine bana Kryon&#39;u tekrar hatırlattığı ve okumamı sağladığı i&#231;in y&#252;rekten teşekk&#252;r ediyorum. &#160; Kryon 1989 yılında d&#252;nyanın manyetik alanını yeniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-6597569510356852";
/* bloglartkmay */
google_ad_slot = "0429495182";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/kryon-1kitap-bitis-zamani-1305173953.jpg"></img>
<p>
	Kryon&#39;un bir ka&ccedil; sene &ouml;nce &quot;Yuvaya D&ouml;n&uuml;ş&quot; adlı kitabını okumuş ve &ccedil;ok etkilenmiştim. &nbsp;</p>
<p>
	Sonra bir ka&ccedil; kanal kitabı daha okudum. &nbsp;</p>
<p>
	Bir ka&ccedil; ay &ouml;nce sevgili arkadaşım T&uuml;lay sayesinde Kryon serilerini tekrar okumaya başladım. Kendisine bana Kryon&#39;u tekrar hatırlattığı ve okumamı sağladığı i&ccedil;in y&uuml;rekten teşekk&uuml;r ediyorum. &nbsp;</p>
<p>
	Kryon 1989 yılında d&uuml;nyanın manyetik alanını yeniden d&uuml;zenlemek i&ccedil;in d&uuml;nyaya gelen ilahi bir varlık. &nbsp;</p>
<p>
	Kitaplardaki <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>leri,  kendisine medyumluk yapan,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/amerika"title="amerika" >Amerika</a>&#39;da yaşayan Lee Carroll vasıtasıyla insanlara aktarıyor. &nbsp;</p>
<p>
	Şu an 3. kitabı okuyorum. (Seri toplam 10 kitaptan oluşuyor.) &nbsp;</p>
<p>
	Her kitapta olduk&ccedil;a ilgin&ccedil; bilgileri Kryon insanlara aktarıyor ve her kitapta heyecanım biraz daha artıyor. &nbsp;</p>
<p>
	Şimdi size birinci kitap olan &ldquo;Bitiş Zamanı&rdquo;ndan alıntılar yaparak,  kitabı size tanıtmaya &ccedil;alışacağım. &nbsp;</p>
<p>
	<strong>Ben Kimim?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Merhaba! Ben manyetik hizmetten Kryon. Her birinizi y&uuml;rekten seviyorum. Şimdi s<a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a>le medyum kanalıyla m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar a&ccedil;ık ve net bir şekilde konuşacağım. Ben dili sizin bildiğiniz şekliyle kullanamam,  bu y&uuml;zden ger&ccedil;ek s&ouml;zler medyumun zihni tarafından &ccedil;evrilerek aktarılmaktadır. Aslında iletişimim herhangi bir dilden bağımsızdır. Ben size &ldquo;d&uuml;ş&uuml;nce paketleri&rdquo; ya da &ldquo;<a href="http://www.bloglar.tk/tag/fikir"title="fikir" >fikir</a> grupları&rdquo; g&ouml;nderiyorum,  bunlar medyumun zihni tarafından anlayabileceğiniz s&ouml;zc&uuml;klere &ccedil;evriliyor. &nbsp;</p>
<p>
	Bu yazıcı medyumu birka&ccedil; nedenden &ouml;t&uuml;r&uuml; se&ccedil;tim. Birincisi,  o şunu yapmayı daha enkarne olmadan &ouml;nce kabul etmiş ve bir kontrat imzalamıştı,  ama her insan gibi eğer isterse şunu yapmamayı da se&ccedil;ebilirdi. Ama o sezgisel olarak biliyordu ki,  eğer medyumluğu reddetseydi onu &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki elli yıl boyunca uyutmazdım! Onu se&ccedil;memin ikinci sebebi,  kendisinin bug&uuml;ne kadar metafizik sistemle ilgili bir eğitim almamış olmasıdır. Bu durum,  d&uuml;ş&uuml;nce paketlerimin inebileceği tarafsız bir b&ouml;lge yaratıyor! &nbsp;</p>
<p>
	Benim adım aslında Kryon değil. Erkek ya da dişi herhangi bir cinsiyete de sahip değilim. Ne t&uuml;r bir varlık olduğumu anlatmayı &ccedil;ok isterdim,  ama siz şunu anlayamayacak kadar bazı beşeri kısıtlama aşılarına sahipsiniz! Bu noktayı daha sonra size anlatacağım. Benim ger&ccedil;ek adım,  beni kuşatan ve t&uuml;m öteki varlıklar tarafından tanınabilen bir &ldquo;d&uuml;ş&uuml;nce grubu&rdquo; ya da &ldquo;enerji paketi&rdquo; dir,  sesten &ccedil;ok fazlasını i&ccedil;ermektedir. Onu hissedebilmenizi ger&ccedil;ekten isterdim,  ama şu anda şunu yapamazsınız. &nbsp;</p>
<p>
	Ben manyetik hizmettenim,  şöyle ki bir hizmet varlığıyım. Asla bir insan ya da Kryon&rsquo;dan bAşık Olmaya bir şey olmadım. T&uuml;m amacım,  evrenin her yanında sizin gibi varlıkların bulunduğu &ldquo;okullara&rdquo; (d&uuml;nyalara) &ouml;zel ve belirli bir ama&ccedil;la hizmet etmektir. &Ccedil;eşitli d&uuml;zeylerde bir&ccedil;ok okul vardır,  bunların bazıları sizinkinden d&uuml;ş&uuml;k bazıları da y&uuml;ksektir. &nbsp;</p>
<p>
	Hepimiz birbirimize bağlıyız,  kutsal metinlerinizin Tanrı dediği b&uuml;y&uuml;k &ldquo;BEN&rdquo; iz. Size &ldquo;Ben Kryon&rsquo;um&rdquo; diye mesaj yolladığımda,  bu benim b&uuml;t&uuml;ne ait olduğumu ve imzamın Kryon olduğunu ifade eder. Hepimiz tanrıyız,  siz de Tanrının bir par&ccedil;asısınız ve perdenin sizin tarafınızda perdenin bu tarafında olduğunuz kadar y&uuml;celiğe sahipsiniz. (Sayfa: 13-16) &nbsp;</p>
<p>
	<br />
	<strong>Siz Kimsiniz?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Daha &ouml;nce de s&ouml;ylediğim gibi perdenin bu yanını anlamanıza asla izin vermeyecek aşılara sahipsiniz. Anlamaya başlamanızın bir tek yolu var,  şunu ancak biyolojinizi ruhsallığınızla dengeleyerek başarabilirsiniz. Bakın,  ruhsal yanınız saf ve etkilenmemiş haldedir,  kısıtlanmamış,  bozulmamıştır. Ruhsal yanınızın sağlayacağı denge,  biyolojik yapınızın anlayış alanındaki sınırı kaldırır. Bir&ccedil;oğunuz bu dengeye &ldquo;aydınlanma&rdquo; diyorsunuz. &nbsp;</p>
<p>
	Her insan bilin&ccedil;li d&uuml;ş&uuml;ncenin bir&ccedil;ok sınırlamasıyla aşılanmıştır. &Ouml;rneğin,  hepinize her şeyin bir başlangıcı ve sonu olduğu inancı aşılanmıştır. Eğer size bir şeyin daima var olduğunu s&ouml;ylesem şunu anlamakta zorlanırsınız. Siz s&uuml;rekli yaratılışın anlamını aramaya y&ouml;nlendirildiniz. Zamanı doğrusal (lineer),  ileriye ve geriye doğru,  sadece iki boyutlu olarak algılarsınız. O hi&ccedil; duraklamadığı i&ccedil;in asla &ldquo;şimdi&rdquo; de olamazsınız,  sadece son birka&ccedil; nesildir zamanın r&ouml;latif olduğunu ayırt ettiniz,  ama hala onun &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; boyutu hakkında hi&ccedil;bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kavram"title="kavram" >kavram</a>a sahip değilsiniz. Eğer size bildiğiniz şekliyle zamanın var olmadığını s&ouml;ylesem bana kahkahalarla g&uuml;lersiniz. S&uuml;rekli ve &ldquo;g&uuml;venilir&rdquo; zaman bir d&uuml;nya kavramıdır. Benim bulunduğum tarafta ise &ccedil;ok farklı t&uuml;rde bir zaman vardır ve her şey şimdi&rsquo;de bulunur. &nbsp;</p>
<p>
	Onun &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; boyutu dikeydir,  bir ge&ccedil;miş ve gelecek yoktur,  sadece &ldquo;şimdi&rdquo; vardır. &nbsp;</p>
<p>
	Sizde eksik olan şey sprit&uuml;el olanla kurulacak dengedir. Bu dengeyi kurduğunuzda biliminizin harikulade bi&ccedil;imde ileri atılım yaptığını g&ouml;receksiniz. Siz halen ger&ccedil;ek bilime sahip değilsiniz,  sadece iki boyutlu bilime,  beşeri bilime sahipsiniz,  evrensel bilime değil. Eksik olan sprit&uuml;el boyut y&uuml;zyıllardır bilim adamlarınız tarafından gayrı bilimsel olarak nitelendirilmiş ve ondan uzak durulmuştur. Bu ironik bir durumdur,  &ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;ek g&uuml;&ccedil; ve anlayış sprit&uuml;el olandadır! Onsuz uzay yolculuğunu asla başaramayacaksınız,  onsuz yer&ccedil;ekimini asla değiştiremeyeceksiniz,  dahası <a href="http://www.bloglar.tk/tag/madde"title="madde" >madde</a>yi asla d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me uğratamayacaksınız. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n,  atomik atık maddeyi bir &ccedil;ocuğun oynayabileceği kum yığınına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeyi,  onu n&ouml;trleştirmeyi istemez miydiniz? &nbsp;</p>
<p>
	Aslında gezegeninizin manyetik alanlarını d&uuml;zenleyerek b&uuml;y&uuml;k doğal g&uuml;&ccedil;leri kullanma imk&acirc;nına sahipsiniz,  ihtiyacınız olan t&uuml;m enerji oradadır. D&uuml;nyanın &ccedil;evresinde ızgara şeklinde yer alan manyetik enerji ağını kullanarak yapabileceğiniz pasif u&ccedil;uşun sırrından şimdilik s&ouml;z etmiyorum,  dengeli &uuml;&ccedil; boyutlu bilim olmadan bu konuyu anlayamazsınız. Bu halleriyle insan oğlu dev bir mıknatısın &uuml;zerindeki minik molek&uuml;ller gibidir,  eğer istenirse her şeyi m&uuml;thiş bir g&uuml;&ccedil;le hareket ettirebilecek bir mıknatıstır bu. Sizler bir jenerat&ouml;r&uuml;n &uuml;zerinde oturan ve elektrik i&ccedil;in dua eden karıncalara benziyorsunuz! &nbsp;</p>
<p>
	S&uuml;rekli ortaya &ccedil;ıkan &ldquo;&uuml;&ccedil; kuvveti&rdquo; konusu hi&ccedil; dikkatinizi &ccedil;ekti mi? Burada bir sihir yoktur. &Uuml;&ccedil; sayısının titreşimi g&uuml;&ccedil; ve enerji meydana getirir. Aydınlanma yolunda ilerleyebilmeniz i&ccedil;in &uuml;&ccedil; dengesine (fiziksel,  zihinsel,  sprit&uuml;el dengeye) sahip olmanız gerekir. &Uuml;&ccedil; ayrıca kullanıldığında bire d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Batıdaki dininiz &uuml;&ccedil; tanrı b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n bir Allah olarak birleşmesine dayanır (Baba,  Oğul,  Kutsal Ruh). Bu bilginin ger&ccedil;ek anlamı biraz değişime uğramıştır,  ama o hala &uuml;&ccedil; kuvvetinin birleşerek Bir&rsquo;i oluşturması a&ccedil;ısından doğrudur. (Sayfa: 17-21) &nbsp;</p>
<p>
	<strong>Ben Neden Buradayım?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Size tam olarak neden burada bulunduğumu s&ouml;yleyebilmem i&ccedil;in &ouml;nce işlerin işleyiş bi&ccedil;imini a&ccedil;ıklamalıyım. S&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiğim şey sizde kısa bir s&uuml;re &ouml;nce uyanan ruhsallık <a href="http://www.bloglar.tk/tag/duygu"title="duygu" >duygu</a>sudur. Hayatın sadece bedeninizi beslemek ve &ouml;l&uuml;mden korumaktan (ki bu da bAşık Olmaya bir aşıdır) daha fazla bir şey olduğunu bundan sonra anlıyorsunuz. Tedrici bir bilin&ccedil; değişimi yaşıyorsunuz,  şunu hak ederek kazandınız. İnsanlar daima Tanrıyı aramışlardır,  bu sadece burada dersteyken iletişim kopukluğunu yansıtan bir sıla hastalığıdır,  yuva &ouml;zlemi &ccedil;ekmektir. &nbsp;</p>
<p>
	O h&uuml;cresel bir arzudur ve k&uuml;resel d&uuml;zeyde yaşanan bir arzudur. İşler değişmeye başlıyor,  işte ben bu y&uuml;zden buradayım. Eski d&uuml;nya,  aradaki d&uuml;nya ve yeni d&uuml;nya. Bu &uuml;&ccedil; d&uuml;nya,  yery&uuml;z&uuml;nde &ldquo;ders g&ouml;ren&rdquo; varlıkların başlangı&ccedil;tan beri &uuml;&ccedil; temel bilin&ccedil; d&uuml;zeyini temsil eder. Biz şimdi d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; d&uuml;zeye geliyoruz. Bu d&uuml;zey muazzam bir potansiyele sahiptir ve son d&uuml;zey olacaktır. O sorumluluk ya da aydınlanma &ccedil;ağıdır,  şöyle ki sorumluluğu &uuml;zerinize alacağınız zamandır. &nbsp;</p>
<p>
	Hepinizin d&uuml;nyada var oluşun<a href="http://www.bloglar.tk/tag/uzun"title="uzun" >uzun</a> tek bir nedeni var,  siz b&uuml;t&uuml;n&uuml;n titreşimini y&uuml;kseltmek i&ccedil;in derstesiniz. Bu genel nedendir ve bu neden bu zamanda size tam olarak a&ccedil;ıklanamaz! Dersteyken g&ouml;sterdiğiniz &ccedil;abalar enkarnasyonlarınız boyunca enerji yaratır,  bu da d&uuml;nyanın bilincini y&uuml;kseltir. Bu enerji b&uuml;t&uuml;n i&ccedil;in değerlidir,  olumsuzluğu (negatifliği) d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me uğratır. Olumsuzluk &ldquo;aydınlanmadan yoksunluk&rdquo; tur. Eğer kontrols&uuml;z ve serbest bırakılırsa,  (evrenin her yanında derste olan sizler olmadık&ccedil;a) giderek daha &ccedil;ok ortaya &ccedil;ıkar. Bu y&uuml;zden sizler &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k ve karmaşık bir şeyi değiştirmede etkili bir ara&ccedil;sınız. L&uuml;tfen şunu kabul edin,  siz d&uuml;nyadayken bu konuda daha fazla balaka verilemez,  &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu gezegensel değil evrensel bir bilgidir. &nbsp;</p>
<p>
	D&uuml;nya katında enkarne olduğunuz her seferden sonra kısa bir s&uuml;re dinlenip b&uuml;t&uuml;nle buluşur ve birlikte bir sonraki yaşamınızı ya da dersinizi planlarsınız. Bu planınızı &ccedil;oğunlukla son yaşamınız sırasında olup bitenler direkt olarak belirler. Siz buna karma dersiniz,  b&ouml;ylece bir sonraki yaşamınıza başladığınızda ne &ouml;ğreneceğiniz konusunda bir kontrat ya da plan oluşturursunuz. Olduk&ccedil;a sık bir bi&ccedil;imde sadece kısa bir s&uuml;re i&ccedil;in enkarne olur,  &ccedil;ocuk yaşta &ouml;l&uuml;r ya da bir hastalık veya kaza y&uuml;z&uuml;nden gen&ccedil; yaşta d&uuml;nyadan ayrılırsınız. Bu size acımasız bir durum gibi gelebilir ya da şunu kabullenmek mantıksız g&ouml;r&uuml;nebilir,  ama uygundur ve b&uuml;t&uuml;n i&ccedil;in doğrudur! Tekrar enkarne olma zamanınız,  bazısı hala d&uuml;nyada bulunan bazısı da bulunmayan ders grubunuz tarafından belirlenir. Bazen siz nerdeyse tamamen bir b<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>asının yaşamı i&ccedil;in enkarne olursunuz ve bu enkarnasyon &ccedil;abuk sona erer. Bu size bir t&uuml;r kader gibi gelebilir,  ama &ouml;yle değildir,  bu &ccedil;ok yanlış anlaşılmış bir şeydir. &nbsp;</p>
