<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bloglar.Tk Güncel blog!!! &#187; Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.bloglar.tk/category/edebiyat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bloglar.tk</link>
	<description>Haber sinema sağlık teknoloji oyun program video deneme alışveriş felsefe bilim gazete gezi öykü makale futbol eğitim edebiyat blogu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Dec 2011 22:31:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Abdullah Satoğlu ve Edebiyat Dünyamızdan  Hoş Sedalar (III)</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/abdullah-satoglu-ve-edebiyat-dunyamizdan-hos-sedalar-iii.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/abdullah-satoglu-ve-edebiyat-dunyamizdan-hos-sedalar-iii.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Aug 2011 09:16:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[dunyamizdan]]></category>
		<category><![CDATA[hos]]></category>
		<category><![CDATA[iii]]></category>
		<category><![CDATA[satoglu]]></category>
		<category><![CDATA[sedalar]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3713</guid>
		<description><![CDATA[Sanat, k&#252;lt&#252;r d&#252;nyamızda yayımlanan dergiler, gazeteler ve hazırlanan Antoloji&#8211;G&#252;ldeste gibi se&#231;kileri izleyenler, Abdullah Satoğlu&#8217;nun adına yabancı kalmayacaklardır sanıyorum. Abdullah Satoğlu, şairlerin ve ozanların sanat, k&#252;lt&#252;r adamlarımızın harman olduğu yerden Kayseri&#8217;den geliyor. Eserleriyle, yazılarıyla ve katıldığı bilimsel sempozyumlarda ( balaka ş&#246;lenlerinde ) hazırladığı bildirileriyle Kayseri&#8217;nin adını onurla Anadolu&#8217;ya taşıyor, gerek yurt i&#231;inde ve gerekse yurt dışında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-6597569510356852";
/* bloglartkmay */
google_ad_slot = "0429495182";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/abdullah-satoglu-ve-edebiyat-dunyamizdan-hos-sedalar-iii-1313820984.jpg"></img><![if gte mso 9]></p>
<p>
	Sanat,  k&uuml;lt&uuml;r d&uuml;nyamızda yayımlanan dergiler,  gazeteler ve <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a>lanan Antoloji&ndash;G&uuml;ldeste gibi se&ccedil;kileri izleyenler,  Abdullah Satoğlu&rsquo;nun adına yabancı kalmayacaklardır sanıyorum. Abdullah Satoğlu,  şairlerin ve ozanların sanat,  k&uuml;lt&uuml;r adamlarımızın harman olduğu yerden Kayseri&rsquo;den geliyor. Eserleriyle,  yazılarıyla ve katıldığı bilimsel sempozyumlarda ( balaka ş&ouml;lenlerinde ) hazırladığı bildirileriyle Kayseri&rsquo;nin adını onurla Anadolu&rsquo;ya taşıyor,  gerek yurt i&ccedil;inde ve gerekse yurt dışında b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;zveriyle T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne,  T&uuml;rk Edebiyatına kalıcı,  takdire değer hizmetler veriyor,  &uuml;retken ve &ccedil;alışkan bir kişiliye sahiptir. Aynı zamanda T&uuml;rk k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;,  T&uuml;rk Edebiyatını,  Anadolu&rsquo;nun folklor d&uuml;nyasını ( halk Bilimi ) gibi konularda nitelikli araştırmalar yapıyor, tek kelimeyle halk bilimine sevdalı,  yurdunu milletini seven bir yazarımızdır.&nbsp;</p>
<p>
	Ben şahsen araştırmacı yazar Abdullah Satoğlu&rsquo;nu 1970&rsquo;lerden bu yana tanıyor,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/ankara"title="türkiyenin başkenti ankara" >Ankara</a>,  Bursa,  K&uuml;tahya,  Domani&ccedil; / Simav,  Afyon,  Adana,  Aydın / Nazilli,  Denizli,  Eskişehir,  Isparta / Eğirdir,  Manisa / Salihli,  Muğla / Bodrum gibi il ve il&ccedil;elerde yurt &ccedil;apında hazırlanan şiir etkinliklerinde &ccedil;oğu zaman beraber olduk. Sanatımıza,  k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;ze ve &ouml;zellikle T&uuml;rk şiirine g&ouml;n&uuml;l vermiş bir yazın eridir.&nbsp;</p>
<p>
	Zaten A.Satoğlu 50 yıllık T&uuml;rk edebiyatında L&acirc;le Şairi olarak biliniyor. Yayınlamış olduğu beş şiir kitabının adı hepsi l&acirc;le ile başlıyor. Sırası gelmişken bu şiir kitaplarını yazıyorum. Bir Demet L&acirc;le ( 1956 ),  L&acirc;le &Uuml;st&uuml;ne ( 1971 ),  L&acirc;le Bah&ccedil;elerinde ( 1992 ),  G&ouml;nl&uuml;mde A&ccedil;an L&acirc;leler ( 1999) ve L&acirc;le Devri Masal Gibi ( 2009 ).&nbsp;</p>
<p>
	Araştırma ve inceleme dalında 17 kitabı daha vardır. &Acirc;şık Hasan (1958),  Kayseri ve &Ccedil;evresi,  Kayseri,  Erciyes ve &Ccedil;evresi ( A.Yahya<a href="http://www.bloglar.tk/tag/beyoglu"title="beyoğlu" >beyoğlu</a>&ouml;ile / 1958),  Kayseri pastırmacılığı ( 1960,  Kayseri şairleri,  Başlangı&ccedil;tan bug&uuml;ne kadar ( 1962 ),  T&uuml;rk Şiirinde l&acirc;le ( 1964 ),  Mevlana&rsquo;nın Hocası Seyyid Burhanettin,  ( ( 1968 ),  Satoğlu H.Mehmet Ali Efendi ( 1972),  Kayseri&rsquo;nin Efsane Adamı Osman Kavuncu ( 1977),  Halk Şairi Molu&rsquo;lu Revai ( 1980),  Derdin Derdim Anadolu &Acirc;şık Ali &Ccedil;atak Hayatı ve Eserleri ( 1985),  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/mimar"title="mimar" >Mimar</a> Sinan Şiirleri &ndash;(1988 ),  Bah&ccedil;e Şairleri Antolojisi ( E,  &Uuml;nver,  H. Yurdabak ile 1992),  G&ouml;n&uuml;l Sohbetleri,  G&uuml;ldestesi ( F. Halıcı,  H.Yurdabak ile -1996 ),  H. Hafiz Hulusi Satoğlu ve Şiirleri (2002 ),  Kayseri Ansiklopedisi / K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığı yayınları ( 2002 ),  ve D&uuml;nyamızdan Hoş Sedalar ( &uuml;&ccedil; ayrı kitap 2004,  2.cilt 2008,  3.cilt 2011 ) gibi yayımlanmış kitaplarından sadece bazılarıdır. Ayrıca Abdullah Satoğlunun sanatı ve hayatı eserleri araştırmacı yazar Mustafa Ceylan tarafından kitaplaştırılmıştır.&nbsp;</p>
<p>
	Şimdi isterseniz araştırmacı yazar,  şair Abdullah Satoğlu&rsquo;nun yukarıda adını verdiğimiz<i> EDEBİYAT D&Uuml;NYAMIZDAN HOŞ SEDALAR</i> kitabı &uuml;zerinde duralım. Şu anda sizlere tanıtmaya &ccedil;alıştığım &ldquo;Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sedalar&rdquo; kitabı Ankara&rsquo;da Ak&ccedil;ağ Yayınları arasında g&uuml;n ışığına &ccedil;ıkan bu isimle yayımlanan 3. kitabıdır. ( Haziran 2011 ). Kitap tertemiz bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/baski"title="baskı" >baskı</a>yla 166 sayfa olarak yayımlanmıştır.&nbsp;</p>
<p>