<p>
	T&uuml;m enkarnasyonlar bir ama&ccedil; y&uuml;klemesine (karmaya) ve devre sırasında sunulan &ccedil;eşitli eylem &ldquo;kapılarına&rdquo; sahip temiz maziler gibidir. Karma doyuma uğratılabilir (&ouml;denebilir) de,  uğratılmayabilir de. Eğer doyuma uğratılmamışsa bir bAşık Olmaya enkarnasyon yoluyla bir bAşık Olmaya fırsat yaratılacaktır. Bir insan kontratının (yaşam planı) sunduğu eylem kapılarını a&ccedil;abilir de,  a&ccedil;mayabilir de. Bu o insana ve gelişiminin o sırada hangi noktada olduğuna bağlı bir şeydir. T&uuml;m bunlar yaşamınızın &ccedil;evresindeki varlıklarla karşılıklı bir ilişkiye sahiptir. Siz bir gezegensel grup olarak bir&ccedil;ok doğru kapıdan ge&ccedil;tiniz,  şunu perdenin sizin tarafınızda ortaklaşa yaptınız,  bu da b&uuml;t&uuml;n&uuml;n y&uuml;kselmesiyle sonu&ccedil;landı. Bu konuda sizi kutluyoruz. Bunun evrende her zaman rastlanan bir durum olmadığına tanıklık edebilirim. Başaramama konusunda birka&ccedil; olumsuzluğa sahiptiniz,  ama bu işten y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n akıyla &ccedil;ıktınız. &nbsp;</p>
<p>
	Benim işime gelince. Manyetik alanlar biyolojiniz i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemlidir,  ayrıca manyetik alanlar spirit&uuml;el bilincinizi etkiler. Gezegeninizin manyetik alanı biyolojik sağlığınız i&ccedil;in gereklidir ve spirit&uuml;el planınıza uygun şekilde ince ayarlanmıştır. Gezegeninizin manyetik alanı sağlığınız ve dersleriniz i&ccedil;in dikkatle d&uuml;zenlenmişti. &nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;evrenize bakın,  bAşık Olmaya hangi gezegenlerin manyetik alanları var? Bu doğal olarak oluşan bir g&uuml;&ccedil; değildir,  maksatlı ve dikkatli bir şekilde sonradan yerleştirilmiştir. Bu olguyu ayırt edecek kadar gezegeninizden uzağa gidemediniz. şunu yaptığınızda &ccedil;evrenizde fiziksel ve zihinsel sağlığınızı s&uuml;rd&uuml;recek doğru bir manyetik alanı taşımanız gerekir,  bu insan oğlu i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Eğer manyetik alana sahip bir bAşık Olmaya gezegen bulursanız,  bu o gezegende biyolojik yaşamın olduğunun ya da ileriki zamanlarda olacağının veya ge&ccedil;mişte olduğunun başlıca işaretidir. &nbsp;</p>
<p>
	Yaşam formunun asli biyolojisi ne olursa olsun spirit&uuml;el bir &ouml;neme sahip olabilmesi i&ccedil;in kutuplaşması gerekir. Şunu da belirtelim ki,  manyetik alan gezegenin d&ouml;n&uuml;ş ekseninden ne kadar uzakta hizalanmışsa yaşam formu o kadar &ccedil;ok aydınlanmış demektir. Bu sadece s&uuml;recin bir par&ccedil;asıdır ve aranması gereken bir işarettir. &nbsp;</p>
<p>
	Yıllar &ouml;nce zihinlerinizin temel d&uuml;ş&uuml;nce işlemlerinin elektriksel olduğunu anladınız. B&ouml;ylece sinirlerden kaslara kadar t&uuml;m biyolojinizin elektro-kimyasal bir işleve sahip olduğunu da anladınız. Bedeninizdeki her organ manyetik olarak dengelenmiştir,  şöyle ki kutuplaşmıştır ve dışarıdaki alanlara karşı duyarlıdır. Beyin,  tiroid,  kalp,  b&ouml;brek ve b&ouml;brek&uuml;st&uuml; bezi rahatsızlıkları manyetik rahatsızlığın belirtileridir. Psişikler sizin kişisel manyetik alanınızı okumaktadırlar. Manyetizma,  şöyle ki mıknatıs g&uuml;c&uuml; insan bilincinin ve biyolojisinin t&uuml;m yaşamı boyunca oturduğu &ldquo;koltuk&rdquo; tur. O matematikseldir ve tasarlanmıştır. D&uuml;nyada şu anda savaştığınız bağışıklık hastalığı manyetik olarak kontrol edilebilir. &nbsp;</p>
<p>
	Onun manyetik &ouml;zelliklerini değiştirmek i&ccedil;in biraz olsun zaman harcayın ve ne olduğuna bakın. Onu yeniden kutuplaştırın ve g&uuml;c&uuml;n&uuml; test edin,  &ccedil;ok şaşırabilirsiniz. Denge yaratmak i&ccedil;in yapay y&ouml;ntemler kullanmayın,  b&uuml;y&uuml;k statik mıknatıslardan uzak durun. Uyuduğunuz yerde manyetik aygıtları yatağınızdan en az &uuml;&ccedil; metre uzağa &ccedil;ekin,  asla elektrikli battaniye kullanmayın,  su yatağında ısıtıcı aygıt kullanmayın ve t&uuml;m motorlu aygıtları yanı başınızdan uzaklaştırın. Onlarla aranızda koruyucu bir kalkan oluşturun. &nbsp;</p>
<p>
	Ben manyetik hizmetten Kryon&rsquo;um. Gezegeninizin ızgara şeklindeki manyetik sistemini yarattım. Bu manyetik ağın yaratılması d&uuml;nya zamanıyla &ccedil;ok,  ama &ccedil;ok uzun bir zaman aldı. Evrimleşen gezegeninizin fiziksel titreşimlerine uyabilmesi i&ccedil;in dengelendi ve yeniden dengelendi. Başlangı&ccedil;ta ben buradayken şimdi negatif ve pozitif yerk&uuml;re kutupluluğu olarak algıladığınız şey bir&ccedil;ok kez değiştirildi. Biliminiz şunu kanıtlayabilir,  d&uuml;nyanın gelişimi sırasında toprak katmanlarının g&ouml;sterdiği kuzey ve g&uuml;ney kutupluluğunun bir&ccedil;ok &ldquo;taklasına&rdquo; bakın (D&uuml;nya takla atmadı sadece kutuplar değişti). T&uuml;m bunlar siz burada var olmadan evvel vuku buldu. &nbsp;</p>
<p>
	Medyum o zamanlar bana yardım etti,  o da manyetik hizmettendi. Bu eski bağlantı,  şimdi onu medyum olarak kullanmamın nedenlerinden biridir. &nbsp;</p>
<p>
	Ben o zamandan beri b&uuml;y&uuml;k k&uuml;resel ayarlamalar i&ccedil;in iki kez daha geldim. Bu benim &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ayarlamam,  d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; ve son ziyaretimdir. Burada bulunduğum son iki seferde evriminize uyum sağlaması i&ccedil;in manyetik ağda k&uuml;resel bir ayarlama yapmam gerekiyordu. Her iki seferinde de insanlık bu ama&ccedil;la yok edildi ve &uuml;remeyi s&uuml;rd&uuml;rebilmek i&ccedil;in &ccedil;ok az insan sağ kaldı. Bu size insafsızca gelebilir,  ama doğru ve gerekli bir uygulamaydı,  m&uuml;kemmel bir uyum ve sevgiyle ger&ccedil;ekleştirildi. Hepiniz şunu &ouml;nceden kabul etmiştiniz,  o bir kutlamaydı,  d&uuml;nyanın evrimindeki d&ouml;n&uuml;m noktalarını temsil ediyordu. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ayarlamanın sizi de yok edeceğini s&ouml;ylemek i&ccedil;in burada bulunmuyorum,  ama biraz anlayışa erişemeyen bir&ccedil;oğunuz kendinizi zaten yok edeceksiniz! &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ayarlama &ccedil;oktan başlamıştır. Pusulanın g&ouml;sterdiği kuzey y&ouml;n&uuml;n&uuml; takip edenleriniz neden s&ouml;z ettiğimi anlayacaklardır. (Sayfa: 22-28) &nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bitiş Zamanı Hakkında</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Psişik vizyonlarınız d&uuml;nya ekseninin kayacağını s&ouml;yl&uuml;yordu ,  oysa b&ouml;yle bir şey s&ouml;z konusu değil. D&uuml;nya ekseninin &ccedil;ok hafif kayışı bile insanlığın tamamen yok olmasıyla sonu&ccedil;lanır. Bu durumda okyanuslar kıtaların &uuml;zerine d&ouml;k&uuml;l&uuml;rler,  yer kabuğu şiddetle eğilip b&uuml;k&uuml;l&uuml;r,  hava durumunuz &ccedil;arpıcı bir bi&ccedil;imde değişir,  uyanan yanardağlar her yerde infilak ederler ve insanlık yok olur. şunu nereden mi biliyorum? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; birinci seferinde bu s&uuml;reci seyrettim! Kuşkusuz ileriki zamanlarda seller,  depremler,  yanardağ patlamaları olacaktır. Bunların bir kısmı benim yeni &ccedil;alışmama bir tepki olarak meydana gelecektir,  ama insan n&uuml;fusunu ortadan kaldırmayacaktır. &nbsp;</p>
<p>
	H&uuml;cresel d&uuml;zeyde sahip olduğunuz ayırt etme ve sevgi g&uuml;c&uuml;n&uuml; kullanın.Y&uuml;ksek bilin&ccedil;li &ldquo;tanrı benliğiniz&rdquo; bir yanıt bulmanıza yardımcı olacaktır. İnsanlığın t&uuml;m d&uuml;nya tarihi boyunca bu y&uuml;ksek bilin&ccedil;li aydınlanma &ccedil;ağının sonuna dev dalgalar ya da depremler tarafından yok edilmek &uuml;zere getirildiğini mi sanıyorsunuz? Bu &ldquo;harika&rdquo; bir mezuniyet olurdu &ouml;yle değil mi? &nbsp;</p>
<p>
	Hayır,  kehanet edilen bu şey bir eksen kayması değil,  manyetik bir kaymadır ve gireceğiniz yeni &ccedil;ağ i&ccedil;in d&uuml;nyanın enerji ağı sisteminin yeniden ayarlanmasıyla ilgilidir. Aslında size dengeli aydınlanma i&ccedil;in manyetik doğru bir &ouml;rt&uuml; sağlanacaktır. Manyetik kuzeyiniz (pusulanın g&ouml;sterdiği kuzey y&ouml;n&uuml;) bundan sonra kuzey kutbuyla aynı hizada olmayacaktır. O zaten hi&ccedil;bir zaman aynı hizada olmamıştı,  ama kayma şimdi daha belirgin olacak. Peki bu neden &ouml;nemli? &Ouml;nemi şu ki,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a> olmayanlar bundan sonra onunla başa &ccedil;ıkamayacaklardır. Bazıları kalacak,  kalamayanlar ise yeniden enkarne olacak,  ama bu kez doğru bir uyumla ortaya &ccedil;ıkacaklardır. Bunun toplumunuza ne getireceği mesajımın olumlu olmayan yanıdır. &nbsp;</p>
<p>
	Benim işimi başarmam 10 ila 12 yıl alacaktır. Şimdiden başlayarak 2002 yılına kadar tedrici bir değişim olacaktır. 1999 yılı civarında neden s&ouml;z ettiğimi tam olarak anlayacaksınız! &nbsp;</p>
<p>
	H&uuml;k&uuml;metler g&uuml;&ccedil; realitesindeki adamlar tarafından y&ouml;netilmektedir,  hepsi aydınlanmış varlıklar değildir. Bilin&ccedil; değişimiyle başa &ccedil;ıkamamaları onları dengesizliğe s&uuml;r&uuml;kleyebilir ve sonu&ccedil; kaos olabilir! &nbsp;</p>
<p>
	Dikkatinizi &ccedil;ekerim &ldquo;olabilir&rdquo; dedim. şimdi siz bu noktada bir değişim yaratmak i&ccedil;in ger&ccedil;ek bir fırsata sahip olacaksınız. &Ouml;n&uuml;n&uuml;zdeki yıllarda d&uuml;nyanın enerji ağı ayarlandık&ccedil;a size daha fazla aydınlanma sunulacak. Daha &ouml;nce s&ouml;ylediğim gibi kısıtlayıcı aşılarınız benim enerji ağıma uyumlanmıştır,  şöyle ki enerji ağındaki değişim sizi belli kısıtlamalardan kurtaracaktır. &nbsp;</p>
<p>
	Bu ayarlamadan sonra,  yaptığınız şeyleri daha &ouml;nce asla başaramadığınız şekilde kontrol edebileceksiniz. İlk kez sevgi enerjisi yoluyla kullanabileceğiniz g&uuml;c&uuml; kavrayabilecek ve onu gezegensel şifa i&ccedil;in kullanabileceksiniz. Ayrıca bu enerjiyi olumsuzu olumluya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilecek şekilde odaklayabileceksiniz. Bu,  daha &ouml;nce burada kalma şansı olmayan bir&ccedil;ok insanın dengeye kavuşmasıyla sonu&ccedil;lanacaktır. &nbsp;</p>
<p>
	Medyum,  kutsal kitapta kıyamet zamanında ortaya &ccedil;ıkacağı bildirilen deccali simgeleyen 666 sayısının anlamı hakkında bana zihinsel bir soru y&ouml;neltiyor şu anda,  ayrıca canavarın damgasının ne anlama geldiğini &ouml;ğrenmek istiyor. Aslında bu &ccedil;ok daha &ouml;nemli bir şeydir,  h&uuml;cresel biyolojik kodunuzun (DNA) manyetik dengesidir! Bu y&uuml;zden dengeli insan oğlu n&ouml;trd&uuml;r,  dengeli olmayanlarsa değişim i&ccedil;in &ldquo;damgalanmışlardır&rdquo; (ama insan oğlu şunu her an değiştirebilirler). Canavar denen şey her birinizin i&ccedil;indeki aydınlanmamış benliktir. &nbsp;</p>
<p>
	Ona,  gelecekteki yeniden ayarlama d&ouml;neminde dengesiz liderlerin potansiyel eylemleri y&uuml;z&uuml;nden canavar denmiş ve barışı yok eden canavar olarak nitelendirilmişti. Bu y&uuml;zden dengesiz kişi potansiyel canavarın damgasını taşımaktadır. &nbsp;</p>
<p>
	İncil&rsquo;deki canavardan ve onun damgasından s&ouml;z eden Yuhanna&rsquo;nın Vahyi b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne gelince,  benim de size bir ifşaatım var: Bu kadim medyumik mesaj kasten karışık ve muğlak tutulmuştur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; evrendeki hi&ccedil;bir varlık yaklaşan sınavınızın ger&ccedil;ek sonucunu &ouml;nceden tahmin edemezdi. Sizin i&ccedil;in birka&ccedil; olabilecek son var,  Yuhanna&rsquo;nın Vahyi d&uuml;nyanın son zamanlarının t&uuml;m olabilecek senaryolarını bir arada sunmaktadır. Vahyi yorumlamanın zor olmasına hi&ccedil; şaşmamalı! Buna &ldquo;kozmik bir şaka&rdquo; g&ouml;z&uuml;yle de bakabilirsiniz. 666&rsquo;nın &ouml;nemi kılık değiştirmiş 9 olmasıdır. 9 sayısı bu &uuml;&ccedil; 6&rsquo;nın her birinde gizlenmekte ve zamanınızın enerjisini temsil etmektedir. O bir denge,  g&uuml;&ccedil; ve sevgi titreşimiyle ilgilidir,  ayrıca tamamlanışı ifade eder. 9 titreşimi dengeye kavuşup burada kalacakların titreşimidir. 666 <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >korku</a>lacak bir sayı değildir. &nbsp;</p>
<p>
	Ben işime başlamak &uuml;zere 1989 yılında buraya geldim. Daha hi&ccedil;bir değişiklik yapmadan değişmeye başladınız. Bu,  zamanlamanın m&uuml;kemmel olduğunun ve doğru yolda olduğunuzun g&ouml;stergesidir. Ben birinci hareketleri ger&ccedil;ekleştirdiğimde siz k&uuml;resel olarak olumlu tepki verdiniz,  yeni bilincin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; sergilediniz. Bu y&uuml;zden sizi kutladığımızı bilmelisiniz. K&uuml;resel d&uuml;zeyde bir aydınlanmanın,  hoşg&ouml;r&uuml;,  huzur,  barış arzusundan ve bunların &ouml;n&uuml;n&uuml; kesen her şeyin ortadan kaldırılmasından daha b&uuml;y&uuml;k bir işareti yoktur. Benim geliş yılımdaki 9 kuvveti dikkatinizi &ccedil;ekti mi? 666 gizli anlamıyla şunu &ouml;nceden haber verdi. &nbsp;</p>
<p>
	Ayrıca,  g&ouml;r&uuml;n&uuml;şte dengesiz bir varlık tarafından &ccedil;ıkarılan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir k&uuml;resel savaşa (K&ouml;rfez savaşı) da tanık oldunuz. Bu savaş,  t&uuml;m ulusların birinci kez hemen katılmaları ve bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmak i&ccedil;in iletişim kurmaları anlamında k&uuml;reseldi. &Ccedil;atışmaya neden olan varlık,  aydınlanmamış (dengesiz) bir insanın yeni ayarlamaya g&ouml;sterdiği mantıksız tepkinin tam bir &ouml;rneğidir. O varlık (Saddam H&uuml;seyin) manyetik ağda yapılan değişikliklere karşı &ccedil;ok hassastı ve herkesin a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;zlediği bir tepki verdi. şimdi s&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiğim d&uuml;zeltmeniz gereken tehlike budur. Bu savaşın <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >nasıl</a> bir&ccedil;ok insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne yol a&ccedil;tığına dikkatinizi &ccedil;ekerim. şimdi bu ger&ccedil;ekten de iş başındaki canavardır,  barışı bilerek yok eden deccal enerjisidir! (Sayfa: 29-35) &nbsp;</p>
<p>
	<strong>Canlı Celselerdeki Sorular ve Cevaplar :</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Soru-</strong> <strong>Hopi Kızılderililerinin kara haritasından haberiniz var mı,  varsa bu konuda ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</strong></p>
<p>	<strong>Cevap-</strong> Hopi haritası en y&uuml;ksek kaynaktan aktarılmıştır ve tamamen doğru olma potansiyeline sahiptir. Ancak şunu da bilmelisiniz ki,  Hopi haritasındaki balaka hi&ccedil; de yeni değildir. Bu balaka d&ouml;rt y&uuml;zyılı aşkın bir s&uuml;re &ouml;nce de verilmiştir. Ancak onu yazan en &uuml;nl&uuml; kişi 16. y&uuml;zyılda yaşamış bir Avrupalıydı (Nostradamus). Onun haritasıyla Hopi haritası birbirine &ccedil;ok benzer,  elbet onun haritasında evlerinizin birka&ccedil; yıl sonra sular altında kalacağının g&ouml;sterilmesi hari&ccedil;! Hopi haritası ise evlerinizi suya g&ouml;m&uuml;lmeyen pek az b&ouml;lgeden birinin &uuml;zerinde g&ouml;stermektedir. Peki hangisi doğrudur? Size bu farklı yorumları şunu tekrar etmek i&ccedil;in veriyorum. Evrende tek bir varlık bile yaklaşan sınavınızın ger&ccedil;ek sonucunu &ouml;nceden tahmin edemez! Bu Hopi kehaneti,  medyumun yaşadığı d&ouml;nemdeki bilin&ccedil; ve aydınlanma d&uuml;zeyine dayanarak gezegenin olabilecek son zamanını temsil edecek bi&ccedil;imde ve doğru olarak gelmiştir. Neden d&ouml;rt y&uuml;zyıl &ouml;nce kentinizin &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda sulara g&ouml;m&uuml;leceğinin kehanet edildiğini,  oysa Hopi kehanetinde kentin g&uuml;venlikte olacağının s&ouml;ylendiğini sanıyorsunuz? Ne değişmiştir? Yanıt,  kentinizin kaderini değiştirmiş olmanızdır! S&ouml;ylemek istediğim şeye bundan daha b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;rnek olamaz. Gezegen &uuml;zerindeki gayretleriniz bu kehanetleri değiştirebilir. Sevgi kaynağı sizin vasıtanızla şunu yapabilir. Geleceğin &ouml;nceden oluşturulmadığını şimdi anlayabiliyor musunuz?</p>
<p>	<strong>Soru : </strong><strong>İnsanın D&uuml;nya ile bir ortaklığı var mıdır?</strong></p>
<p>	<strong>Cevap : </strong>D&uuml;nya ve dersteki insan birbirinden ayrılmaz bir b&uuml;t&uuml;nd&uuml;r. Gezegenle ortak olduğunuzu anlamadık&ccedil;a dengeye kavuşamazsınız. Bu spirit&uuml;el bir bağlantıdır,  zamanın başlangıcından beri bu bağlantıya sahipsiniz. Batı k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;z kendini d&uuml;nyadan ayırmayı se&ccedil;miş ve bunun insanları m&uuml;thiş bir g&uuml;&ccedil;ten,  aydınlanmadan yoksun bıraktığını ayırt etmemiştir. D&uuml;nyaya canlı bir ortak gibi muamele etmeli ve onun sağlığına saygı g&ouml;stermelisiniz. O hen&uuml;z tanımadığınız sınırsız g&uuml;&ccedil; ve kaynakla hazır bekler. Ayrıca d&uuml;nyanın i&ccedil; kısımlarında,  gezegendeki yaşamı dengelemeye yardımcı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a> &uuml;zere bekleyen bir varlıklar ordusu vardır! Yeni aşılarınıza,  ne kadar dingin hale geldiğinize ve aydınlanma d&uuml;zeyinize bakmaksızın d&uuml;nyanın gerilimine,  stresine kesinlikle tepki g&ouml;stereceksiniz. şimdi bu y&uuml;zden fizik gezegenin titreşim d&uuml;zeyini y&uuml;kseltmek i&ccedil;in &ccedil;alışmalısınız. Gezegeniniz ortağınızdır ve sizinle canlıdır. Bir&ccedil;oğunuz jeolojik faaliyete karşılık veriyorsunuz,  bu ister volkanik,  ister sismik,  ister akuatik (suya ait),  ister manyetik,  isterse jeotermal bir faaliyet olsun. Eğer d&uuml;nyanın gerilimini hissediyorsanız bu ortaklığa ger&ccedil;ekten uyumlanmışsınız demektir. Bu normaldir ve sizin i&ccedil;in değişecek bir şey değildir,  onu değiştirmenin yolu gezegeni değiştirmektir. Şimdi benim neden fizik gezegenin manyetiklerini değiştirerek sizi de değiştirebildiğimi anlıyor musunuz? Bu en saf şekliyle bilimdir,  fizikselle spirit&uuml;el olanın evliliğidir! &nbsp;</p>
<p>
	<br />
	<strong>Soru : D&uuml;nyada dengenin sağlanabilmesi i&ccedil;in &ccedil;ok sayıda insanın &ouml;lmesi gerekecek mi?</strong></p>
<p>	<strong>Cevap : </strong>D&uuml;nyada dengenin sağlanabilmesi i&ccedil;in &ccedil;ok sayıda insanın &ouml;lmesi gerekecek mi? Yanıt evettir,  ancak bu sayı buradaki insan n&uuml;fusunun sadece y&uuml;zde birini i&ccedil;ermektedir. Bu size daha &ouml;nce s&ouml;ylediğim gibi k&uuml;resel bir yok oluş değildir. Peki kimler gidecek? Şu anda sahip olduğundan daha fazla aydınlanma umudu kesinlikle olmayanlar gidecek. Bu da karmaşık bir konudur,  karmik gruplarla ve yıldız karmasıyla ilgilidir,  ama şimdiden başlamıştır. H&uuml;k&uuml;metlerin kitleler i&ccedil;in kararlar vermeleri konusunda size balaka verirken bu şeylerden s&ouml;z ediyordum. K&ouml;rfez savaşı birka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde nasıl on binlerce insanın gezegeni <a href="http://www.bloglar.tk/tag/terk"title="terk etmek" >terk</a> ettiğinin a&ccedil;ık bir &ouml;rneğiydi. Bazı ırklar arası savaşlar da aynı şeye neden olacaktır,  bir bAşık Olmaya &ouml;rnek de a&ccedil;lıktan &ouml;lenlerdir. Aslında öteki insanların eylemsizliği y&uuml;z&uuml;nden t&uuml;m bir karmik grup a&ccedil;lıktan &ouml;lerek gezegeni terk edecektir. Bir&ccedil;okları da yeni hastalık y&uuml;z&uuml;nden &ouml;lecektir,  &ouml;zellikle Afrika&rsquo;da. öteki yol ise olağandışı doğal olaylar sonucunda &ouml;lmektir. Olağandışı derken,  &ouml;nceden tahmin edilemeyen ya da beklenmeyen olayları kastediyorum. Bununla birlikte her eski kehanete inanmamanızı tavsiye ederim. Bir&ccedil;ok &ldquo;kıyamet&rdquo; kehanetinin bildirilen zamanda hi&ccedil;bir şey olmadan ge&ccedil;ip gittiğini g&ouml;receksiniz.</p>
<p>	<strong>Soru : &Ccedil;ivit rengi (auralı) &ccedil;ocuklar yapmak &uuml;zere geldikleri şeylerin hi&ccedil; olmazsa b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; başarmak i&ccedil;in vaktinde burada olabilecekler mi?</strong></p>
<p>	<strong>Cevap :</strong> Bu zamanda gelen koyu mavi auralı varlıklar,  sizin deyiminizle &ccedil;ivit rengi &ccedil;ocuklar hen&uuml;z &ccedil;ocuk yaştadırlar. Sorunuz,  bu grubun &ouml;zel bir amaca sahip olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z&uuml; g&ouml;steriyor,  durum &ouml;yle değildir. Ş&ouml;yle a&ccedil;ıklayayım. Bu bireyler sizin sahip olmadığınız donanıma sahip yeni canlardır sadece. Ş&ouml;yle ki onlar,  1- Daha y&uuml;ksek bir titreşime,  2- Genel olarak t&uuml;m insanları etkileyen belli astrolojik nitelikleri h&uuml;k&uuml;ms&uuml;z kılan bir damgaya,  3- Şu anda d&uuml;nya yaşam bi&ccedil;iminin bir par&ccedil;ası olan kirlilikle başa &ccedil;ıkmalarını sağlayacak &ouml;zel bir biyolojik donanıma sahipler. Bu bireyler yeni bir soy olarak ve değişmiş bir damgayı miras alarak gelmişlerdir. Bu zamanda gezegeni terk edenler,  eğer uygunsa hemen bu yeni niteliklerle geri d&ouml;nebilecek ve bu yeni g&uuml;&ccedil; &ccedil;ağında gezegene yardım edeceklerdir. Bu kişilerin öteki insanlardan ille de daha aydınlanmış olacakları ya da belli g&ouml;revleri başarmak i&ccedil;in bir araya gelip bir grup oluşturacakları garanti edilmemiştir. Ancak onlar b&uuml;y&uuml;y&uuml;p olgunlaştık&ccedil;a i&ccedil;lerinden bazıları normalde insanların zor ulaştıkları tam aydınlanma haline kestirme yoldan ulaşabilecek ve &ccedil;ok erken bir yaşta gezegenin titreşiminin y&uuml;kseltilmesi işinde sizlere yardım edebileceklerdir. Şimdi s&ouml;ylediğim şeyde iki aşikar sır saklıdır ve onlardan biri sorunuzu direkt olarak yanıtlamaktadır. 1- Bu zamanda bir&ccedil;ok kişinin gezegeni terk etmek zorunda kalmasının nedeni,  bir&ccedil;oğunun daha sonra &ccedil;ivit rengi (auralı) &ccedil;ocuklar olarak geri d&ouml;necek olmasıdır,  ama&ccedil; şunu yapabilmelerini sağlamaktır. Bunun gezegenin ge&ccedil;işi i&ccedil;in ne kadar &ouml;nemli olduğunu g&ouml;rebiliyor musunuz? 2- Eğer onlar daha şimdiden yeni donanımlarıyla gelmeye başlamışlarsa,  o zaman gelecek hakkındaki bir sırrı şimdiden biliyorsunuz demektir! Doğal olarak bir insanın olgunlaşması i&ccedil;in ne kadar zamanın gerektiğini bilirsiniz. şunu hesaplayın. Peki siz bir yirmi yıl ya da daha fazla s&uuml;re boyunca &ccedil;alışabilir gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor musunuz? Yanıt evettir. İfşa edilen bu sır,  size beklediğinizden daha farklı olabilecek planlanmış bir zaman &ccedil;er&ccedil;evesi vermektedir. Bu,  bizim bu celsenin yapıldığı andaki genel bilin&ccedil; ve aydınlanma d&uuml;zeyine dayanarak yaptığımız tahmindir. Evet daha zaman vardır,  ne kadar zaman olduğunu bilmek istiyor musunuz? O zaman bir sonraki yanıtı okuyun.</p>
<p>	<strong>Soru : Boylam dairelerinin ayarlanmasının ne kadar zaman alacağını tahmin ediyorsunuz?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Cevap:</strong> Harfi harfine yanıtlarsak enlem dairelerinin ayarlanmasının aldığı zaman kadar (!) Anladığım kadarıyla siz enerji ağı ayarlamalarının ne kadar zaman alacağını bilmek istiyorsunuz. Daha &ouml;nce de belirttiğim gibi 31/12/2002 tarihinde buradan ayrılacağım. O tarihte t&uuml;m ayarlamalar bitmiş olacaktır. Bir &ouml;nceki sorunun yanıtı gibi bu yanıt da size g&ouml;r<a href="http://www.bloglar.tk/tag/evini"title="evini" >evini</a>zi başarmak i&ccedil;in sahip olduğunuz zaman hakkında daha rahat bir duygu verecektir. Ben buradan ayrıldıktan sonra sona ermiş ayarlamalarım i&ccedil;inde &ccedil;alışmak i&ccedil;in en az 10 ila 15 yılınız olacak. Siz şunu hak ederek kazandınız.</p>
<p>	<strong>şunu Okuyun</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Medyum bu bilgiyi &ccedil;ok iyi a&ccedil;ıklamamı rica ediyor,  &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir&ccedil;oğunuzun bunların &ouml;nemini hen&uuml;z anlamadığı aşikar! &nbsp;</p>
<p>
	1- Bin yılınız bundan sonra sona ermektedir. &nbsp;</p>
<p>
	2- Bir&ccedil;ok kez bunun aynı zamanda d&uuml;nya &uuml;zerindeki yaşamın sonu olacağı kehanet edilmiştir,  &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir bitiş planlanmıştı ve okul bir bAşık Olmaya okula hazırlık i&ccedil;in n&ouml;tr bir yere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lecekti. Yeni okul i&ccedil;in hazırlık bin yıl s&uuml;recekti ve ben bundan sonra yeni bir ayarlama yapmak &uuml;zere geri d&ouml;necektim. &nbsp;</p>
<p>
	3- Bu plan şimdi değişmiştir! Siz sona erdirilmeyeceksiniz. 2001 yılında d&uuml;nyayı terk etmenizi gerektirecek korkun&ccedil; savaşlar ve gezegensel bir karmaşa yaşamak zorunda kalmayacaksınız. Burada kalıp yeni bin yıllık devrenin birinci y&uuml;zyılına kadar kendi kaderinizi tayin etme hakkını kazandınız. Altmış yılı aşkın bir s&uuml;redir (ki bu sizin son fırsatınızdı) bilinciniz vasıtasıyla gezegenin titreşimini y&uuml;kselterek şunu kendiniz başardınız. &nbsp;</p>
<p>