	Abdullah Satoğlu 15 Mayıs 1934 Kayseri doğumludur. İstanbul Gazetecilik Y&uuml;ksek Okulu&rsquo;ndan mezun oldu. 1956&rsquo;dan itibaren 15 yıl s&uuml;reyle Kayseri&rsquo;de H&acirc;kimiyet gazetesi &ccedil;ıkardı. Daha sonra Filiz Dergisiyle T&uuml;rk edebiyatına merhaba dedi. Bir kısım şiirlerinde İsmeti,  kimi yazılarında B&uuml;lent M&uuml;şker imzasını kullandı. Edebiyatımızda son 50 yılda L&acirc;le Şairi olarak tanınıyor. Sanat ve k&uuml;lt&uuml;r &ccedil;alışmalarından dolayı bir&ccedil;okta &ouml;d&uuml;l&uuml; vardır. 1970 yılından bu yana Ankara&rsquo;da ikamet ediyor. Halen yazmayı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.&nbsp;</p>
<p>
	Abdullah Satoğlu,  son 50 yılda tanıdığı sanat ve k&uuml;lt&uuml;r alanında isim yapmış ve T&uuml;rk edebiyatı i&ccedil;inde tanınan,  bilinen ve &ouml;zellikle yakından tanıdığı şairleri,  yazarları &ldquo;Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sed&acirc;lar &ldquo; başlığı altında topladı. Birincisini 2004 &lsquo;te 40,  ikincisini 2008&rsquo; de 30 ve şimdide &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml;n&uuml; 2011 &lsquo;de yine 30 şair ve yazarı toplayıp tertemiz albenisi olan kitaplar halinde sanat d&uuml;nyasına sundu. Toplam olarak bu kitaplarda 100 kişiyi yazdığı makalelerle tanıtıyor. Bu 100 kişinin i&ccedil;inde bug&uuml;n hayatta olmayanların sayı 62&rsquo;dir. Onları da rahmetle saygıyla anıyorum.&nbsp;</p>
<p>
	Abdullah Satoğlu hazırladığı bu kitabının giriş b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde şuhları yazıyor: &ldquo; Elinizdeki &ldquo;Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sed&acirc;lar&rdquo;ın III. Cildini teşkil eden bu eser,  divan edebiyatımızın &uuml;nl&uuml; şairi Baki&rsquo;nin:&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	<i>Avizeyi bu &acirc;leme Davut gibi sal</i>&nbsp;</p>
<p>
	<i>Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş. </i>&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Mısralarında yola &ccedil;ıkarak,  &ouml;zellikle şiir d&uuml;nyamızsın son elli &#8211; altmış yılında,  g&ouml;k kubbemizde &ldquo;Hoş Seda &ldquo; bırakan se&ccedil;kin edip ve şairlerimizden bir kısmına dair,  &ccedil;eşitli vesilelerle kaleme aldığımız makaleler i&ccedil;ermektedir. Yazıların mahiyetinden de anlaşılacağı gibi eski şairlerimizden Hadimi&rsquo;nin:&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Kişi odur ki,  yerine koymaya bir eser&nbsp;</p>
<p>
	Eseri olmayanın yerinde yeller eser!&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	deyiminde ifadesini bulan ve T&uuml;rk Edebiyatına kazandırdıkları eserlerle,  sanat d&uuml;nyamıza renk katan sanat ve <a href="http://www.bloglar.tk/tag/fikir"title="fikir" >fikir</a> adamlarımızın yanında,  eğitim ve &ouml;ğretim alanında eserler veren değerli bilim adamlarımızın,  kişilik ve eseleriyle ilgili hatıra ve g&ouml;r&uuml;şlerimize de yer verilmiştir. &ldquo; diyor.&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Hazırlanan bu 3. ciltte 30 kişi vardır. Bu şair ve yazarların derli toplu bir makale &ccedil;er&ccedil;evesi i&ccedil;inde &ouml;zge&ccedil;mişleri,  kısaca eserleri sanat ve k&uuml;lt&uuml;r d&uuml;nyamızdaki yerlerini kimi zaman şiirlerinden bir,  iki d&ouml;rtl&uuml;k şiir vermek suretiyle akıcı,  yalın,  duru ve yaşayan bir T&uuml;rk&ccedil;eyle sergilemektedir. Kitaba alınan şairlerim<a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a> bu &ouml;zg&uuml;n ve lirik kimi zaman pastoral ve didaktik hoş <a href="http://www.bloglar.tk/tag/duygu"title="duygu" >duygu</a>lu &ouml;rnek şiirlerinden birer d&ouml;rtl&uuml;kle &ouml;rnek vermeği &ccedil;ok isterdim,  lakin k&ouml;şemiz buna el vermiyor. Tanıttığı bu şair ve yazarlar arasında bana da bu sayfalarda yer vermişlerdir.( S:71&ndash;73 ). &Ouml;zellikle beni <a href="http://www.bloglar.tk/tag/unutma"title="unutma" >unutma</a>dıkları i&ccedil;in kadim dostum Sevgili Abdullah Satoğlu&rsquo;na burada teşekk&uuml;rlerimi sunmak istiyorum. Şimdi bu kalıcı ve değerli eserde yer alanları yazıyorum: Mehmet akıllı Akdağ ( 1930 ),  Rıza Polat Akkoyunlu ( 1911- 1970 ),  Cevdet Aslang&uuml;l ( 1929 ),  Osman Baymak ( 1954 ),  Aşık Kemali B&uuml;lb&uuml;l ( 1928 ),  Dilaver Cebeci (1943- 2008 ),  Aydemir Doğan(1935 ),  Dr. Rahmi <a href="http://www.bloglar.tk/tag/duman"title="duman" >Duman</a>,  (1908&ndash;1985 ),  Ali Naili Erdem (1927 ),  Vedat Fidanboy (1944 ),  Y.Niyazi Gen&ccedil;osmanoğlu (1929&ndash;1992),  Mehmet G&ouml;kkaya (1922&ndash;1981 ),  Ergun G&ouml;ze (1931&ndash;2009 ),  Abd&uuml;lkadir G&uuml;ler ( 1946 ),  İbn&uuml;lemin Mahmut Kemal İnal ( 1870&ndash;1957 ),  Dr. Bekir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/mutlu"title="mutlu" >Mutlu</a> (1931 &ndash; 2009 ),  Ali Rıza &Ouml;nder ( 1918&ndash;1994 ),  Nurettin &Ouml;zdemir ( 1927 ),  İsmail &Ouml;zmel ( 1933 ),  Ali Kemal Parıldar ( 1928 ),  Mehmet Nuri Parmaksız ( 1974 ),  Cemal Safi ( 1938 ),  İbrahim Sağır (1936 ),  Faika Sarp ( 1950 ),  Ahmet Sevgi ( 1946 ),  &Uuml;mit Fehmi Sorgunlu ( 1949 &ndash; 2010 ),  Tahsin Şent&uuml;rk ( 1948 ),  Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan( 1898 1978 ) ,  İlter Yeşilay ( 1967 ) ve Ahmet Y&uuml;zendağ ( 1927&ndash;1980). Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sedalar &ldquo; adını kitabın 3. cildinde yer almışlardır. Bunlardan da aramızdan ayrılanlar vardır. Onları da rahmetle anıyor,  Yaşayanlara sağlık ve <a href="http://www.bloglar.tk/tag/uzun"title="uzun" >uzun</a> &ouml;m&uuml;rler diliyorum..&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Sonu&ccedil; olarak,  araştırmacı yazar ve şair Abdullah Satoğlu&rsquo;nun bu &ccedil;alışmalarını,  hazırladığı bu değerli kitaplarını takdirle karşılıyoruz. Bu eserler sanat ve k&uuml;lt&uuml;r d&uuml;nyamızda ilerisi i&ccedil;in birer kaynak olacaktır. Hatta bunlar birleştirilince,  bir &ldquo;Yazarlar,  Şairler S&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; &ldquo; olma yolunda ayrı bir devasa Ansiklopedi &ouml;zelliğini de taşımış olacaktır. İnanıyoruz ki &ldquo;Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sedalar &ldquo; adını taşıyan bu değerli bulduğumuz eser,  gelecek nesiller i&ccedil;in yararlı ve aranılan bir kaynak olacaktır. &ldquo;Edebiyat D&uuml;nyamızdan Hoş Sedaları &ouml;ğretmenlerimize ve orta dereceli okullarda okuyan &ouml;ğrencilerimize &ouml;zellikle tavsiye ediyorum. B&ouml;ylesine bir eseri T&uuml;rk Edebiyatına kazandıran sevgili Abdullah Satoğlu ve Ak&ccedil;ağ Yayınları mensuplarına teşekk&uuml;r ediyor,  emeği ge&ccedil;enlerin c&uuml;mlesine sağlıklı &ouml;m&uuml;rler diliyorum.&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	<i>Meraklısı i&ccedil;in Ak&ccedil;ağ yayınları:0312- 4321798 &ndash; 4338651.</i>&nbsp;</p>
<p>
	<i>Veya: akcag@com.tır</i>&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/abdullah-satoglu-ve-edebiyat-dunyamizdan-hos-sedalar-iii.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydın&#8217;da Şiir, Kitap ve İmza Günleri</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/aydinda-siir-kitap-ve-imza-gunleri.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/aydinda-siir-kitap-ve-imza-gunleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Aug 2011 10:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara şehir yaşamı şiirleri blog]]></category>
		<category><![CDATA[aydinda]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[gunleri]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3551</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği, S&#246;ke Şairler ve Yazarlar Derneği&#8217;nin katkılarıyla 28 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Aydın&#8217;da Vali Recep Yazıcıoğlu K&#252;lt&#252;r Merkezi Salonu&#8217;nda Aydınlı ve S&#246;keli şair, ve yazarların eserleri halka a&#231;ık bir sergi ortamında a&#231;ıldı. A&#231;ılışını Aydın İl K&#252;lt&#252;r ve Turizm M&#252;d&#252;r&#252; Nuri Aktaka ve İl &#214;zel İdare Genel Sekreteri Halil İbrahim Aktemur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/aydinda-siir-kitap-ve-imza-gunleri-1312614096.jpg"></img><![if gte mso 9]></p>
<p>
<![endif]>&nbsp;</p>
<p>
	Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği,  S&ouml;ke Şairler ve Yazarlar Derneği&rsquo;nin katkılarıyla 28 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Aydın&rsquo;da Vali Recep Yazıcıoğlu K&uuml;lt&uuml;r Merkezi Salonu&rsquo;nda Aydınlı ve S&ouml;keli şair,  ve yazarların eserleri halka a&ccedil;ık bir sergi ortamında a&ccedil;ıldı. A&ccedil;ılışını Aydın İl K&uuml;lt&uuml;r ve Turizm M&uuml;d&uuml;r&uuml; Nuri Aktaka ve İl &Ouml;zel İdare Genel Sekreteri Halil İbrahim Aktemur ve Aydın Belediyesi b<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>an yardımcısı Şefika G&uuml;lay G&uuml;nday tarafından a&ccedil;ılışı 01. 08.2011 Pazartesi g&uuml;n&uuml; <a href="http://www.bloglar.tk/tag/saat"title="saat" >saat</a> 16.00 da ger&ccedil;ekleşti. İl K&uuml;lt&uuml;r ve Turizm M&uuml;d&uuml;r&uuml; Nuri Aktaka,  serginin a&ccedil;ılışını yaparken &ouml;zetle şunları s&ouml;yledi:&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Aydın&rsquo;ımızda efeler diyarında şairlerimiz ve yazarlarımız vardır. Onlarla gurur duyuyoruz,  . B&ouml;ylesi sanat,  k&uuml;lt&uuml;r i&ccedil;erikli bir serginin sıcak bir ortamda Aydın&rsquo;da,  S&ouml;ke ve Nazilli &lsquo;den gelen şair ve yazarlarımızın şiirlerini,  kitaplarını burada halka a&ccedil;ık olarak g&ouml;rmek bizleri sevindiriyor. Başta Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği başkanı Ş&uuml;kr&uuml; &Ouml;ks&uuml;z <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a> &uuml;zere t&uuml;m emeği ge&ccedil;enleri tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum &ldquo; dedi.&nbsp;</p>
<p>
	 &nbsp;</p>
<p>
	Şiir ve kitap sergisi ve imza g&uuml;nleri,  15 g&uuml;n a&ccedil;ık olarak kalacaktır. Şiir ve kitaplarıyla katılanlar:&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Mustafa Kemal Yılmaz,  </strong> Sadettin Demirayak,  <strong> Ş&uuml;kr&uuml; &Ouml;ks&uuml;z,  </strong> T&uuml;lay Sarayk&ouml;yl&uuml;,  <strong> Abd&uuml;lkadir G&uuml;ler,  </strong>Mehmet Orhan,  <strong>Yaşar Uyar,  </strong>Ali Haydar &Ouml;zt&uuml;rk,  <strong>S&uuml;leyman İncedal,  </strong><strong> </strong>Metin Akdeniz<strong>,  </strong> <strong>Şefika &Ccedil;obanoğlu,  </strong> G&uuml;ner D<a href="http://www.bloglar.tk/tag/okuyucu"title="okuyucu" >okuyucu</a>,  <strong> Nevzat Se&ccedil;en,  </strong> Nesrin &Ouml;zdamar,  <strong>Naim &Ouml;zdamar,  </strong> Ali Didili,  <strong>Belma Alper U&ccedil;ar</strong>,  Erg&uuml;l G&uuml;l,  <strong>Abdullah <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bedel"title="bedel" >Bedel</a>oğlu,  </strong> Savaş Sarıkaya,  <strong>Yıldız Nadir &Uuml;nl&uuml; Erg&uuml;n </strong>Doğan,  <strong> &Ouml;zlem Alg&uuml;n Akdağ</strong>,  Osman G&ouml;k&ccedil;e,  <strong> Ertan Acar </strong>ve Nesrin &Ouml;zdamar şiir ve kitaplarıyla sergiye katıldılar.&nbsp;</p>
<p>
	Aydın&#39;da <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a>lanan ve 15 g&uuml;n devam edecek olan Şir vekitap imza g&uuml;nlerinin sağlıklı ve başarılı ge&ccedil;mesini diliyor ve t&uuml;m emeği ge&ccedil;enleri sanatımız ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z adına tebrik ediyoruz&#8230; S&ouml;z&uuml;m&uuml; Eski Aydın Milletvekili Sayın Mustafa Kemal Yılmaz&#39; ın t&uuml;m kitaplarının &ouml;n sayfalarında &ouml;zenle yazılıp yer alan bir s&ouml;z&uuml;yle bağlamak istiyorum.&nbsp;</p>
<p>
	<strong>KİMİ &Ccedil;OKTAN YİTMİŞ<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>KİMİ EĞİK,  KİMİ YAN YATMIŞ<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>KİMİNİN KIRILMIŞ BAŞI&#8230;<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>KİTAPLAR İSE DİMDİK,  HEP AYAKTA<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>KİTAPLAR<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>EN DAYANAKLI<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>MEZAR<br />
	</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>TAŞI&#8230;.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>M. Kemal YILMAZ</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&Uuml;&ccedil; Demet Şiir / Aydın 2006.</strong>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/aydinda-siir-kitap-ve-imza-gunleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayında Ataistin Kabul Olan Duası! (!)</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/ramazan-ayinda-ataistin-kabul-olan-duasi.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/ramazan-ayinda-ataistin-kabul-olan-duasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 07:19:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ataistin]]></category>
		<category><![CDATA[ayinda]]></category>
		<category><![CDATA[duasi]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3489</guid>
		<description><![CDATA[D&#252;nya yerinde d&#246;nmeye devam ede dursun; Bir yanda doğanlar, bir yanda &#246;lenler, bir yanda a&#231;lar, bir yanda toklar, bir yanda inananlar, bir yanda inanmayanlar, bir yanda akşam, bir yanda sabah; &#8221;Hoşgeldin ya şeh-ri Ramazan&#8221; *** Ramazan Ayına &#8221;hoşgeldin&#8221; deme gibi g&#252;zel bir geleneğimiz var.. İstedim ki bu g&#252;zel geleneğe uyalım ve hoşluk i&#231;inde girelim Ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/ramazan-ayinda-ataistin-kabul-olan-duasi-1312172344.jpg"></img>