	4- Bu yazılarda şimdiye kadar tarif edildiği gibi bir&ccedil;okları gidip yeni g&uuml;&ccedil;lerle geri d&ouml;necekler. Ayrıca,  bu kendi kaderini tayin etme ve yeni g&uuml;&ccedil; &ccedil;ağına ge&ccedil;iş değişikliklerle dolu olacaktır,  hi&ccedil;biriniz i&ccedil;in hi&ccedil;bir şey aynı kalmayacaktır. Ama daha &ouml;nce de dediğim gibi sizin bu değişiklikleri <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kolay"title="kolay" >kolay</a>laştırmanız gerekiyor. İnanın bana,  eğer bu zaman zarfında huzura sahip olamazsanız burada kalamazsınız. Bu zamana kadar evrenle &ccedil;alışmaya harcadığınız yıllar sizi bilgeleştirmiş olmalıdır. Sevgili varlıklar bunlar sizin zamanlarınızdır,  onları kullanın. &nbsp;</p>
<p>
	<br />
	<strong>Soru : kişilerin kişisel olarak g&uuml;nl&uuml;k yaşamlarında odaklanacakları esas nokta nedir?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Cevap:</strong> G&uuml;nbeg&uuml;n &uuml;zerinde odaklanacağınız esas nokta,  aydınlanmanıza eşlik edecek huzur ve dengeyi yeniden kazanmaktır. şunu sağlamak i&ccedil;in size birinci &ouml;ğ&uuml;d&uuml;m olumlu olmayan vorteksler (girdaplar) yaratmaya son vermenizdir. G&uuml;nl&uuml;k yaşamınız öteki insanlara uygunsuz tepkilerle doludur. D&uuml;ş&uuml;nceleriniz bunların neden olduğu duygular tarafından işgal edilmişken bu &ccedil;alışmayı nasıl yapabilirsiniz? Bu noktaya kadar size verdiğim t&uuml;m &ouml;ğretiler,  yeni aşıları kabul ederek doğuştan sahip olduğunuz damganızı değiştirmekle ilgilidir. Benim enerji ağı ayarlamalarım sizdeki değişimi g&uuml;&ccedil;lendirmeye ve daha fazla g&uuml;&ccedil; vermeye y&ouml;neliktir. bundan sonra yıllar boyunca zihninizde basılmasına izin verdiğiniz &ldquo;d&uuml;ğmelere&rdquo; tepki g&ouml;stermeme &uuml;zerinde yoğunlaşmalısınız. Bir bAşık Olmaya insan k&ouml;t&uuml; davranıp size acı mı verdi,  bir şeyler g&ouml;r&uuml;n&uuml;şte yanlış mı gitti,  bir insan sizi d&uuml;ş kırıklığına mı uğrattı? G&uuml;nbeg&uuml;n bu t&uuml;r şeyleri bundan sonra kontrol altına alın,  isterseniz onları t&uuml;m&uuml;yle h&uuml;k&uuml;ms&uuml;z kılabilirsiniz. şunu yaptığınızda kendinizi farklı hissedeceksiniz. &Ouml;nceleri size endişe ve sıkıntı veren durumlara g&ouml;sterdiğiniz tepkileri kontrol etmeyi &ouml;ğrendiğinizde g&uuml;&ccedil; kazanırsınız. En sonunda,  g&ouml;r&uuml;n&uuml;şte kontrol&uuml;n&uuml;zde olmayan olayların aslında fazlasıyla kontrol&uuml;n&uuml;zde olduklarını da anlarsınız. Bazı insan oğlu bu girdaplarla yaşamaya o kadar alışmışlardır ki onlarsız yaşamak endişe ve huzursuzluk yaratır. Oysa huzur doğal bir haldir. &nbsp;</p>
<p>
	<br />
	<strong>Soru : İnsanlık adına d&uuml;nyada bir ayırt yaratmak i&ccedil;in ne yapabilirim?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Cevap : </strong>Yapacağınız en &ouml;nemli şey gezegenin &uuml;st katmanlarındaki kimyasal maddelerin yok edilmesini ya da azaltılmasını sağlamaktır. Bunun ne kadar &ouml;nemli olduğunun hen&uuml;z farkında değilsiniz. Eğer atmosferi kontrol altına alamazsanız hava durumunuz değişecektir. Hava durumu değiştiğinde besin yetiştirilen b&ouml;lgeler de değişime uğrayacak ve hi&ccedil; ummadığınız yerlerde bir&ccedil;ok insan a&ccedil;lık &ccedil;ekecektir. İkincisi,  yapay olarak &uuml;retilen ve gaza d&ouml;n&uuml;şen par&ccedil;acık (n&uuml;kleer) yakıtlardan kurtulmalısınız,  bunlar d&uuml;nya &uuml;zerindeki en tehlikeli maddelerdir. Ayaklarınızın altında sınırsız bir ısı kaynağı var,  onu g&uuml;ce d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeyi &ouml;ğrenin. Kıyılarınıza s&uuml;rekli vuran dev dalgaların sağlayabileceği inanılmaz enerjiyi keşfedin. &Ouml;te yandan barış,  gezegenin titreşiminin y&uuml;kseltilmesinde bir kataliz&ouml;rd&uuml;r. İnsan enerjisi ve kaynakları savaş ve savaş planlamak i&ccedil;in harcanmazsa daha az d&uuml;ş&uuml;nce enerjisi sarf edilir. Ayrıca bir araya gelerek d&uuml;nyanız ve insan ırkı i&ccedil;in olumlu spirit&uuml;el d&uuml;ş&uuml;nce enerjisi oluşturabilirsiniz. Bu işlemde bir hayli yeni ve gizli g&uuml;&ccedil; vardır. 12 kişilik bir grup eğer uyumlanmışsa,  eğer dengeliyse,  rehberleriyle temas i&ccedil;indeyse,  bir stadyum dolusu iyi niyetli ama aydınlanmamış kişinin g&uuml;c&uuml;n&uuml; yaratabilir. (Sayfa: 104-121) &nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/kryon-1kitap-bitis-zamani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çarçella &#8211; Anadolu&#8217;da Ateşle Oynamak</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/carcella-anadoluda-atesle-oynamak.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/carcella-anadoluda-atesle-oynamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 07:19:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[anadoluda]]></category>
		<category><![CDATA[atesle]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[carcella]]></category>
		<category><![CDATA[çarçella ne demek blog]]></category>
		<category><![CDATA[oynamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2811</guid>
		<description><![CDATA[Adına &#199;ar&#231;ele, &#199;ar&#231;ela&#8217;da denilen, heybeti ve hır&#231;ınlığı ile insanı b&#252;y&#252;leyen, Şemdinli&#8217;nin kuzeybatısında bir dağ silsilesi, bir vatan toprağıdır &#199;ar&#231;ella.&#160; Zirvesine tırmanan eşkıyayı; &#8220;Tanrı&#8217;mı? Tanrı aşağıda kaldı&#8221; dedirtebilecek bir ruh haline sokabilen dağların adı &#199;ar&#231;ella.&#160; Erişilmez hayallerin &#246;l&#252;m &#252;zerine kurgulandığı dağların adı &#199;ar&#231;ella.&#160; &#214;l&#252;m ve isyan t&#252;rk&#252;lerine bayrak yapılan dağların adı &#199;ar&#231;ella.&#160; &#214;l&#252;me &#231;ağıran dağların adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/carcella-anadoluda-atesle-oynamak-1305173950.jpg"></img>
<p>
	Adına &Ccedil;ar&ccedil;ele,  &Ccedil;ar&ccedil;ela&rsquo;da denilen,  heybeti ve hır&ccedil;ınlığı ile insanı b&uuml;y&uuml;leyen,  Şemdinli&rsquo;nin kuzeybatısında bir dağ silsilesi,  bir vatan toprağıdır &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	Zirvesine tırmanan eşkıyayı; &ldquo;<strong>Tanrı&rsquo;mı? Tanrı aşağıda kaldı&rdquo;</strong> dedirtebilecek bir ruh haline sokabilen dağların adı &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	Erişilmez hayallerin &ouml;l&uuml;m &uuml;zerine kurgulandığı dağların adı &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	&Ouml;l&uuml;m ve isyan t&uuml;rk&uuml;lerine bayrak yapılan dağların adı &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	&Ouml;l&uuml;me &ccedil;ağıran dağların adı &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	İhanetin kod adı &Ccedil;ar&ccedil;ella.&nbsp;</p>
<p>
	<em>&ldquo;Yurdumuzdan,  komşu &uuml;lkelerden ve Avrupa kıtasından &ccedil;eşitli vaatler,  kandırmacalar ve tuzaklar sonucu yuvasından koparılan insanlar,  maceralı bir yolculuk sonrasında Irak kuzeyindeki Hakurk ana ininde toplanır. İlk eğitim ve &ouml;ğretimi m&uuml;teakip &ouml;nce Hacı Bey &Ccedil;ayı kenarındaki Nahal Tepe&rsquo;ye getirilir,  hani şu Osman &Ouml;calan denilen katilin Derecik saldırısını idare ettiği tepe. Hepsi tek sıra yapılır ve y&uuml;zleri T&uuml;rkiye tarafına d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lerek &Ccedil;ar&ccedil;ella g&ouml;sterilir ve ardından bir elin d&ouml;rt parmağı ikinci boğumdan kıvrılarak işaret edilir. Ter&ouml;rist adayları şunu anlamıştır; d&ouml;rt parmak işareti demek &Ccedil;ar&ccedil;ella demektir,  T&uuml;rkiye demektir. İmralı&rsquo;da yatan hainin lafına g&ouml;re aynı zamanda &Ccedil;ar&ccedil;ele,  <strong>&lsquo;bir par&ccedil;a &ouml;zg&uuml;r vatan Şemdinli&rsquo;,  </strong>demekmiş. Bu duymakta olan ve &Ccedil;ar&ccedil;ella&rsquo;yı uzaktan g&ouml;ren ter&ouml;ristler adaylarını bir heyecan alır,  hepsi birbirine bu d&ouml;rt parmak işaretini yapar ve b&ouml;ylece &Ccedil;ar&ccedil;ella adı,  Hakurk&rsquo;tan başlayarak adım adım dağlara yayılır ve hafızalara kazınır. bundan sonra iş oraya gitmeye kalmıştır,  gitmek i&ccedil;in can atmaya,  &Ccedil;ar&ccedil;ella&rsquo;ya &ccedil;ıkmaya,  orada yatmaya ve şiir yazmaya&#8230;&rdquo;</em>&nbsp;</p>
<p>
	Erdal Sarızeybek bu kitabında y&uuml;zyıllardır Anadolu&rsquo;da ateşle oynayanları tarihin tarafsız s&uuml;zgecinden ge&ccedil;irerek belgeler ve tanıklar eşliğinde a&ccedil;ıklıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet d&ouml;neminde meydana gelen ayaklanmaların hangi &ouml;nemli olayların arifesine denk geldiğini,  ayaklanmaların sonucunda nelerin kaybedildiğini,  &ouml;zellikle K&uuml;rt k&ouml;kenli bu ayaklanmaların Nakş&icirc; &ouml;zellikler taşıdığını ve kitlesel bir harek&acirc;ttan &ouml;te b&ouml;lgede yaşayan şıh,  şeyh,  mir,  derviş gibi aşiret ağalarının emperyalistler ile yapmış olduğu ihanet ilişkilerinin &uuml;r&uuml;n&uuml; olduğunu belgeliyor.&nbsp;</p>
<p>
	Şu anda Anadolu&rsquo;da kendini hissettiren hareketliliğin ise daha &ouml;nce yaşanan ayaklanmalardan &ccedil;ok daha ağır ve tehlikeli olduğunun altını &ccedil;iziyor Erdal Sarızeybek. Adına B&uuml;y&uuml;k Ortadoğu Projesi adı verilen k&uuml;resel siyasetin en acımasız oyunu sergilenmek isteniyor Anadolu topraklarında. Bu oyunun hayal&icirc; &ccedil;ıkış noktası ise &Ccedil;ar&ccedil;ella adında dağ silsilesi olarak g&ouml;steriliyor.&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;ar&ccedil;ella &ndash; Anadolu&rsquo;da Ateşle Oynamak&nbsp;</p>
<p>
	Erdal Sarızeybek&nbsp;</p>
<p>
	Pozitif Yayınları&nbsp;</p>
<p>
	Birinci <a href="http://www.bloglar.tk/tag/baski"title="baskı" >Baskı</a>&nbsp;</p>
<p>
	432 Sayfa.&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Erdal Sarızeybek ile ilgili bir öteki yazım;&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://blog.milliyet.com.tr/Ergenekon_golgesinde_ihaneti_yasamak/Blog/?BlogNo=231304">http://blog.milliyet.com.tr/Ergenekon_golgesinde_ihaneti_yasamak/Blog/?BlogNo=231304</a>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/carcella-anadoluda-atesle-oynamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Guinnes rekorlar Kitabı</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/guinnes-rekorlar-kitabi.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/guinnes-rekorlar-kitabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 07:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[guinnes]]></category>
		<category><![CDATA[kitabi]]></category>
		<category><![CDATA[rekorlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2791</guid>
		<description><![CDATA[İsa Kayacan&#8217;ın Guinness Rekorlar Kitabına başvurusu i&#231;in kurulan, &#8220;İLESAM &#199;alışma Komisyonu&#8221; birinci toplantısını yaptı. ANKARA (Ece Ajans)- Kısa adı İLESAM olan T&#252;rkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Genel Merkez Y&#246;netim kurulunun 16 Mart 2011 tarih ve 34 sayılı kararıyla kurulan, &#8220;Guinness Rekorlar Kitabına başvurusu i&#231;in, İLESAM İsa Kayacan&#8217;ın &#199;alışmalarını Araştırma ve Değerlendirme Komisyonu&#8221;, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/guinnes-rekorlar-kitabi-1305173507.jpg"></img><b>İsa Kayacan&rsquo;ın Guinness Rekorlar Kitabına başvurusu i&ccedil;in kurulan, &ldquo;İLESAM &Ccedil;alışma Komisyonu&rdquo; birinci toplantısını yaptı. </b><br />
            <b><a href="http://www.bloglar.tk/tag/ankara"title="türkiyenin başkenti ankara" >ANKARA</a> (Ece Ajans)-</b> <b>Kısa adı İLESAM olan T&uuml;rkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Genel Merkez Y&ouml;netim kurulunun 16 Mart 2011 tarih ve 34 sayılı kararıyla kurulan, &ldquo;Guinness Rekorlar Kitabına başvurusu i&ccedil;in, İLESAM İsa Kayacan&rsquo;ın &Ccedil;alışmalarını Araştırma ve Değerlendirme Komisyonu&rdquo;, Prof. Dr. Hayrettin İvgin&rsquo;in B<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>anlığında 06 Mayıs 2011 tarihinde İLESAM Genel Merkezinde birinci toplantısını yaptı. </b><br />
<b>            Toplantıya; Prof. Dr. Tuncer G&uuml;lensoy, Ahmet Sevgi, M.Ali Erdin, Cemal Tuzcuoğulları ve İsa Kayacan katıldı. Prof. Dr. Nurullah &Ccedil;etin, İsmet Bora Binatlı, Osman Oktay, Vedat Fidanboy ve Şemsettin K&uuml;zeci&rsquo;nin mazeretleri ve Ankara dışında oluşları nedeniyle katılamadıkları birinci toplantıda; </b><br />
<b>            İsa Kayacan&rsquo;ın, &ldquo;Dergi ve gazeteler ayrımıyla; T&uuml;rk- Basın Yayınındaki Yerim&rdquo; adlı detaylı dok&uuml;man &ccedil;alışması değerlendirildi. Guinness Rekorlar Kitabıyla ilgili başvuru metinlerinin araştırılıp incelenmesiyle, İsa Kayacan&rsquo;ın bazı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a>lıklarını da tamamlaması gerektiğine karar verildi. </b></p>