<p>D&uuml;nya yerinde d&ouml;nmeye devam ede dursun;<br />
Bir yanda doğanlar, bir yanda &ouml;lenler, bir yanda a&ccedil;lar, bir yanda toklar, bir yanda inananlar, bir yanda inanmayanlar, bir yanda akşam, bir yanda sabah; <strong>&#8221;Hoşgeldin ya şeh-ri Ramazan&#8221;</strong></p>
<p>***</p>
<p>Ramazan Ayına &#8221;hoşgeldin&#8221; deme gibi g&uuml;zel bir geleneğimiz var.. <br />
İstedim ki bu g&uuml;zel geleneğe uyalım ve hoşluk i&ccedil;inde girelim Ramazan Ayına.. Onun i&ccedil;in de Ramazana &ouml;zel bir fıkra se&ccedil;tim..</p>
<p><strong>ATAİSTİN KABUL OLAN DUASI:</strong></p>
<p><em>Ataist bir adam bir g&uuml;n ormanda geziyor ve etrafındaki g&uuml;zelliklere bakıyormuş; <strong>&#8221;Evrim ne g&uuml;zellikler yaratıyor!&#8221; </strong>diye, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p mest oluyormuş..<br />
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış.. Adam b&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;yle ka&ccedil;ıyormuş ama her arkasına bakışında ayının arkasından koştuğunu g&ouml;r&uuml;yormuş&#8230; <br />
Dakikalarca s&uuml;ren bir ka&ccedil;ışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış.. Ayı hemen adamın &uuml;zerine atlamış, pen&ccedil;esini kaldırmış, tam vurmaya <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a>lanırken adam; <strong>&#8221;Allah&#8217;ım!&#8221; </strong>diye bağırmış. <br />
Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş.. Ormandaki nehir bile akmaz olmuş.. Orman kararmış ve g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden s&uuml;z&uuml;len bir ışık adamın &uuml;zerine parlamış.<br />
&Ccedil;ok derinden gelen ilahi bir ses adama: <strong>&#8221;Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?&#8221; </strong>demiş.</p>
<p>Adam utan&ccedil; i&ccedil;inde: <strong>&#8221;Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI DiNDAR yapabilirsin&#8221; </strong>demiş..</p>
<p>Derinden gelen ses: <strong>&#8221;peki&#8221; </strong>diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.<br />
Nehir tekrar akmaya baslamış.. Her şey eski haline d&ouml;nm&uuml;ş. <br />
Ayı iki pen&ccedil;esinide g&ouml;ge doğru &ccedil;evirmiş, ve konuşmaya başlamış; <strong>&#8221;ALLAHIM, senin rızkınla orucumu a&ccedil;ıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere&hellip;&#8221; </strong>(!)</em></p>
<p>***</p>
<p>Allah, oru&ccedil; da dahil, her t&uuml;rl&uuml; ibadetlerinizi kabul etsin efendim.. Hayırlı Ramazanlar diliyorum&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>&#8221;Melekler Y&uuml;reğinizden &Ouml;ps&uuml;n&#8221;</p>
<p>Sabiha Rana</p>
<p>***</p>
<p><strong>Facebook: </strong><a onmousedown="return clk(this.href,   '',   '',   '',   '2',   'tojHVFGuDYjL2pSnN_Q38A',   '0CB0QFjAB')" href="http://www.facebook.com/pages/Sabiha-Rana/195799070435351"><strong>Sabiha Rana | Facebook</strong></a></p>
<p><strong>Facebook : </strong><a href="http://www.facebook.com/sabiha.rana"><strong>http://www.facebook.com/sabiha.rana</strong></a></p>
<p><strong>Twitter: </strong><a href="http://twitter.com/#!/sabiharana"><strong>http://twitter.com/#!/sabiharana</strong></a></p>
<p><strong>Naberler.com:   </strong><a href="http://www.naberler.com/Blog.aspx?Web=sabiharana&amp;CID=6076"><strong>http://www.naberler.com/Blog.aspx?Web=sabiharana&amp;CID=6076</strong></a></p>
<p><strong>YouTube: </strong><a href="http://youtube.com/user/SabihaRana"><strong><img width="17" height="17" align="top" alt="Sabiha Rana adlı kişinin profil resmi" border="0" src="http://lh5.googleusercontent.com/-QiphLk7n6jg/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAAA/bMp_fxfm8tw/s17-c-k/photo.jpg" />Sabiha Rana</strong></a></p>
<p>İletişim: <a href="mailto:sabiharana@sabiharana.com"><strong>sabiharana@sabiharana.com</strong></a></p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/ramazan-ayinda-ataistin-kabul-olan-duasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;nın ekseni ırkçılığa doğru kayıyor</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/avrupanin-ekseni-irkciliga-dogru-kayiyor.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/avrupanin-ekseni-irkciliga-dogru-kayiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 07:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[avrupanin]]></category>
		<category><![CDATA[dogru]]></category>
		<category><![CDATA[ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[irkciliga]]></category>
		<category><![CDATA[kayiyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3417</guid>
		<description><![CDATA[Norve&#231;&#8217;te yaşanan ter&#246;r ve katliam, Avrupa&#8217;daki ırk&#231;ı siyasetlerin sonucudur. Son yıllarda Avrupa&#8217;da radikal sağın ve ırk&#231;ılığın artış eğiliminde olduğu bir ger&#231;ek. Avrupa&#8217;nın bir &#231;ok &#252;lkesinde &#8220;radikal sağ&#8221; akımlar, parlamentolarda boy g&#246;stermeye başladı. Merkez sağ partiler, oy alabilmek i&#231;in ırk&#231;ılığın tırmanmasına g&#246;z yumuyorlar, ırk&#231;ı hareketleri destekleyerek, yabancı d&#252;şmanlığını k&#246;r&#252;kl&#252;yorlar. Almanya&#8217;da T&#252;rkler, Romenler ve Bulgarlar, Fransa&#8217;da Tunus, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/avrupanin-ekseni-irkciliga-dogru-kayiyor-1311656182.jpg"></img>
<p>Norve&ccedil;&rsquo;te yaşanan ter&ouml;r ve katliam, Avrupa&rsquo;daki ırk&ccedil;ı siyasetlerin sonucudur.</p>
<p>Son yıllarda Avrupa&rsquo;da radikal sağın ve ırk&ccedil;ılığın artış eğiliminde olduğu bir ger&ccedil;ek. Avrupa&rsquo;nın bir &ccedil;ok &uuml;lkesinde &ldquo;radikal sağ&rdquo; akımlar, parlamentolarda boy g&ouml;stermeye başladı. Merkez sağ partiler, oy alabilmek i&ccedil;in ırk&ccedil;ılığın tırmanmasına g&ouml;z yumuyorlar, ırk&ccedil;ı hareketleri destekleyerek, yabancı d&uuml;şmanlığını k&ouml;r&uuml;kl&uuml;yorlar. </p>
<p>Almanya&rsquo;da T&uuml;rkler, Romenler ve Bulgarlar, Fransa&rsquo;da Tunus, Fas ve Cezayirliler, İngiltere&rsquo;de Hintli ve Pakistanlılar, genel olarak da Avrupa&rsquo;da M&uuml;sl&uuml;manlar son zamanlarda yoğunlaşan ırk&ccedil;ı saldırılarının hedefi haline gelmektedirler. </p>