<p><a title="Kaydı D&uuml;zenle" target="_blank" href="http://www.blogger.com/post-edit.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4975636575779255553">(</a> ece ajans)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/guinnes-rekorlar-kitabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nisanın 2 Günü</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/nisanin-2-gunu.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/nisanin-2-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 21:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[14757002422]]></category>
		<category><![CDATA[2]]></category>
		<category><![CDATA[gunu]]></category>
		<category><![CDATA[nisanin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2710</guid>
		<description><![CDATA[1915 yılının sert r&#252;zg&#226;rlarının kimseler i&#231;in bereket y&#252;kl&#252; bulutlar getirmediği d&#246;nemler. Savaşın, yoksulluğun, yıkımın, kan ve ateşin h&#252;k&#252;m s&#252;rd&#252;ğ&#252; g&#252;nler. Devlet-i Aliyye bir yandan cephelerde tutunmaya &#231;alışırken öteki yandan i&#231; isyanlarla uğraşmak zorunda. Yıllarca ertelenen sorunlar, savaş zamanı &#231;ılgın bir beklentiyle su y&#252;z&#252;ne &#231;ıkan istekler.&#160; Herkesin sadece &#246;n&#252;n&#252; g&#246;rmeye &#231;alıştığı puslu g&#252;nlerin i&#231;inde birbirine g&#246;rebilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/nisanin-2-gunu-1304362296.jpg"></img>
<p>
	1915 yılının sert r&uuml;zg&acirc;rlarının kimseler i&ccedil;in bereket y&uuml;kl&uuml; bulutlar getirmediği d&ouml;nemler. Savaşın,  yoksulluğun,  yıkımın,  kan ve ateşin h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; g&uuml;nler. Devlet-i Aliyye bir yandan cephelerde tutunmaya &ccedil;alışırken öteki yandan i&ccedil; isyanlarla uğraşmak zorunda. Yıllarca ertelenen sorunlar,  savaş zamanı &ccedil;ılgın bir beklentiyle su y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkan istekler.&nbsp;</p>
<p>
	Herkesin sadece &ouml;n&uuml;n&uuml; g&ouml;rmeye &ccedil;alıştığı puslu g&uuml;nlerin i&ccedil;inde birbirine g&ouml;rebilen iki aşıktı Levent ve Hasmik&hellip; Sanki bin yıldır seviyorlardı birbirlerini,  belki bin yıl daha seveceklerdi kendilerine kalsa. Ama y&uuml;reklerinde b&uuml;y&uuml;tt&uuml;kleri sevginin &ouml;n&uuml;nde hi&ccedil; hesaba katmadıkları engeller vardı. Sıkı bir Ermeni milliyet&ccedil;isi babanın biricik kızı bir T&uuml;rk&rsquo;&uuml; sevebilir miydi? Mekteb-i Sultan&icirc;&rsquo;yi bırakarak cepheye katılan bir T&uuml;rk&rsquo;&uuml;n sevgilisini d&uuml;ş&uuml;nmeye vakti olabilir miydi? &Ccedil;anakkale&rsquo;de binlerce bombanın yağdığı siperlerde hayatta kalmaya &ccedil;alışan Levent&rsquo;in mi korunmaya daha &ccedil;ok ihtiyacı vardı; yoksa,  Ermeni Devleti kurma hayali y&uuml;z&uuml;nden ailesinin par&ccedil;alanmasına bile aldırış etmeyen bir babanın kızı olan Hasmik&rsquo;in mi?&nbsp;</p>
<p>
	Nisan&rsquo;ın İki G&uuml;n&uuml;,  bin yıllık sevginin,  bin yıllık &ouml;zleme d&ouml;n&uuml;şmemesi i&ccedil;in &ccedil;ırpınan Hasmik ile son savunma hattında yanı başına d&uuml;şen top mermileri arasında bile <a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>ını d&uuml;ş&uuml;nebilen Levent&rsquo;in romanı.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/nisanin-2-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslümanca konuşalım – E Book</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/muslumanca-konusalim-e-book.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/muslumanca-konusalim-e-book.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 07:17:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[book]]></category>
		<category><![CDATA[e]]></category>
		<category><![CDATA[erkan arkut tan]]></category>
		<category><![CDATA[konusalim]]></category>
		<category><![CDATA[muslumanca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2689</guid>
		<description><![CDATA[Her g&#252;n binlerce kelime &#231;ıkıyor ağzımızdan. Her g&#252;n bir&#231;ok insanla konuşuyoruz, bir&#231;ok şey paylaşıyoruz. Bug&#252;nlerde d&#252;ş&#252;n&#252;yorum da ne kadar &#246;nemli insanın ağzından &#231;ıkan her kelime. &#199;&#252;nk&#252; her s&#246;ylediğiniz kelime ağzımızdan &#231;ıktığı anda ahirete kilitlenir. Siz unutursunuz ama ahirette elinize verilecek defterde satır satır, saniye saniye ağzınızdan &#231;ıkan kelimeler yazılır. Sağınızdan ve solunuzdan hi&#231; ayrılmayan melekler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/muslumanca-konusalim-e-book-1304050668.jpg"></img>
<p>
	Her g&uuml;n binlerce kelime &ccedil;ıkıyor ağzımızdan. Her g&uuml;n bir&ccedil;ok insanla konuşuyoruz,  bir&ccedil;ok şey paylaşıyoruz. Bug&uuml;nlerde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da ne kadar &ouml;nemli insanın ağzından &ccedil;ıkan her kelime. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her s&ouml;ylediğiniz kelime ağzımızdan &ccedil;ıktığı anda ahirete kilitlenir. Siz unutursunuz ama ahirette elinize verilecek defterde satır satır,  saniye saniye ağzınızdan &ccedil;ıkan kelimeler yazılır. Sağınızdan ve solunuzdan hi&ccedil; ayrılmayan melekler durmaksızın ne s&ouml;ylediğinizi yazarlar. şimdi o g&uuml;n şaşırmamak i&ccedil;in insan d&uuml;nyada ağzından &ccedil;ıkan her s&ouml;ze dikkat etmeli,  hayırlı ve hikmetli konuşmaya &ccedil;ok dikkat etmeli diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&nbsp;</p>
<p>
	<b>Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>O,  s&ouml;z olarak (herhangi bir şey) s&ouml;ylemeyiversin,  kesinkes yanında <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a> bir g&ouml;zetleyici vardır.</b> (<b>Kaf Suresi,  17-18</b>)&nbsp;</p>
<p>
	G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z gibi hepimiz inandığımız her <a href="http://www.bloglar.tk/tag/fikir"title="fikir" >fikir</a>den,  aklımızdan ge&ccedil;en her d&uuml;ş&uuml;nceden,  g&ouml;sterdiğimiz her tavırdan yükümlü olduğumuz gibi,  s&ouml;ylediğimiz her s&ouml;zden de yükümlü tutulacağız ve ahirette buna g&ouml;re bir karşılık alacağız. Dolayısıyla hayatımız boyunca M&uuml;sl&uuml;manca d&uuml;ş&uuml;nmeli ve M&uuml;sl&uuml;manca konuşmalıyız. Bug&uuml;n sizlere M&uuml;sl&uuml;manca konuşmanın ne demek olduğunu,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >nasıl</a> konuşmamız gerektiğini anlatan &ccedil;ok g&uuml;zel bir kitap paylaşmak istiyorum,  bu linkten okuyabilirsiniz:&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://muslumancakonusalim.blogspot.com/">http://muslumancakonusalim.blogspot.com/</a>&nbsp;</p>
<p>
	M&uuml;sl&uuml;manca konuşmak ancak Allah&rsquo;a ve Kuran&rsquo;a teslim olunursa m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Kalbinizde imanı,  samimiyeti ve teslimiyeti yaşadıktan sonra,  insana &quot;nutku verip konuşturacak&quot; olan Allah&#39;tır.&nbsp;</p>
<p>
	Blog sayfam: <a href="http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar">http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar</a>&nbsp;</p>
<p>
	Video sayfam: <a href="http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste">http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste</a>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/muslumanca-konusalim-e-book.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Edebiyatçı gözüyle mağaranın kamburu- Yorum:4</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/bir-edebiyatci-gozuyle-magaranin-kamburu-yorum4.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/bir-edebiyatci-gozuyle-magaranin-kamburu-yorum4.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 07:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA["mağaranın kamburu"]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatci]]></category>
		<category><![CDATA[gozuyle]]></category>
		<category><![CDATA[kamburu]]></category>
		<category><![CDATA[magaranin]]></category>
		<category><![CDATA[yorum4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2684</guid>
		<description><![CDATA[Değerli edebiyat &#246;ğretmeni Hilal Erboyacı hanımefendinin Mağaranın Kamburu hakkında yapmış olduğu değerlendirme aynen ş&#246;yle:&#160; ***&#160; &#199;ağdaş Bir Yusuf Has Hacip ve Mağaranın Kamburu&#160; İnsanoğlu var olduğu g&#252;nden bu yana iyi ve k&#246;t&#252;n&#252;n ayrımını yapmaya, iyilik ve k&#246;t&#252;l&#252;k konusunda bir denge kurmaya &#231;alışır. Nedense kendi dışındaki t&#252;m varlığa yabancı olan insan, eşref-i mahlukat olmanın tadını hi&#231; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/bir-edebiyatci-gozuyle-magaranin-kamburu-yorum4-1304050666.jpg"></img>
<p>
	Değerli edebiyat &ouml;ğretmeni Hilal Erboyacı hanımefendinin Mağaranın Kamburu hakkında yapmış olduğu değerlendirme aynen ş&ouml;yle:&nbsp;</p>
<p>
	***&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;ağdaş Bir Yusuf Has Hacip ve Mağaranın Kamburu&nbsp;</p>
<p>
	İnsanoğlu var olduğu g&uuml;nden bu yana iyi ve k&ouml;t&uuml;n&uuml;n ayrımını yapmaya,  iyilik ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k konusunda bir denge kurmaya &ccedil;alışır. Nedense kendi dışındaki t&uuml;m varlığa yabancı olan insan,  eşref-i mahlukat olmanın tadını hi&ccedil; &ccedil;ıkaramaz. İyiyle k&ouml;t&uuml; arasındaki zıtlıkta sıkışıp kalır.&nbsp;</p>
<p>
	İnsan karakterini ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini,  birtakım etmenlerle &ouml;ğrenme dediğimiz <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>nin yaşama ge&ccedil;irilmesi belirler. Bunun g&ouml;zlenebilen en &ccedil;arpıcı yanı,  karakteri belirleyen detayların olaylar karşısında g&ouml;sterdiği doğal tepkilerdeki gizemidir. Aslında t&uuml;m d&uuml;ş&uuml;nce ve davranışlarımızda nesnel bir y&uuml;zleşme olmadan iyiye ve doğruya ulaşmamız m&uuml;mk&uuml;n değildir.&nbsp;</p>
<p>
	&Ouml;mer Faruk H&Uuml;SM&Uuml;LL&Uuml; Mağaranın Kamburu&rsquo;nda &ccedil;ağdaş bir Yusuf Has Hacip rol&uuml; &uuml;stlenmiş. Y&uuml;zyıllardır filozofların ortaya attığı idealara yepyeni bir bakış a&ccedil;ısıyla kendine &ouml;zg&uuml; bir arg&uuml;man geliştirmiş. Gerek Kutadgu Bilig&rsquo;de gerekse Atabet&uuml;&rsquo;l Hakayık&rsquo;taki insanı oluşturan etik/ ahlaki değerlere bir bilgenin ve bir serserinin farklı bakış a&ccedil;ılarını ortaya koyarak,  zaman zaman isyan ettiren zaman zaman d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren diyaloglarla &ouml;zeleştirimizi yapmamız i&ccedil;in bize fırsat vermiş.&nbsp;</p>
<p>
	Yalın bir dille felsefi bir i&ccedil;erik oluşturulmuş romanda. Birka&ccedil; s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;n dışında bilimsel s&ouml;zc&uuml;ğe rastlamıyoruz. Bu da romanın akıcılığı ve anlaşılabilirliği konusunda yardımcı oluyor bize. &Ouml;mer Faruk H&Uuml;SM&Uuml;LL&Uuml;,  roman boyunca yansız/ nesnel davranıyor. İki kişi arasında ge&ccedil;en konuşmaların akşam <a href="http://www.bloglar.tk/tag/saat"title="saat" >saat</a>lerinde yapılıyor olması kahramanların ruhsal durumlarındaki &ccedil;alkantıları ve kaosu daha bir belirginleştiriyor. Romanı elinizden bırakmak istememenize rağmen derinliği keşfe &ccedil;ıkmak,  beyninize nakşetmek istiyor ve geriye d&ouml;n&uuml;p bir kez daha okuma ihtiyacı duyuyorsunuz. Eser baştan sona gizemini koruyor,  s&uuml;r&uuml;kleyici ; s&uuml;r&uuml;kleyici olduğu kadar zaman zaman ş<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>ınlık,  zaman zaman &ouml;fke ve kızgınlık uyandıran bir &uuml;slup kendinizi bazen bilge bazen de serserinin yerine koymanıza neden olabiliyor.&nbsp;</p>
<p>
	Eserde irdelenen konu &ouml;nce &ccedil;ağdaşlığa yapılan alaycı vurguyla başlıyor. Anlıyoruz ki &ccedil;ağdaş insanın sancıları,  &ccedil;ağdaşlaşmanın altında ezilen bireyin sorunları ele alınacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &lsquo; İnsan olarak doğmak bir ayrıcalıktır ama insan olarak kalmak en b&uuml;y&uuml;k meziyettir ve olduk&ccedil;a da zordur.&rsquo;(sah:133) &Ouml;k&uuml;lt bilgilerle (saklanmış,  gizlenmiş olan bilgi) dolu bir kitap k&ouml;t&uuml;l&uuml;kte birinci olana şöyle ki en k&ouml;t&uuml;ye verilecektir. Daha &ouml;nceki zamanlarda olduğu gibi bu balaka babadan oğula aktarılan bir bilgidir. Burada bizi teredd&uuml;de d&uuml;ş&uuml;ren &lsquo;Mağaranın Kamburu&rsquo;nun bir taraftan &lsquo;en k&ouml;t&uuml;&rsquo; olduğu i&ccedil;in bu bilgiye sahip olması,  öteki taraftan s&ouml;ylemleriyle bilge bir kişi portresi &ccedil;izmesidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;&lsquo;Karanlık da ışık da insanın ruhundadır.&rsquo; (sah:8)B&ouml;ylece iyilik ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kavram"title="kavram" >kavram</a>ları sorgulanmaya başlanır. Ancak insanların k&ouml;t&uuml;l&uuml;k karşısındaki tutumları k&ouml;t&uuml; olduklarını kabul etmek yerine hayali bir iyilikle k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; s&uuml;slemek istemeleriyle farklı anlamlar kazanır. &Ouml;mer Faruk H&Uuml;SM&Uuml;LL&Uuml;,  &ccedil;ağdaş Pinokyo rol&uuml;n&uuml; &uuml;stelenen insanın Fatalist ( Kaderci) yanını sorgularken bilgenin aracılığıyla bize şunları s&ouml;yler: &lsquo;Kendi &ouml;zg&uuml;r iradesiyle yaşamını zindana &ccedil;eviren bir insanın sorumluluğunu y&uuml;ce planlayıcı &uuml;stlenemez. O zaman insan değil kurulmuş robotlar yaratırdı.&rsquo; (sah: 15) B&ouml;ylece insan iradesiyle kadercilik arasındaki ikileme a&ccedil;ıklık getirilmiş olur.&nbsp;</p>
<p>
	&lsquo;Zıtlıklar evrenin ve dolayısıyla yaşamın ka&ccedil;ınılmaz olgularıdır.&rsquo; ( sah:15) derken romanın bizi oradan oraya savuracağının mesajını verir &Ouml;mer Faruk H&Uuml;SM&Uuml;LL&Uuml;. Sonraki b&ouml;l&uuml;mlerde t&uuml;m insanları yaşamı boyunca etkileyen &lsquo;aşk&rsquo; ve aşık sorgulanır. Karşılıklı bir aşkın beklentisinden,  aşk karşısında acizliğimize kadar her şey ele alınır. Yaşla,  tecr&uuml;beyle,  akılla izah edilemeyen bir olgunun tanımı yine bilgenin ağzından tek c&uuml;mleyle &ouml;zetlenir: &lsquo; Aşk,  kesinkes tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.&rsquo; (sah:16) Daha sonraki b&ouml;l&uuml;mlerde ise güvenilir arkadaş ve d&uuml;şman kavramlarına,  ihtiraslarımıza vurgu yapılır. Bencillik/ fedakarlık ,  umut/ umutsuzluk,  af ve hoşg&ouml;r&uuml;,  tecr&uuml;be, adalet/ haksızlık,  vicdan/ vicdansızlık,  dalkavukluk/ d&uuml;r&uuml;stl&uuml;k,  cesaret/ <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >korku</a>,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/mutlu"title="mutlu" >mutlu</a>luk/ mutsuzluk,  &ouml;nyargı,  &ouml;fke,  başarı / başarısızlık ,  endişe, sadakat/ ihanet &uuml;zerine başlı başına bir yaşam dersi verir kitap Mağaranın Kamburu aracılığıyla.&nbsp;</p>
<p>
	Roman kurgu bakımından olaydan &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nceye vurgu yapar. Ayrıntılarla ilgilenmez. Pek &ccedil;ok kişiye ağır gelebilecek konu ve d&uuml;ş&uuml;nce &ouml;rg&uuml;s&uuml; b&ouml;ylece daha anlaşılır hale getirilir. Sadece felsefeyle ilgilenenler i&ccedil;in değil,  her insan i&ccedil;in okunma <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kolay"title="kolay" >kolay</a>lığı sağlar. Mağaranın Kamburu,  &lsquo;D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n kadar varsın,  d&uuml;ş&uuml;ncelerin kadar <a href="http://www.bloglar.tk/tag/zengin"title="zengin" >zengin</a>sin ve d&uuml;ş&uuml;ncelerin kadar mutlu olabilirsin.&rsquo; (sah:32) der. D&uuml;ş&uuml;nme olgusunun g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n yaşama yansıması tembelliğimiz ve acizliğimiz nedeniyle &ccedil;ok zor ve yorucudur. Kitabın ilerleyen sayfalarında ısrarla altını &ccedil;izeceğimiz c&uuml;mlelerden biri de şudur: &lsquo;Acı,  insanın ruhsal bağışıklık sistemini g&uuml;&ccedil;lendiren ila&ccedil;tır.&rsquo;(sah:75) Belki de Mağaranın Kamburu&rsquo;nu bilgeliğe ulaştıran ge&ccedil;mişte yaşadığı birtakım olumsuzluklar,  yanlışlar ve &ccedil;irkinliklerdir. Ancak en &ouml;nemlisi bu c&uuml;mlesiyle anlatmaya &ccedil;alıştığı acıdır.&nbsp;</p>
<p>
	&lsquo;İnsanları &ouml;vmekte aşırıya gitme!&rsquo;(sah:106) bir uyarıdır. &lsquo;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;ek zannedip hemen benimserler ve de seni beğenmemeye başlarlar. Bug&uuml;n&uuml;n yağcılarının,  yarının aşağılık adamları olarak g&ouml;r&uuml;lmesinin nedeni budur.&rsquo;(sah:106) Eserin son zamanını sizlere bırakıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Mağaranın Kamburu ilgin&ccedil; ve ibret dolu bir sonla biter. &lsquo;Nank&ouml;r insanın gıdası k&ouml;t&uuml;l&uuml;kt&uuml;r.&rsquo;(sah:121)ancak &lsquo;Feneri cebinde olan karanlığa kafa tutar.&rsquo;(sah:116) Zaman,  yapılan iyiliklerin de k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerin de be<a href="http://www.bloglar.tk/tag/deli"title="deli" >deli</a>ni hak ve adalete uygun bir bi&ccedil;imde sonu&ccedil;landıracaktır. Bug&uuml;n&uuml;n&uuml; ve yarınını kaybeden insan yalnızlığını ve pişmanlıklarını sırtında kambur olarak yaşadığı s&uuml;rece taşıyacak ve <a href="http://www.bloglar.tk/tag/madde"title="madde" >madde</a>den uzaklaştık&ccedil;a bilgeliğe ulaşacaktır.&nbsp;</p>
<p>
	Hil&acirc;l ERBOYACI&nbsp;</p>
<p>
	**&nbsp;</p>
<p>
	Yorumlar i&ccedil;in teşekk&uuml;r ediyorum. İkinci <a href="http://www.bloglar.tk/tag/baski"title="baskı" >baskı</a>da bu uyarıları dikkate almaya &ccedil;alışacağım.&nbsp;</p>
<p>
	Siz de yorumlarınızı <a href="mailto:ofh1952@gmail.com">ofh1952@gmail.com</a> adresine yollayabilir ve roman hakkında balaka alabilirsiniz.&nbsp;</p>
<p>
	Mağaranın Kamburu hakkında bu sitede yer alan yazılar:&nbsp;</p>
<p>http://blog.milliyet.com.tr/Bedava_Kitap_ister_misiniz_/Blog/?BlogNo=298021&nbsp;</p>
<p>http://blog.milliyet.com.tr/Askida_kitap_uygulamasi_icin_gonulluler_araniyor/Blog/?BlogNo=300063&nbsp;</p>
<p>
	http://blog.milliyet.com.tr/Magaranin_Kamburu_Romanina_yonelik_<a href="http://www.bloglar.tk/tag/okuyucu"title="okuyucu" >okuyucu</a>_yorum_ve_elestirileri/Blog/?BlogNo=301705&nbsp;</p>
<p>http://blog.milliyet.com.tr/Magaranin_Kamburu_Romanina_Yonelik_Okuyucu_Yorum_ve_Elestirileri_2/Blog/?BlogNo=303073&nbsp;</p>
<p>http://blog.milliyet.com.tr/Magaranin_Kamburu_romanina_yonelik_okuyucu_yorum_ve_elestirileri_3/Blog/?BlogNo=303456&nbsp;</p>
<p>
	ve facebook sayfası:&nbsp;</p>
<p>http://www.facebook.com/pages/Ma%C4%9Faran%C4%B1n-Kamburu/154922504571531&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/bir-edebiyatci-gozuyle-magaranin-kamburu-yorum4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu&#8217;nu anlatan kitap</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/kilicdaroglunu-anlatan-kitap.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/kilicdaroglunu-anlatan-kitap.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 07:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[anlatan]]></category>
		<category><![CDATA[kilicdaroglunu]]></category>
		<category><![CDATA[kiliçtaroğlunu anlatan kitap blog]]></category>
		<category><![CDATA[pamuk blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2552</guid>
		<description><![CDATA[Şubat sonlarında bir kitap &#231;ıktı. Adı: &#34;Dersim Ermenisi Yemuş Hanım&#8217;ın Oğlu &#199;ark&#231;ı Kemal&#34; Ne var kitapta? Hi&#231;bir şey. Anlaşılan o ki kitabın yazarı se&#231;im arifesinde Kılı&#231;daroğlu&#8217;nun orijininden hareketle Kılı&#231;daroğlu&#8217;nu yıpratmayı ama&#231;lamış. Akıllı ve c&#252;mle kurmayı bilen biri &#8220;google&#8221;a girerek gazeteleri tarasa b&#246;yle bir kitabı kolayca yazabilir. &#199;&#252;nk&#252; kitapta ge&#231;en bilgilerin hi&#231;biri yeni değil.&#160; Peki sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/kilicdaroglunu-anlatan-kitap-1303099548.jpg"></img>
<p>
	Şubat sonlarında bir kitap &ccedil;ıktı. Adı: &quot;Dersim Ermenisi Yemuş Hanım&rsquo;ın Oğlu &Ccedil;ark&ccedil;ı Kemal&quot; Ne var kitapta? Hi&ccedil;bir şey. Anlaşılan o ki kitabın yazarı se&ccedil;im arifesinde Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun orijininden hareketle Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nu yıpratmayı ama&ccedil;lamış. Akıllı ve c&uuml;mle kurmayı bilen biri &ldquo;google&rdquo;a girerek gazeteleri tarasa b&ouml;yle bir kitabı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kolay"title="kolay" >kolay</a>ca yazabilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kitapta ge&ccedil;en <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>lerin hi&ccedil;biri yeni değil.&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Peki sonra ne oluyor?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	&quot;Basılmamış kitaplar imha ediliyor. Hem d&uuml;ş&uuml;nce &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; diyeceksiniz,  &ouml;zg&uuml;r T&uuml;rkiye diyeceksiniz; kitaptan korkacaksınız,  d&uuml;ş&uuml;nceden korkacaksınız. İleri demokrasi bu mu?&quot; diyen Kılı&ccedil;daroğlu meseleyi yargıya taşıyor. Buna da eyvallah! Ama Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun yargıdan istediği biraz garip: Kitabın basım,  dağıtım ve satımına mahkeme sonuna kadar<br />
	ihtiyati tedbir konulması ve 100 bin <a href="http://www.bloglar.tk/tag/baski"title="baskı" >baskı</a>nın tamamen satıldığı varsayımıyla 1, 5 milyon liralık h&acirc;sılatın tazminat olarak kendine &ouml;denmesi.&nbsp;</p>
<p>
	Burada doğru olan bir durum var elbette. O da kendisine hakaret edildiği d&uuml;ş&uuml;ncesiyle yargıya gitmesi. Peki kitabın basım,  dağıtım ve satımının &ldquo;ihtiyatı koydurmasının anlamı ne? Ya kitap aklanırsa? Bu peşinen tutuklu anlamına gelmez mi? &Uuml;stelik de kitapta -dediğimgibi- bilinmeyen bir şey yok.&nbsp;</p>
<p>
	<strong>[ Kılı&ccedil;daroğlu ile Mizah Arası -1</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Kemal Kılı&ccedil;daroğlu,  gazetecilere verdiği yeni yıl resepsiyonunda Fenerbah&ccedil;e tutkusunun sebebini:&nbsp;</p>
<p>
	-&Ccedil;ocukluğumuzda Lefter &ccedil;ok iyi bir kaleciydi,  ondan etkilenip Fenerli oldum,  şeklinde a&ccedil;ıklar.&nbsp;</p>
<p>
	O sırada Lefter&#39;in kaleci olmadığını hatırlayan bir gazeteci devreye girer:&nbsp;</p>
<p>
	-Efendim bildiğim kadarıyla Lefter kalecilik yapmadı,  der.&nbsp;</p>
<p>
	Kılı&ccedil;daroğlu da biraz ş<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>ın:&nbsp;</p>
<p>
	-Sanırım bir ara yaptı,  cevabını verir<strong>. ]</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Kemal Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun Basınla &lsquo;Sorun&rsquo;u Varmış</strong>&nbsp;</p>
<p>
	Bir kere bir tespitimi yazayım: Kemal Kılı&ccedil;daroğlu tarih sahnesine &ndash;&ouml;z&uuml;r dilerim- siyaset sahnesine &ccedil;ıkarıldığından beri medyanın kendisine,  kendisini ve projelerini anlatabilmesi i&ccedil;in,  tanıdığı fırsatı &ccedil;ok siyaset&ccedil;iye tanımamıştır. Kurultayları dahi naklen verildi yahu! Ama buna rağmen Kılı&ccedil;daroğlu da medyadan şikayet&ccedil;i.&nbsp;</p>
<p>
	Şu s&ouml;zler ona ait: &#39;&#39;Medya bundan sonra bu. Bu medya ile de bizim sorunumuz var. Medya ya adam gibi bir medya olacak,  &uuml;lkenin sorunlarına eğilecek,  bunları taşıyacak ya da kusura bakmasınlar bu medya ile bizim sorunumuz olur.&#39;&#39; <strong><em>(29 Mart 2011,  TBMM Grup Toplantısı)</em></strong>&nbsp;</p>
<p>
	Bu c&uuml;mlelerde tehdit,  medyayı dizayn etme gayretkeşliği yok mu? Hani medya &ouml;zg&uuml;rd&uuml;,  hani bir &uuml;lkenin &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; medyasının &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;yle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;rd&uuml;! &lsquo;Medya ya adam gibi bir medya olacak&rsquo; demek,  &ldquo;Ya benim dediğim gibi olacaksınız ya da&hellip;&rdquo; demek değil mi? Adama demezler mi,  &ldquo;Sana ne be adam? Medya sana mı soracak ne yapacağını,  ne yazacağını,  ne<br />
	konuşacağını? Şu kısacık s&uuml;re i&ccedil;inde medya sana yer verdiği kadar bAşık Olmaya hangi siyaset&ccedil;iyeyer verdi?&rdquo;&nbsp;</p>
<p>
	&Uuml;stelik TV&rsquo;lerde &ccedil;ıktığı -Show TV&rsquo;deki Siyaset Meydanı hari&ccedil;- b&uuml;t&uuml;n programlarda Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;na &ouml;yle &ccedil;anak soruldu ki cevap vermek de hi&ccedil; zorluk &ccedil;ekmedi. Hatta bir kanalda (Haber T&uuml;rk&rsquo;t&uuml; galiba) &lsquo;k&acirc;ğıttan&rsquo; gazeteci Mine Kırıkkanat,  &ldquo;Sizi o kadar &ccedil;ok,  o kadar &ccedil;ok seviyorum ki bu y&uuml;zden <a href="http://www.bloglar.tk/tag/chp"title="cumhuriyet halk partisi" >CHP</a>&rsquo;yi eleştiremiyorum.&rdquo; demişti.&nbsp;</p>
<p>
	Dahası da var: M&acirc;lum,  Kemal Kılı&ccedil;daroğlu da ba&rsquo;zıları gibi medyanın bir kısmını,  &lsquo;yandaş&rsquo; olarak niteliyor. Halbuki o &lsquo;yandaş medya&rsquo; bile onun &lsquo;iyiliğine&rsquo; &ccedil;alışmıştı halk oylaması &ouml;ncesi. <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >Nasıl</a> mı? Ş&ouml;yle: Son halk oylaması mitingini İstanbul&rsquo;da ger&ccedil;ekleştiren Kılı&ccedil;daroğlu orada oy kullanamayacağını &ouml;ğrenince <a href="http://www.bloglar.tk/tag/ankara"title="türkiyenin başkenti ankara" >Ankara</a>&rsquo;ya gitti. Ancak Ankara&rsquo;da da se&ccedil;men kaydı &ccedil;ıkmayınca herkesi &lsquo;hayır&rsquo;a &ccedil;ağıran kendisine hayrı dokunmamış ve referandumda oy kullanamamıştı. Oysa Zaman gazetesi 6 Ağustos 2010 tarihli n&uuml;shasında Kemal Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun oy kullanamayacağını yazmıştı.&nbsp;</p>