<p>Avrupa <a href="http://www.bloglar.tk/tag/uzun"title="uzun" >uzun</a> zamandır bu eğilimleri g&ouml;rmezden geliyor, ekonomik kriz sonrası y&uuml;kselen milliyet&ccedil;i damarlara taviz vermekten de &ccedil;ekinmiyor. Avrupa kamuoyu &ouml;zellikle son zamanlarda Yunanistan&rsquo;a uygulanan kurtarma paketlerinden son derece rahatsız, Avrupa Birliğine g&uuml;ven d&uuml;ş&uuml;şte. Pek &ccedil;ok &uuml;lkede milliyet&ccedil;i hatta ırk&ccedil;ı radikal sağ partilerin oyları gitgide artıyor. K&ouml;keninde ırk&ccedil;ı &ouml;rg&uuml;tlerin yattığı bu siyasi partilerin parlamentolara girmesi kamuoyunda olağan karşılanıyor.</p>
<p>Norve&ccedil;, Avrupa ekonomik b&ouml;lgesine dahil, ama AB &uuml;yesi degil. Barış ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler &uuml;lkesi olarak bilinir, aşırı milliyet&ccedil;i ve ırk&ccedil;ı akımların gelişmesine <a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a> vermez, bu tip radikal eğilimleri dengelemeye &ccedil;alışırdı. </p>
<p>D&uuml;nyanın en <a href="http://www.bloglar.tk/tag/huzurlu"title="huzurlu" >huzurlu</a> &uuml;lkelerinden biri olarak bilinen Norve&ccedil;, peşpeşe ve aynı kişi tarafından ger&ccedil;ekleşen iki ter&ouml;rist saldırı ile şoka uğradı. Kendini aşırı sağcı neo-nazi ve M&uuml;sl&uuml;man karşıtı olarak tanımlayan Norve&ccedil;li ırk&ccedil;ı ter&ouml;rist onlarca gen&ccedil; insanı g&ouml;z&uuml;n&uuml; kırpmadan katletti. Gerek&ccedil;esi ise Norve&ccedil;&rsquo;te uygulanan politikaların &ccedil;ok fazla &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml; ve yabancılara karşı fazla toleranslı olmasıydı. Ter&ouml;rist Hollandalı ırk&ccedil;ı siyaset&ccedil;i Geert Wilders&rsquo;ın de hayranı olduğunu a&ccedil;ıkladı. </p>
<p>Avrupa&rsquo;nın 11 Eyl&uuml;l&rsquo;&uuml; olarak nitelendirilen saldırı, tam tersi katıksız Avrupa mo<a href="http://www.bloglar.tk/tag/deli"title="deli" >deli</a> bir ter&ouml;r eylemidir. Yabancılara d&uuml;şmanlıkla bilenmiş, dengesiz ve ırk&ccedil;ı bir ruh hali, Avrupa modeli ter&ouml;rizme imzasını atmış oldu. </p>
<p>Avrupa&rsquo;da son on yıldır k&ouml;r&uuml;klenen aşırı milliyet&ccedil;ilik, ırk&ccedil;ılık ve yabancılara tahamm&uuml;ls&uuml;zl&uuml;k işte yıllar sonra bumerang gibi geldi kendisini vurdu. </p>
<p>Almanya ve Fransa&rsquo;da da aynı ruh hali sokaklarda kol geziyor. Sadece yabancılar ve g&ouml;&ccedil;menler değil, Avrupa&rsquo;nın kendi halkı da tehdit altında. </p>
<p><b>Her fırsatta T&uuml;rkiye&rsquo;nin eksenini doğuya doğru kaymakla su&ccedil;layan Avrupa, kendi eksininin ırk&ccedil;ılığa doğru kaydığını farketmesi i&ccedil;in, umarım bug&uuml;n Norve&ccedil;&rsquo;teki gibi katliamları, ge&ccedil;mişte de Almanya&rsquo;daki gibi insanlık trajedilerini yeniden yaşamak durumunda kalmaz.</p>
<p>
</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/avrupanin-ekseni-irkciliga-dogru-kayiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masokisizm</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/masokisizm.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/masokisizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 07:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[masokisizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3416</guid>
		<description><![CDATA[Değerli kavalcımız bizim bilmediğimiz bir zaman ve fantastik boyut diye tabir edebileceğimiz bir platformda ilerlerken yol &#252;zerinde akıl almaz bir telaş ile karşılaşmış ve irkilmiş.&#160; Bu potsuz kargaşanın nedenini &#246;ğrenmek &#252;&#231;&#252;n zaman kaybetmeden en yakınındaki yaşam formuna yaklaşmış ve s&#252;alini y&#246;neltmiş, &#160; -Efenim bu muazzam kargaşa, bu zihinlerin dinginliğini pokerize eden, bu &#231;or &#231;ağırıcısı telaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/masokisizm-1311656182.jpg"></img>
<p>
	Değerli kavalcımız bizim bilmediğimiz bir zaman ve fantastik boyut diye tabir edebileceğimiz bir platformda ilerlerken yol &uuml;zerinde akıl almaz bir telaş ile karşılaşmış ve irkilmiş.&nbsp;</p>
<p>
	Bu potsuz kargaşanın nedenini &ouml;ğrenmek &uuml;&ccedil;&uuml;n zaman kaybetmeden en yakınındaki yaşam formuna yaklaşmış ve s&uuml;alini y&ouml;neltmiş, &nbsp;</p>
<p>
	-Efenim bu muazzam kargaşa,  bu zihinlerin dinginliğini pokerize eden,  bu &ccedil;or &ccedil;ağırıcısı telaş neyin nesi?<br />
	Değerli yaşam formumuzda yanıtlamış, <br />
	- Bu sadece Mayıs Krali&ccedil;esinin bahar temizliği&#8230;</p>
<p>	şimdi Masokisizmde tam bu noktadan cereyan eden yahut ettirilen bir akım.Kendisine mazhar <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a> o kadarda <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kolay"title="kolay" >kolay</a> değil &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu felsefeyi &ouml;z&uuml;msemek bir tırtılın tegayy&uuml;re uğraması kadar eziyetli bir &uuml;lfet idir.Ademoğullarının tıyneti itibari ile b&uuml;nyesinde barındırdığı assai &ccedil;eşit tansiyonel olaya maruz bırakıcı davranışlara bir tepki misali hayata ge&ccedil;miş yahut ge&ccedil;irilmiştir. Burada karaladığımız satırların hi&ccedil;birisi sizlere Masokisizmi %100<br />
	anlatmaya yetmeyecektir o y&uuml;zden doğru zamanı beklemeniz etkili bir hareket olacaktır.</p>
<p>	Dizelerimi değerli şairin zihinleri yalaz misali kavuracak şu s&uuml;aliyle sonlandırmak istiyorum, <br />
	-Işığın hızını biliyoruz, peki ya karanlığın?</p>
<p>	iyi g&uuml;nler.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/masokisizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derin Hoca&#8217;nın büyüsü ve Nüfel dayının öyküsü</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/derin-hocanin-buyusu-ve-nufel-dayinin-oykusu.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/derin-hocanin-buyusu-ve-nufel-dayinin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 07:56:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[buyusu]]></category>
		<category><![CDATA[dayinin]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[hocanin]]></category>
		<category><![CDATA[nufel]]></category>
		<category><![CDATA[oykusu]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3411</guid>
		<description><![CDATA[Ortaokulu bitirdiğim sene, zamanın ge&#231;mek bilmediği g&#252;nlerden birinde, annemin o sıralar bir g&#246;let inşaatında &#231;alışan akrabası, hastalanan karısı ve kızını k&#246;yden alıp bize getirmişti. Kadının hastalığını şimdi hatırlamıyorum. Ama on g&#252;n kadar Elazığ&#8217;da, şöyle ki bizde kalması gerekiyordu. Mahmut abenin o kadar izni yoktu. &#199;alıştığı şantiyeye geri d&#246;necekti. Nereden estiyse, ben de onunla gitmek istedim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/derin-hocanin-buyusu-ve-nufel-dayinin-oykusu-1311656181.jpg"></img>
<p>
	Ortaokulu bitirdiğim sene,  zamanın ge&ccedil;mek bilmediği g&uuml;nlerden birinde,  annemin o sıralar bir g&ouml;let inşaatında &ccedil;alışan akrabası,  hastalanan karısı ve kızını k&ouml;yden alıp bize getirmişti. Kadının hastalığını şimdi hatırlamıyorum. Ama on g&uuml;n kadar Elazığ&rsquo;da,  şöyle ki bizde kalması gerekiyordu. Mahmut abenin o kadar izni yoktu. &Ccedil;alıştığı şantiyeye geri d&ouml;necekti. Nereden estiyse,  ben de onunla gitmek istedim. Aklımca,  on g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne de olsa can sıkıntısından firoş edecektim.&nbsp;</p>
<p>
	Ertesi sabah; camında &ldquo;Harput Ceylanı&rdquo; yazan,  kamyondan bozma,  &uuml;st&uuml; a&ccedil;ık bir k&ouml;y otob&uuml;s&uuml;ne bindik. Hasır taburelere oturarak,  koyunların,  ke&ccedil;ilerin,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/tavuk"title="tavuk" >tavuk</a>ların arasında yola koyulduk. G&ouml;let inşaatına giden yol ayrımında &uuml;st&uuml;m&uuml;z başımız kıl,  t&uuml;y i&ccedil;inde Harput Ceylanı&rsquo;ndan indik. Oradan,  tepelerin arasında kıvrılarak uzanan toprak bir yolda iki <a href="http://www.bloglar.tk/tag/saat"title="saat" >saat</a> y&uuml;r&uuml;yerek g&uuml;nl&uuml;k g&uuml;neşlik bir &ouml;ğlen vakti şantiyeye vardık.&nbsp;</p>
<p>
	Şantiye b&uuml;y&uuml;k&ccedil;e bir derenin kenarına kurulmuştu. Beş tane prefabrik baraka ile k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kerpi&ccedil; ev vardı. Şantiyeden epey aşağıda dozer ve damperli kamyonlar &ccedil;alışıyordu. İlk barakanın dereye bakan tarafında; altında &uuml;st&uuml; meşe dallarıyla kaplı bir b&uuml;y&uuml;k&ccedil;e bir &ccedil;ardak vardı. &Ouml;nce &ccedil;ardakta oturup birer soğuk ayran i&ccedil;tik. Sonra Mahmut abe bize ayran getiren odacıdan odasının anahtarını alıp barakaya gitti. Ama gitmesiyle pencereden odacıya bağırması bir oldu. Odacı koşarak giderken ben de arkasına takıldım. Baraka,  dar bir koridorun iki yanında karşılıklı d&ouml;rt odadan oluşuyordu. Mahmut abenin odasına girdiğimizde y&uuml;z&uuml;n&uuml;n kire&ccedil; gibi olduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Titreyen bir sesle,  odacıya;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Ben yandım!&rdquo;</strong> dedi.<br />
	&Uuml;st&uuml;nde bir daktiloyla evrak ve yazı malzemelerinin bulunduğu tahta masanın &ccedil;ekmecesi ardına kadar a&ccedil;ıktı. Boş &ccedil;ekmeceye bakan Mahmut abe;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Paralar! İş&ccedil;ilerin aylığı,  mazot parası,  avanslar,  iaşe parası&hellip; Hepsi gitmiş!&rdquo;</strong> dedi. Sonra odacıya sitem ederek;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Sana o kadar,  bu odaya g&ouml;z kulak ol demiştim. Ne yapacağım şimdi ben?&rdquo; </strong>&nbsp;</p>
<p>
	Odacı; elli,  ellibeş yaşlarında,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/uzun"title="uzun" >uzun</a> boylu,  geniş y&uuml;zl&uuml;,  ağarmış dağınık sa&ccedil;ları,  birka&ccedil; g&uuml;nl&uuml;k sakalı ve iri g&ouml;zleriyle d&uuml;nyaya meydan okur gibi bakan heybetli bir adamdı. Sağ kaşının ortasından alnına doğru derin bir yara izi uzanıyordu. Geniş ve dik omuzuna &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml; puşisi,  cepkeni,  şalvarı ve ayağındaki ucu kıvrık yemenisi ile birinci bakışta insanda <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >korku</a> uyandıran biriydi. BAşık Olmaya bir yara izi de kulağının yanından başlayıp kalın ve etli &ccedil;enesinin yanından ge&ccedil;ip boğazından aşağı iniyor,  yakasız g&ouml;mleğinin altında kayboluyordu. Yaşlı olmasına rağmen tehlikeli birine benziyordu. O da ş<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >aşk</a>ın ve &uuml;zg&uuml;nd&uuml;. Mahmut abe adama;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;&Ccedil;abuk pikabın şof&ouml;r&uuml;n&uuml; &ccedil;ağır,  karakola gideceğim.&rdquo;</strong> deyince,  odacı;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Gurban olam Mahmut beg,  hele birez dur!&rdquo;</strong> dedi. <strong>&ldquo;Garagola gideceksin de ne olacak? &Ccedil;ekmecenin anahtarı sendeydi lakin odanın anahtarı bendeydi. Para bahan emanetti! Cenderme &ouml;nce beni,  sonra aş&ccedil;ıyı,  sonra ş&ouml;ferleri,  sonra da iş&ccedil;ileri&hellip; hepimizi bir bir falakaya yatıracak. Su&ccedil; desen,  illa ki adamlardan biri zopaya tehamm&uuml;l etmeyecek; &ldquo;Yeter,  vurmayın,  ben yaptım!&rdquo; diyecek. C&uuml;r&uuml;m o garibanın &uuml;st&uuml;ne galdığı gibi para da gidecek. Dur birez,  hemen cendermeye heves etme!&rdquo; </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Candarmaya gitmeyeyim de ne yapayım N&uuml;fel dayı? Patrona ne diyeceğim ben?&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	N&uuml;fel dayı,  şalvarının cebinden t&uuml;t&uuml;n tabakasını &ccedil;ıkarıp bir sandalyeye oturdu. Bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/sigara"title="sigara" >sigara</a> sardı. Benzin kokan fitilli &ccedil;akmağıyla sigarasını yaktı. Sigarasından birka&ccedil; derin soluk &ccedil;ektikten sonra,  soran bakışlarla Mahmut abeye bakıp;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Mahmut beg,  senin bahan itimadın var mıdır?&rdquo;</strong> dedi.&nbsp;</p>
<p>
	Mahmut abe,  biraz teredd&uuml;t ettikten sonra;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Tabii ki var N&uuml;fel dayı. Yav sen de &ouml;yle bir şey s&ouml;yledin ki şimdi!&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Darılma Mahmut beg,  sen benim eski halımı ahvalımı bilisen,  demem ondandır.&rdquo; </strong>&nbsp;</p>
<p>
	Bir s&uuml;re ikisi de sustu. Sonra N&uuml;fel dayı;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Bak Mahmut beg,  bu işin altından bi tek Derin Hoca kalkar. Hoca,  bu aylarda ya Piran&rsquo;dadır,  ya Gisto&rsquo;dadır. Gelirse alıp getireyim. Eğer o hırsızı bulamazsa o zaman işi cendermeye havale edersin. Ben de ceremem neyse &ccedil;ekerim gardaşım.&rdquo; </strong>dedi.&nbsp;</p>
<p>
	Mahmut abe biraz d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kten sonra sessizce kabul etti.<br />
	N&uuml;fel dayı;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Yarın zabah erkenden d&ouml;nerim. Ben gelinceye gader kimseye paranın &ccedil;alındığını s&ouml;yleme.&rdquo;</strong> dedikten sonra,  inşaat sahasındaki koyu yeşil renkli bir pikaba binip gitti.&nbsp;</p>
<p>