<p>
	<strong>[ Kılı&ccedil;daroğlu ile Mizah Arası -2</strong>&nbsp;</p>
<p>
	İzmir Enternasyonal Fuarı&#39;nın a&ccedil;ılışı i&ccedil;in şehre giden Kılı&ccedil;daroğlu,  B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu&#39;nun Belediye Meclis Salonu&#39;nda verdiği brifinginde &#39;denizleri&#39; karıştırır. İzmir K&ouml;rfezi&#39;nin temizlendiği anlatılırken, &nbsp;</p>
<p>
	-Başkan Hali&ccedil;&#39;i temizleyecek ve İzmirliler Hali&ccedil;&#39;te y&uuml;zecek,  der. <strong>]<br />
	</strong>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/kilicdaroglunu-anlatan-kitap.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dewey ve korkularım</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/dewey-ve-korkularim.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/dewey-ve-korkularim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 13:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[dewey]]></category>
		<category><![CDATA[korkularim]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2535</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Oldum olabilecek &#231;ılgın kurgular, mistik tasarımlar ilgimi &#231;ekmiştir. Ne zaman yalnız kalmak istesem, veya yok olmaya &#231;alışsam muhakkak bir kitap kurtarıcım olur. Kitap karakterlerinin hayatlarını &#246;d&#252;n&#231; alır, kendiminmiş&#231;esine onlar adına yaşarım, onlarla farklı bir boyutta soluk alırım. Kitap okumayı asla bir eğitim aracı veya zorunluluk olarak g&#246;rmedim ve b&#246;yle g&#246;rmediğim i&#231;in daha &#231;ok sevdim.&#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/dewey-ve-korkularim-1303034666.jpg"></img><![if gte mso 9]></p>
<p>
<![endif]><![if gte mso 9]><![endif]><![if gte mso 10]><![endif]>&nbsp;</p>
<p>
	Oldum olabilecek &ccedil;ılgın kurgular,  mistik tasarımlar ilgimi &ccedil;ekmiştir. Ne zaman yalnız kalmak istesem,  veya yok olmaya &ccedil;alışsam muhakkak bir kitap kurtarıcım olur. Kitap karakterlerinin hayatlarını &ouml;d&uuml;n&ccedil; alır,  kendiminmiş&ccedil;esine onlar adına yaşarım,  onlarla farklı bir boyutta soluk alırım. Kitap okumayı asla bir eğitim aracı veya zorunluluk olarak g&ouml;rmedim ve b&ouml;yle g&ouml;rmediğim i&ccedil;in daha &ccedil;ok sevdim.&nbsp;</p>
<p>
	Kitap okumak benim i&ccedil;in boşlukları doldurmak,  bir nevi bilinmeyen bir yerde dans etmekti.&nbsp;</p>
<p>
	Yazmak; kelimeler ile sihir yapmaktır,  yazarlar sihirbazdır&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;oğunlukla kitapları internetten sipariş ettiğimden dolayı,  kokusu ile temasını ayırt etme yetimi kaybetmişim. Merkezde bir kitap&ccedil;ının &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;erken,  şekerci d&uuml;kkanının &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;en &ccedil;ocuk gibi g&ouml;zlerim parladı.&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;oğunu elimle yokladım kimi aşırı siyasiydi,  kimi yapış yapış romantizm kokuyordu.&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;oğununsa teması soyut <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kavram"title="kavram" >kavram</a> <a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a> ile ilgiliydi. İ&ccedil;lerinden biri &ccedil;ok farklıydı. Yakışıklı bir sarı sarman kedinin bulunduğu bir kapak,  g&ouml;zleri beni al dercesine masum masum bakıyor. Hemen aldım k&uuml;t&uuml;phanemin en &uuml;cra k&ouml;şesine koyup onu orada unuttum.&nbsp;</p>
<p>
	Yine zor g&uuml;nlerin ardı ardına sıralandığı ve yok <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a> istediğim d&ouml;nemler&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	Elim k&uuml;t&uuml;phaneme gitti. <a href="http://www.bloglar.tk/tag/fakat"title="fakat" >Fakat</a>,  hangi kitabı se&ccedil;eceğim konusunda kararsız kaldım. Aslında vazge&ccedil;ip g&uuml;zel bir film izleyebilir veya arkadaşlarımla sanal ortamda aylaklık edebilirdim.&nbsp;</p>
<p>
	Sonra elim Dewey&rsquo;a uzandı. Kahvemi elime alıp oturdum başına. Farkına bile varmadım yarılamışım.&nbsp;</p>
<p>
	Olaylar daha &ouml;nce adını sanını duymadığım <a href="http://www.bloglar.tk/tag/amerika"title="amerika" >Amerika</a> kıtasındaki Spencer kentinde ge&ccedil;iyor. Sarman kedi Dewey ve bu kitabın yazarı Vicki başkahramanlar.&nbsp;</p>
<p>
	Vicki Hayatın &ccedil;emberinden ge&ccedil;miş. Y&uuml;r&uuml;meyen evliliğini bitirmiş,  kalbinin yara <a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a>e birde ameliyat izleri eklenmiş. Sağlık problemleri,  ge&ccedil;im derdi derken Vicki hayat salıncağında kurumuş dal gibi sallanıyor.&nbsp;</p>
<p>
	Spencer&rsquo;da senenin en soğuk gecesi,  Vicki&rsquo;nin anlatımına g&ouml;re hava nefesinizi kristalleştirecek derecede dondurucu. Hayata yeni merhaba demiş bir kedi yavrusu,  densizin biri tarafından k&uuml;t&uuml;phanenin kitap iade kutusuna &ccedil;&ouml;p gibi &ouml;lmezsi i&ccedil;in atılıyor. Ancak Dewey şanslı bir kedi. O zamanlar k&uuml;t&uuml;phane m&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r<a href="http://www.bloglar.tk/tag/evini"title="evini" >evini</a> yapan Vicki ile hayatları bu noktada kesişiyor.&nbsp;</p>
<p>
	Dewey K&uuml;t&uuml;phaneye g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e alışıyor ve bir anda t&uuml;m k&uuml;t&uuml;phane ziyaret&ccedil;ilerinin odak noktası olmaktadır. Dewey b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e k&uuml;t&uuml;phanenin maskotu haline geliyor. &Uuml;n&uuml; öteki kasabalara yayılıyor. K&uuml;t&uuml;phaneyi ziyaret edenlerin sayısı artıyor. Dewey ise gelen ziyaret&ccedil;ileri kapıda karşılamaktadır. Hatta Japonya&rsquo;dan bir grup Dewey&rsquo;in &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; belgesel yapmak i&ccedil;in Amerika&rsquo;ya u&ccedil;uyor. G&uuml;nler ge&ccedil;iyor Dewey her g&uuml;n farklı bir macera ve şaklabanlığın altına imza atıyor. Yer yer konu ge&ccedil;işlerinde kafanız karışabiliyor,  Vicki&rsquo;nin aile yaşamı ve yaşadığı şehirle ilgili gereksiz ayrıntıları konsantrasyonunuzu bozsa da ardından Dewey&rsquo;ın küçük şirinlikleri,  bunları katlanır kılıyor.&nbsp;</p>
<p>
	Zaman Dewey i&ccedil;in de tesirini g&ouml;steriyor. Sarman kedi gittik&ccedil;e yaşlanıyor,  hastalıklar yakasını bırakmıyor. Kimse Dewey&rsquo;a bir hayvan gibi davranmıyor,  oda etrafındakilere &uuml;&ccedil; yaşındaki bir bebeğin sevgisini veriyor.&nbsp;</p>
<p>
	Dewey&rsquo;ın hastalığı ilerliyor,  Vicki hayatının en zor kararlarından birini verip,  &uuml;vey oğlunun acılarını bitiriyor. Dewey&rsquo;i uyutan ila&ccedil; tesirini g&ouml;sterinceye kadar Vicki onon patilerini tutuyor,  burnunu &ouml;p&uuml;yor,  onunla konuşuyor.&nbsp;</p>
<p>
	Dewey &uuml;nl&uuml; bir kedi olduğundan &ouml;l&uuml;m&uuml; şehirde b&uuml;y&uuml;k bir &uuml;z&uuml;nt&uuml; yaratıyor. Dewey&rsquo;in &ouml;l&uuml;m sahnesini kafamda canlandırırken benim i&ccedil;inde ka&ccedil;ınılmaz bir son olacağını bildiğim ger&ccedil;ekle y&uuml;zleştim.&nbsp;</p>
<p>
	Dewey&rsquo;ı kendi kedimle bağdaştırdım. İster bir hayvan sever olun ister hayvanlardan nefret edin bu &ouml;yk&uuml; karşısında g&ouml;zyaşlarınızı tutamayacaksınız. En zor g&uuml;nlerde kenetlenmeyi,  yaşama tutunmayı,  karşılıksız sevip,  sevilmenin tadını bu sayfalarda alacaksınız.&nbsp;</p>
<p>
	Kitabı bitirip g&ouml;zyaşlarımı sildim, &nbsp;</p>
<p>
	D&ouml;n&uuml;p kedime baktım benimleydi ona i&ccedil;tenlikle sarıldım.&nbsp;</p>
<p>
	Dewey,  hep erteleyip kendimle konuşamadığım g&ouml;lgede kalmış <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >korku</a>larımın somut temsilcisiydi.&nbsp;</p>
<p>
	Kitabın Adı: Dewey&nbsp;</p>
<p>
	Yazarı: VİCKİ MYRON&nbsp;</p>
<p>
	Puanı: ****&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/dewey-ve-korkularim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>H.Murakami ve Haşlanmış Harikalar Diyarı</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/hmurakami-ve-haslanmis-harikalar-diyari.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/hmurakami-ve-haslanmis-harikalar-diyari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 06:46:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[diyari]]></category>
		<category><![CDATA[erotık blog]]></category>
		<category><![CDATA[harikalar]]></category>
		<category><![CDATA[haslanmis]]></category>
		<category><![CDATA[hmurakami]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2504</guid>
		<description><![CDATA[H.Murakami,Kobelidir&#8230;Eserleri 50 civarında dile &#231;evrilmiştir. Tiryakilik yapan bir yazardır. Kitap başlığı İngilizce &#34;Hard-boiled Wonderland and the End of the World&#34; d&#252;z anlamıyla &#8216;Haşlanmış Harikalar Diyarı&#8217; olarak &#231;evrilmiş. Hard-Boiled, &#8216;sert, acımasız, damardan giren, canyakan&#8217; gibi anlamlara geliyor, haşlanmayla pek alakası yok. -Acımasız Harikalar Diyarı ve D&#252;nyanın Sonu- olmalıydı bence&#8230; Bu kitap sizi,okurken bir sinema salonu i&#231;ine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/hmurakami-ve-haslanmis-harikalar-diyari-1302752796.jpg"></img>
</p>
<p>H.Murakami,Kobelidir&#8230;Eserleri 50 civarında dile &ccedil;evrilmiştir.</p>
<p>Tiryakilik yapan bir yazardır.</p>
<p>Kitap başlığı İngilizce <strong>&quot;Hard-boiled Wonderland and the End of the World&quot;</strong> d&uuml;z anlamıyla <strong>&#8216;Haşlanmış Harikalar Diyarı&#8217; </strong>olarak &ccedil;evrilmiş. Hard-Boiled, &#8216;sert, acımasız, damardan giren, canyakan&#8217; gibi anlamlara geliyor, haşlanmayla pek alakası yok.</p>
<p>-Acımasız Harikalar Diyarı ve D&uuml;nyanın Sonu-  olmalıydı bence&#8230;</p>
<p>Bu kitap sizi,okurken bir sinema salonu i&ccedil;ine sokuyor&#8230;Kendinizi izliyorsunuz&#8230;Damarlarınıza kadar işliyor&#8230;</p>
<p>Farklılığı hissettiriyor size&#8230;garip ,gizemli <a href="http://www.bloglar.tk/tag/duygu"title="duygu" >duygu</a>larla b&uuml;y&uuml;l&uuml; bir alemde geziniyorsunuz&#8230;</p>
<p><strong>Haruki Murakamiy</strong>i de b&uuml;y&uuml;k yazar yapan işte bu b&uuml;y&uuml;l&uuml; anlatım &ouml;zelliği&#8230;</p>
<p><strong>&#8230;&#8230;<br />
</strong></p>
<p><strong>Haruki Murakami, 1949&rsquo;da Kobe&rsquo;de doğdu.</strong> Vaseda &Uuml;niversitesi&rsquo;nde klasik  drama eğitimi g&ouml;rd&uuml;. İlk romanı Kaze no oto vo kike, 1979&rsquo;da yayımlandı.  Ardından Gunzou Edebiyat &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;n&uuml; aldı. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve  D&uuml;nyanın Sonu&rsquo;yla (1985) Tanizaki &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;ne, Yaban Koyununun İzinde&rsquo;yle  (1989) <a href="http://www.bloglar.tk/tag/amerika"title="amerika" >Amerika</a>&rsquo;dan Yeni Yazarlar Noma Edebiyat &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;ne ve  Zemberekkuşu&rsquo;nun G&uuml;ncesi&rsquo;yle (2005) de Yomiuri Edebiyat &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;ne layık  g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Murakami&rsquo;nin İmk&acirc;nsızın Şarkısı (2004), Sınırın G&uuml;neyinde,  G&uuml;neşin Batısında (2007) ve Sahilde Kafka (2009) adlı romanları da Doğan  Kitap tarafından yayımlandı. Japonya&rsquo;nın en &ouml;nemli ve pop&uuml;ler  yazarlarından biri olan Murakami&rsquo;nin eserleri kırkın &uuml;zerinde dile  &ccedil;evrildi.</p>
<p>&#8230;&#8230;</p>
<p>Romanda kalıcılığın gizemini  merak ediyorsanız, Haruki Murakami&rsquo;ye dikkat etmeniz gerekiyor. Japonya&rsquo;nın 20. y&uuml;zyıldaki en b&uuml;y&uuml;k yazarlarından biri olarak g&ouml;sterilen Murakami&rsquo;nin T&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;evrilen son kitabı &lsquo;Haşlanmış Harikalar Diyarı ve D&uuml;nyanın Sonu&rsquo;, yazarın b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bir kere daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor ve okurlarına masalsı ama gerilim dolu bir d&uuml;nyanın kapılarını a&ccedil;ıyor.<br />