	Mahmut abeyle odadan &ccedil;ıktık,  gidip &ccedil;ardağın altında oturduk. Peş peşe t&uuml;t&uuml;n sarıp i&ccedil;en Mahmut abe derin bir d&uuml;ş&uuml;nceye dalmıştı. Beni unutmuştu. G&ouml;let sahasından gelen iş makineleriyle,  taş boşaltan kamyonların g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml;ne deredeki kurbağaların sesi karışıyordu. Canım sıkılmıştı. Geldiğime geleceğime pişman olmuştum. Sessizce kalkıp dereye indim. Cam gibi saydam ve berrak bir su,  taşların arasında kıvrımlar yaparak akıyor,  suyun i&ccedil;indeki yuvarlak taşlar g&uuml;neşte g&ouml;z kırparak parıldıyordu. Derenin iki kıyısında adını bilmediğim bir s&uuml;r&uuml; bitki vardı. Bir taşın &uuml;st&uuml;ne oturup,  suyun akışını seyre daldım. Bir şey mantığıma takılmıştı; odacının,  &lsquo;eski halım,  ahvalım&rsquo; dediği şey! Bu vahşi g&ouml;r&uuml;n&uuml;şl&uuml; adamın mazisinde bir sır olmalıydı. Bir an,  gidip Mahmut abeye sormayı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Sonra vazge&ccedil;ip dere boyunca dolaşmaya &ccedil;ıktım. Okuduğum macera romanlardaki ıssız yerleri keşfe &ccedil;ıkmış biri gibi hissediyordum kendimi. Ama biraz ilerleyip,  tırmandığım bir kayanın &uuml;st&uuml;nde kurumuş bir yılan derisi g&ouml;r&uuml;nce tırstım ve şantiyeye geri d&ouml;nd&uuml;m.&nbsp;</p>
<p>
	O gece &ccedil;ardağın altında,  l&uuml;ks lambasının ışığında oturup yemek yedik. Sonra &ccedil;aylar geldi. İş&ccedil;ilerin sohbeti,  şarkı t&uuml;rk&uuml; s&ouml;ylemeleri bitince herkes barakasına uyumaya gitti. Mahmut abenin odasında bana yapılan yatakta,  dereden gelen kurbağa seslerini dinlerken uyumuşum.&nbsp;</p>
<p>
	Sabahın birinci ışıklarıyla birlikte uyandım. Mahmut abe h&acirc;l&acirc; uyuyordu. Sessizce giyinip &ccedil;ardağın altına gittim. Serin bir r&uuml;zg&acirc;r esiyor,  toprak yoldan tozlar kalkıyordu. Etrafta kuş cıvıltılarıyla derenin sesinden bAşık Olmaya ses yoktu. Biraz sonra aş&ccedil;ı kalktı. Derede elini y&uuml;z&uuml;n&uuml; yıkadıktan sonra mendiliyle y&uuml;z&uuml;n&uuml; kurulayarak mutfağa gitti.&nbsp;</p>
<p>
	Mutfaktan &ccedil;orba kokuları yayılırken öteki iş&ccedil;iler de birer ikişer kalkmaya başlamıştı. Dereye inip y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkadım. Keyfim ka&ccedil;mıştı. Daha şimdiden on g&uuml;n <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >nasıl</a> ge&ccedil;ecek diye dertlenmeye,  başlamıştım. Aş&ccedil;ının seslenmesiyle yukarı &ccedil;ıkıp &ccedil;ardağın altında isteksizce &ccedil;orbamı i&ccedil;meye başlamıştım ki,  birden pikabın sesini işittik. Az sonra arkasından kaldırdığı bir toz bulutuyla barakanın &ouml;n&uuml;nde duran pikaptan &ouml;nce N&uuml;fel dayı,  sonra beyaz sarıklı,  c&uuml;bbeli,  uzun boylu,  zayıf,  elmacık kemikleri &ccedil;ıkık,  siyah sakallı,  sert bakışlı,  şalvarlı bir adam indi.&nbsp;</p>
<p>
	Bu adam Derin Hoca&rsquo;ydı. N&uuml;fel dayı pikabın arkasından &uuml;st&uuml; bezle &ouml;rt&uuml;l&uuml; bir &ouml;rme sepeti alıp hocayla birlikte &ccedil;ardağın yanına geldi. İş&ccedil;iler hocaya hoş geldin deyip yer g&ouml;sterdiler. &Ccedil;atık kaşlarıyla herkesi dikkatlice s&uuml;zen hoca herkesle merhabalaştıktan sonra Mahmut abe iş&ccedil;ilere,  kendisi Elazığ&rsquo;a gittiğinde odasına giren birinin &ccedil;ekmecedeki paraları &ccedil;aldığını s&ouml;yledi. Sonra,  &ccedil;alışmaya gitmeyip arkadaki barakanın g&ouml;lgesinde kendisini beklemelerini s&ouml;yledi. Benim varlığımı unutmuşlardı yine. Hocayla K&uuml;rt&ccedil;e konuştukları i&ccedil;in ne dediklerini tam anlamıyor,  merak i&ccedil;inde neler olacağını bekliyordum.&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;orbalar i&ccedil;ildikten sonra Mahmut abe,  N&uuml;fel dayı ve şof&ouml;r kalkıp iş&ccedil;ilerin yanına gittiler. Hoca da sepeti alıp mutfağa yollandı. O mutfağa girdikten az sonra sineklik takılmış pencereye yanaşıp i&ccedil;eriye baktım. Hoca yere &ccedil;&ouml;melmiş,  sepetten &ccedil;ıkardığı ayakları bezle bağlı beyaz bir tavuğun kanatlarını,  ters &ccedil;evirdiği mutfak kazanına s&uuml;r&uuml;yordu. Beni g&ouml;rmesinden korkarak gidip &ccedil;ardağın altında oturdum. Tuhaf şeyler olacağını sezmiş,  heyecanlanmaya başlamıştım. Az sonra mutfaktan &ccedil;ıkan hoca elinde sepetle Mahmut abenin odasına gitti. Ben de arkasından pencereye!.. Hoca,  t&uuml;yleri kazanın isiyle kapkara olmuş tavuğu odanın ortasına koyup,  sepeti de tavuğun &uuml;st&uuml;ne kapattıktan sonra barakanın arkasında bekleyenlerin yanına gitti.&nbsp;</p>
<p>
	Derin Hocanın,  tavuğun t&uuml;ylerini kazanın isine s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; benden bAşık Olmaya hi&ccedil; kimse bilmiyordu.&nbsp;</p>
<p>
	Hocanın iş&ccedil;ilere K&uuml;rt&ccedil;e s&ouml;ylediklerini Mahmut abe de K&uuml;rt&ccedil;e bilmeyenler i&ccedil;in T&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;eviriyordu. Hoca uzunca bir dua okuduktan sonra,  odadaki sepetin altında tavuk kılığında bir cin olduğunu,  onu okuyup &uuml;flediğini s&ouml;yledi. Herkes sırayla Mahmut abenin odasına girip,  besmele &ccedil;ekerek sağ elini sepetin altına sokacak,  cinin sırtını &uuml;&ccedil; defa sıvazlayacak ve avucunun i&ccedil;ine bakmadan elini yumruk şeklinde sıkıp odadan &ccedil;ıkacaktı. Hoca s&ouml;ylemeden hi&ccedil; kimse sağ elini a&ccedil;mayacaktı. Cin masum olanlara hi&ccedil; bir şey yapmayacaktı. Ama parayı &ccedil;alan kişi tavuk kılığındaki cine elini s&uuml;rer s&uuml;rmez &ouml;yle bir &ccedil;arpılacaktı ki,  ağzı bir tarafa,  burnu bAşık Olmaya tarafa gidecek,  y&uuml;z&uuml; k&ouml;m&uuml;r gibi kapkara olacak,  &ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar da &ouml;yle kalacaktı!&nbsp;</p>
<p>
	Hoca koridorda,  oda kapısının &ouml;n&uuml;nde yerini aldıktan sonra Mahmut abe birinci &ouml;nce N&uuml;fel dayıyı &ccedil;ağırdı. Kapının &ouml;n&uuml;nde N&uuml;fel dayının sağ bileğini tutan hoca,  bazı dualar okuyarak onu odaya soktu. Odadan &ccedil;ıkınca da,  sağ elinin kapalı olup olmadığını kontrol ederek onu koridorun sonuna g&ouml;nderdi. Sırayla herkes odaya girip &ccedil;ıktıktan sonra sağ elleri yumruk şeklinde sıkılı olarak N&uuml;fel dayının yanına g&ouml;nderildi. Son adam da &ccedil;ıkınca hoca herkesi dışarıya &ccedil;ağırdı.&nbsp;</p>
<p>
	Duvarın dibinde sıraya girince,  hoca yine dualar okuyarak baştan itibaren herkesin sağ elini tutup a&ccedil;maya başladı. Eli a&ccedil;ılanlar ellerindeki siyah lekeyi g&ouml;r&uuml;nce korkuya kapılıyor,  şaşkın bir y&uuml;z ifadesiyle; bu da nereden &ccedil;ıktı dercesine birbirlerine bakıyordu. Derken adamın birinin eli a&ccedil;ıldığında avucunun bembeyaz olduğunu g&ouml;rd&uuml;k. Hoca adamın bileğine yapışıp,  K&uuml;rt&ccedil;e;<br />