Tek anlatıcının mı, yoksa iki farklı anlatıcının mı aktardığını bilmediğimiz kitap, g&ouml;lgesini kaybeden, kafataslarından eski r&uuml;yaları okuyan bir adam ve d&uuml;nyanın sonu gelmeden &ouml;nce yaşayacak sadece birka&ccedil; <a href="http://www.bloglar.tk/tag/saat"title="saat" >saat</a>i kalmış bir kahramanın farklı ama paralel hik&acirc;yesini anlatıyor.<br />
İlk hik&acirc;yede anlatıcı, &lsquo;Sistem&rsquo; adıyla bilinen bir &ouml;rg&uuml;t i&ccedil;in &ccedil;alışan, balaka <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korsan"title="korsan" >korsan</a>larına karşı verileri korumak i&ccedil;in beyin yıkama ve karma yapan bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>sayar uzmanı. Bu bilgisayar uzmanı, Tokyo&rsquo;nun altında bir kanalizasyonun i&ccedil;inde kafa taslarından &ccedil;ıkan sesleri kontrol etmek i&ccedil;in yıllardır &ccedil;alışan bir profes&ouml;r tarafından, bilgileri gizlemek i&ccedil;in tutuluyor. Tamamlanabilirse t&uuml;m b&uuml;y&uuml;k g&uuml;&ccedil;lerin par&ccedil;ası <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a> isteyeceği bu proje k&ouml;t&uuml; g&uuml;&ccedil;lerin eline ge&ccedil;meden tamamlanırsa, hi&ccedil; kimsenin tahmin edemeyeceği kadar b&uuml;y&uuml;k şeyler olacak&#8230;<br />
İkinci hik&acirc;yede kafataslarından eski r&uuml;yaları okuyan bir r&uuml;ya yorumcusuyla tanışıyoruz. &ldquo;Biz g&ouml;lgelerimizde yaşardık. Bu şehre geldiğimde, g&ouml;lgemi kapı bek&ccedil;isine teslim etmek zorunda kalmıştım&rsquo; diyerek anlatıyor r&uuml;ya yorumcumuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; r&uuml;ya okuma i&ccedil;in geldiği bu şehrin bir kuralı var: &lsquo;Ya g&ouml;lgenden vazge&ccedil;eceksin ya da i&ccedil;eri giremezsin.&rdquo;<br />
Tuhaf ama rahatlatıcı bir roman &lsquo;Haşlanmış Harikalar Diyarı ve D&uuml;nyanın Sonu&rsquo;. Basit bir dili ustaca bir akıcılıkla pekiştirerek kullanan, satır aralarında deyim yerindeyse &lsquo;insanı vuran&rsquo; mesajlar veren Murakami, öteki &ouml;yk&uuml; ve romanlarında olduğu gibi, karakterlerinin psikolojik olarak portrelerini başarıyla &ccedil;izerek, okurun karakterlerle rahatlıkla empati kurabilmesini sağlıyor. Belki de yazarın en b&uuml;y&uuml;k başarılarından biri, kitabı okurken zihninizde oluşan g&ouml;rsel imgelerin ger&ccedil;ekliğidir&#8230;<br />
&Ccedil;&uuml;nk&uuml; zihninizde oluşan bu imgelere odaklandığınızda bir kitap mı okuduğunuzu yoksa zihninizde kendiliğinden kurgulanabilen bir film mi izlediğinizi ayırt edemez hale gelmenizi sağlayan bir ustalıkla karşılaşıyorsunuz..-İnt-</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
Ger&ccedil;ekten de Murakami, bug&uuml;nlerde okurların pek sık bulamadığı zihinsel bir macerayı ve merak duygusunu ustalıkla veriyor. Yazarın öteki romanlarını okumayanlar, &lsquo;Haşlanmış Harikalar Diyarı ve D&uuml;nyanın Sonu&rsquo;nu bitirdiklerinde, bu tanışıklığı pekiştirmek i&ccedil;in sabırsızlanacak.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><strong>&ldquo;D&uuml;nyanın sonu insanın y&uuml;reğinin i&ccedil;inde gelir.&rdquo;</strong><br />
&lsquo;&lsquo;&Ccedil;ektiğin acıyı ben de anlıyorum. <a href="http://www.bloglar.tk/tag/fakat"title="fakat" >Fakat</a> bu herkesin başından ge&ccedil;iyor. O  y&uuml;zden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman  bundan sonra sen, hi&ccedil;bir şeyi dert etmeyecek, &uuml;z&uuml;lmeyeceksin. Hepsi kaybolup  gider.**</p>
<p>HAŞLANMIŞ HARİKALAR DİYARI VE D&Uuml;NYANIN SONU<br />
Haruki Murakami<br />
&Ccedil;eviren:<br />
H&uuml;seyin Can Erkin<br />
Doğan Kitap, 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/hmurakami-ve-haslanmis-harikalar-diyari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serenad&#8217;ın İlk Notaları</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/serenadin-ilk-notalari.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/serenadin-ilk-notalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 07:28:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[gul-guzelifmm blog]]></category>
		<category><![CDATA[gul-guzelifmm.bologcu com]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[notalari]]></category>
		<category><![CDATA[serenadin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/2477</guid>
		<description><![CDATA[Kitabı bitirdikten sonra yazmayı d&#252;ş&#252;n&#252;yordum ama bilgisayarın; &#231;ocuklar ve gen&#231;ler &#252;zerindeki olumlu olmayan etkilerinden de, s&#246;z etmek istediğim i&#231;in kitabın kahramanının yaşadıklarından yola &#231;ıkarak, bu konuyu da, aynı anda bir yazının i&#231;inde toplamak istedim. Z&#252;lf&#252; Livanelli&#8217;nin şarkıları mı romanları mı ,daha fazla etkili ve mesaj y&#252;kl&#252; acaba, diye d&#252;ş&#252;nd&#252;ğ&#252;mde, kapsam olarak daha geniş olduğu i&#231;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/serenadin-ilk-notalari-1302668920.jpg"></img>
<p><em>Kitabı bitirdikten sonra yazmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum ama <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>sayarın; &ccedil;ocuklar ve  gen&ccedil;ler  &uuml;zerindeki  </em><em>olumlu olmayan etkilerinden  de, s&ouml;z etmek  istediğim i&ccedil;in kitabın kahramanının yaşadıklarından yola &ccedil;ıkarak, bu konuyu da, aynı anda bir yazının i&ccedil;inde toplamak istedim.</em></p>
<p><em>Z&uuml;lf&uuml; Livanelli&#8217;nin şarkıları  mı  romanları mı ,daha fazla etkili ve  mesaj y&uuml;kl&uuml; acaba, diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;mde, kapsam olarak daha geniş olduğu i&ccedil;in romanlarında karar kılıyorum.<a href="http://www.bloglar.tk/tag/fakat"title="fakat" >Fakat</a> her ikisinin de,  &ccedil;eşitli &uuml;lkelerin insanları tarafından  b&uuml;y&uuml;k bir ilgiyle  okunuyor ve  dinleniyor olması, &ouml;d&uuml;llere l&acirc;yık g&ouml;r&uuml;lmesi , sanat&ccedil;ının ger&ccedil;ek anlamda &quot;sanat&ccedil;ı&quot; olduğunun kanıtı sanırım.</em></p>
<p><em>Serenad, bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a> &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; anlatırken; yaşandığı d&ouml;nemin tarihsel olaylarını ele alması ,&uuml;lkem<a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a> ve İstanbul&#8217;un savaş yıllarındaki sosyal yaşantısına, siyasi olaylara ışık tutmasıyla da, alaka &ccedil;ekecek bir roman. Akıcılığı sayesinde yolda, durakta, kala<a href="http://www.bloglar.tk/tag/balik"title="balık" >balık</a>larda da okunabilecek nitelikte. Ben hen&uuml;z yetmişinci sayfadayım&#8230; Okuma &ouml;z&uuml;rl&uuml; olduğum i&ccedil;in kendime kızarım hep ama yapabileceğim bir şey yok , bir ayda bitirirsem yine iyi&#8230;</em></p>
<p><em>Kitabın kahramanı Maya, &uuml;niversitede halkla ilişkilerde g&ouml;revli bir bayan. Ben burada kitaptan, bu kadar s&ouml;z etmekle yetineceğim. BAşık Olmaya bir yazımda, kitapla ilgili &ccedil;ıkarımlarımı aktarmak isterim&#8230;Maya eşinden boşanmış,yetişme &ccedil;ağındaki oğlu ile yaşıyor. Maya, oğlunun uyumak ve tuvalet , banyo gibi zaruri gereksinimleri dışında, adeta bilgisayara yapışık olarak yaşadığından s&ouml;z ediyor romandaki satırlarda&#8230;İşten geldiğinde, oğluna sorduğu sorulara, &ccedil;ocuk bilgisayardan başını kaldırmadan bir iki kelime ile cevap veriyor. Yemeğini yerken bile, bilgisayarla birlikte oğlan&#8230;Birg&uuml;n, eve geldiğinde onu uyuyor bilgisayarı da, a&ccedil;ık g&ouml;r&uuml;nce kapatmak i&ccedil;in tuşa bastığında, aydınlanan ekranda b&uuml;y&uuml;k harflerle &quot;yaşamak istemiyorum&quot; c&uuml;mlesini okuyor ve bu c&uuml;mleler den alt alta y&uuml;zlerce yazıldığını g&ouml;r&uuml;yor&#8230; Ne kadar &ccedil;ok rastlanılan bir manzara bu g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde. Ayrılan eşlerin arada kalan, ya anne ya baba &ouml;zlemi &ccedil;eken &ccedil;ocukları, b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n evde olmayan annenin hamburger, kebab gibi <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a> yiyecekleri alıp eve getirmesi , sıcak bir yuvadan &ccedil;ok yaşamı bir şekilde ge&ccedil;iştirmek i&ccedil;in barınılan,&ouml;ylesi bir &ccedil;atı g&ouml;revi g&ouml;ren bir ev&#8230;Eşlerin ayrı olmayıp da hemen her g&uuml;n kavganın eksik olmadığı evler,  &ccedil;ocukların  d&uuml;nyalarına girmeyi başaramayan hatta bunun &ouml;neminden habersiz olan anne-babalar&#8230;Bu havayı soluyan, arkadaşlarının ve &ccedil;evrenin,d&uuml;zenin etkisinden kurtulmasının olanaksız olduğu; &ccedil;ocuk veya gen&ccedil; ne yapsın&#8230;Bilgisayar denilen akıllara zarar, evlerimizin baş tacı, çağa uygun &quot;sihirli l&acirc;mba&quot; ya sarılmaktan, onu hayatının &quot;vazge&ccedil;ilmezi&quot;  yapmaktan bAşık Olmaya yapabileceği, birşey yok ne yazıkki&#8230; Yaşamak istemediğini s&ouml;yleyen veya şunu dile getirmese bile bu <a href="http://www.bloglar.tk/tag/duygu"title="duygu" >duygu</a>yu i&ccedil;inde bir yerlerde hisseden k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k beyinler,ruhlar&#8230;</em></p>
<p><em>Hasta olduğumuzda i&ccedil;tiğimiz ila&ccedil;ların aslında dozu hafifletilmiş birer zehir olduğunu s&ouml;ylemişti ekranda gözlemlediğim bir doktor.İla&ccedil;lar gibi, çağa uygun d&uuml;nyada kullandığımız b&uuml;t&uuml;n elektronik aletler,deterjanlar,naylon ara&ccedil;-gere&ccedil;ler,hatta santralların hepsi de bizler i&ccedil;in yaşamı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kolay"title="kolay" >kolay</a>laştıran, onlarsız bir yaşamı ancak dağ başında s&uuml;rd&uuml;rmemizin m&uuml;mk&uuml;n olabileceği  unsurlar. Onlarsız yapamıyoruz, aynı vefasız bir sevgili gibiler. Onlar sayesinde yaşamı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yoruz ama yavaş yavaş bizi &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor ya da hasta edip s&uuml;r&uuml;nd&uuml;r&uuml;yorlar&#8230; </em></p>
<p><em>&Ccedil;&ouml;z&uuml;m bence bilin&ccedil;li <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a>tan ge&ccedil;iyor. Tıpkı ila&ccedil; gibi , zamanını ,miktarını iyi ayarlamak ve amacına uygun kullanmak&#8230;Bilgisayar; eğitimden, adalete, sağlıktan, eğlenceye her alanda bize yardımcı olan &quot;Al&acirc;&acirc;ddin&#8217;in sihirli l&acirc;mbası&quot;. Bize balaka vermek, yaşamımızı kolaylaştırmak, yakınlarımızla, tanıdığımız tanımadığımız kimselerle birikimlerimizi, deneyimlerimizi,duygularımızı paylaşmak ve hatta eğlenmek, kafamızı dinlendirmek  adına son derece gerekli bir sihirli l&acirc;mba. Sorun; onun b&uuml;y&uuml;s&uuml;ne kapılıp onu canlı bir meta yerine koymak onsuz yaşayamayacak kadar ona &quot;bağımlı&quot; olmak&#8230;</em></p>
<p><em>Zaman zaman, bizi yetiştiren anne-babalarımızı eleştiririz, gerekli ilgiyi g&ouml;remediğimizden yakınırız.Bizim d&ouml;nemimizde eğitimli anneler &ccedil;ok azdı,benim annem gibi pek &ccedil;oğu ilkokul mezunu idiler. Bir dolu hataları vardı doğal olarak. Şimdi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da, bir akşam sofrasının etrafında ailece birlikte oturmak, oturabilmek bile ne b&uuml;y&uuml;k bir nimetmiş&#8230;S&ouml;zlerin olmadığı  anlarda bile ,g&ouml;zlerle iletişim sağlanabildiği, saygının, sevginin , herkesin sınırını bildiği  ger&ccedil;ek &quot;aile&quot;  ortamıydı ,yaşanılanlar&#8230;&Ccedil;ocuk eğitiminin &ouml;nemini bilen bilin&ccedil;li aileler yok mu g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde elbette var.Her akşam televizyonu belli <a href="http://www.bloglar.tk/tag/saat"title="saat" >saat</a>lerde kapatıp, kitap okuyan, konuşan kişilerin olduğu, bilgisayarını gerektiği gibi  kullanması i&ccedil;in &ccedil;ocuğunu y&ouml;nlendiren, kontrol&uuml;n&uuml; ona hissettirmeden yapan anne-babalar yok mu &#8230;Ş&uuml;k&uuml;r ki, hi&ccedil; de az değil&#8230;Aile eğitimi &ccedil;ok &ouml;nemli ama &ccedil;ocuğunuzu kavanoza koyup yetiştiremezsiniz ki, okulda,sokakta g&ouml;z&uuml;n&uuml;z gibi baktığınız yavrunuzu, her alanda etkileyebilecek, kıskacı altına alabilecek bir&ccedil;ok  tehlikeyi de g&ouml;z ardı etmemek gerekiyor&#8230;</em></p>
<p><em>Kendileri, bilgisayardaki sanal dostlukların sınırını aşan, evdeki sorumluluklarını yerine getiremeyecek kadar &quot;bağımlı&quot;duruma d&uuml;şen anneler-babalar  duyuyorum., &Ccedil;ocukları ile birlikte , kucaklarına birer laptop oturtup , traji-komik bir sahne sergileyen  bu insanlar,uzakları yakın ederken, yakınlarının,&ccedil;ocuklarının; kendilerinden ne kadar uzakta olduklarını , birg&uuml;n onlara hi&ccedil; ulaşamıyacaklarını d&uuml;ş&uuml;nemiyorlar mı acaba?  </em></p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/serenadin-ilk-notalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