	<strong>&ldquo;Awa dizzek ew &eacute;!&rdquo;</strong> diye bağırdı. (şimdi hırsız bu!)<br />
	Herkes şaşırmıştı. Mahmut abe;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Hocam,  eğer bu adam parayı sakladığı yeri g&ouml;sterirse,  cine s&ouml;yle benim hatırım i&ccedil;in bu hırsızı &ccedil;arpmasın!&rdquo;</strong> dedi.<br />
	Adam ter i&ccedil;inde kalmış,  utancından kimsenin y&uuml;z&uuml;ne bakamıyor,  başını yerden kaldırmıyordu. Şeytana uyduğunu,  parayı sakladığı yeri g&ouml;stereceğini s&ouml;yledi.&nbsp;</p>
<p>
	Hoca bir m&uuml;ddet daha dualar okuyup d&ouml;rt bir tarafa &uuml;f&uuml;rd&uuml;kten sonra Mahmut abe,  hoca ve ben adamın parayı sakladığı yere gittik. Adam parayı şantiyeden epey uzağa,  bir kayanın altına saklamıştı. Parayı sayan Mahmut abe adama,  onu işten &ccedil;ıkardığını s&ouml;yleyip kovdu. Sonra hoca ile birlikte şantiyeye d&ouml;nd&uuml;k. Mahmut abe derin Hocaya biraz para verip adamı pikapla k&ouml;y&uuml;ne yolladı.&nbsp;</p>
<p>
	Olup bitenler hoşuma gitmişti. O gece &ccedil;ardağın altında N&uuml;fel dayı ile sohbet ederken bir ara cebinden bir nohut &ccedil;ıkardı. &Ccedil;akısıyla nohutu ikiye b&ouml;ld&uuml;. Puşisini sıkıca burup başına sardıktan sonra nohutun bir par&ccedil;asını kulağının hemen &uuml;st&uuml;nde,  puşisinin altına soktu. Eliyle,  yarım nohutun yerli yerinde olduğunu kontrol ettikten sonra &ccedil;akısını katlayıp cebine soktu. Merak etmiştim. Sorduğumda,  nohutu kulağının &uuml;st&uuml;ndeki bir noktaya bastırdığında baş ağrısının ge&ccedil;tiğini s&ouml;yledi. Uyumak i&ccedil;in kalktığımızda;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Zabahınan ava gideceğim. Burada tek başına yarensiz canın sıkılır. Mahmut beg <a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a> verirse sen de gel,  sana tabanca atmayı da &ouml;ğretirim!&rdquo;</strong> deyince sevin&ccedil;ten havalara u&ccedil;acaktım az daha.<br />
	Ama l&uuml;ks lambası s&ouml;n&uuml;p de yatağa girmemle,  mantığıma cinin gelmesi bir oldu. Ya cin h&acirc;l&acirc; odadaysa? Bildiğim b&uuml;t&uuml;n duaları peş peşe okuyup dururken uyumuşum.&nbsp;</p>
<p>
	Sabah,  daha g&uuml;neş doğarken N&uuml;fel dayının sesiyle uyandım. Giyinip &ccedil;ardağa koştum. N&uuml;fel dayı aş&ccedil;ıyla kumanya <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a>lıyordu. Birka&ccedil; tane sac ekmeği,  domates,  salatalık ve koca bir kalıp peynirle iki &ccedil;ay bardağı,  &ccedil;aydanlık,  yarısı dolu bir paket &ccedil;ay,  gazete k&acirc;ğıdına sarılmış bir avu&ccedil; kesme şeker,  hepsi b&uuml;y&uuml;k&ccedil;e bir beze konup &ccedil;ıkın yapıldıktan sonra masanın &uuml;st&uuml;nde duran av t&uuml;feğini omuzuna asan N&uuml;fel dayıyla yola d&uuml;şt&uuml;k. Koca av t&uuml;feği; bu iri yarı,  uzun boylu adamın omuzunda &ccedil;ocuk oyuncağı gibi duruyordu. Fişekliği ben taşıyordum.&nbsp;</p>
<p>
	Sevin&ccedil;ten u&ccedil;uyordum&#8230; Keyfime diyecek yoktu! Bir yandan sohbet ediyor,  bir yandan dere boyunca uzanan patikadan tepelere doğru y&uuml;r&uuml;yorduk. Bir koruluğun yanından ge&ccedil;erken kulağımıza keklik sesleri geldi. Bana sus işareti yapan N&uuml;fel dayı &ouml;nde,  sessiz adımlarla &ccedil;alıların arasına girdik. Biraz ilerleyince b&uuml;y&uuml;k&ccedil;e bir kayanın &uuml;st&uuml;nden bir kekliğin u&ccedil;tuğunu g&ouml;rd&uuml;k. Keklik uzaklaşmamıştı. H&acirc;l&acirc; yakınlarda bir yerden sesi geliyordu.&nbsp;</p>
<p>
	O sırada N&uuml;fel dayı dikkatlice yere bakmaya başladı. &Ouml;nce d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; bir şeyi aradığını sandım. Az sonra &ccedil;&ouml;melip parmağı ile yeri işaret etti. Yerde,  toprağın &uuml;st&uuml;ndeki &ccedil;alı &ccedil;ırpı par&ccedil;alarıyla,  kurumuş <a href="http://www.bloglar.tk/tag/yaprak"title="yaprak" >yaprak</a> ve otlardan bAşık Olmaya şey g&ouml;remiyordum. N&uuml;fel dayı g&uuml;lerek elini bir tutam ota doğru uzattı. Sonra bir hamlede onu avu&ccedil;ladı. öteki eliyle dikkatlice otları ayıklayınca avucundaki kuş ortaya &ccedil;ıktı. Bu bir keklik yavrusuydu. Keklik yavrusunu cebine koyan N&uuml;fel dayı parmağı ile bAşık Olmaya bir noktayı daha g&ouml;sterdi. Otların arasında bir keklik yavrusunun daha olduğunu anlamıştım,  ama onu g&ouml;remiyordum. N&uuml;fel dayı az &ouml;nceki gibi bir yavru daha yakaladı. Avucundaki otları ayıkladıktan sonra yavru kekliği bana verdi. T&uuml;yleri yeni &ccedil;ıkmış yavrunun kalbi &ccedil;ılgın gibi atıyordu. N&uuml;fel dayı,  anne kekliğin tehlikeyi sezince dikkatimizi kendi &uuml;zerine &ccedil;ekmek i&ccedil;in yakın bir yere u&ccedil;tuğunu,  hen&uuml;z u&ccedil;amayan yavruların ise pen&ccedil;eleriyle yerden bir tutam otu kavradıktan sonra sırt &uuml;st&uuml; yatarak gizlendiklerini anlattı. Sonra keklik yavrularını tekrar yere bıraktı. Yavrular pen&ccedil;eleriyle otları yakalayıp hemen sırt &uuml;st&uuml; yattılar. Bir anda yine g&ouml;zden kaybolmuşlardı. Onları alıp eve g&ouml;t&uuml;rmek istediğimi s&ouml;ylediğimde bana &ccedil;ok ilgin&ccedil; bir şey &ouml;ğretti. Keklik yavrularının kakaları t&uuml;ylerine yapışıp kururmuş. O y&uuml;zden yavrular b&uuml;y&uuml;y&uuml;nceye kadar anne keklik devamlı yavruların arkasındaki t&uuml;yleri temizlermiş. Temizlemezse yavrular zamanla kakalarını yapamayıp &ouml;l&uuml;rm&uuml;ş.&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;O işi sen yapamazsın yeğenim. &Ouml;l&uuml;r bu yavrular. Yazık olur&hellip; Şimdi biz gidince anne keklik gelip bunları alır. Yavrusu olan hayvanlar avlanmaz,  g&uuml;nahtır.&rdquo;</strong> dedi.&nbsp;</p>
<p>
	Kaşını tam ortadan ikiye b&ouml;len yara iziyle,  tehlikeli bir kavgadan yeni &ccedil;ıkmış bir kabadayıya benzeyen bu yaşlı adamın anlattıkları beni şaşırtıyordu. Gittik&ccedil;e sevmeye başlamıştım N&uuml;fel dayıyı.&nbsp;</p>
<p>
	Tekrar yola d&uuml;şt&uuml;k. Daha on adım atmamıştık ki,  yerde bir ıslaklık g&ouml;rd&uuml;k. N&uuml;fel dayının y&uuml;z&uuml; endişeyle asıldı. Bir m&uuml;ddet etrafı dinledi. T&uuml;feği omzundan indirip namluya fişek s&uuml;rerken;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Buraya ayı ya da <a href="http://www.bloglar.tk/tag/domuz"target="_blank"title="domuz" >domuz</a> işemiş.&rdquo;</strong> dedi. <strong>&ldquo;Yarım seat olmuş. <a href="http://www.bloglar.tk/tag/unutma"title="unutma" >Unutma</a> yeğenim,  domuz seni govalarsa sakın d&uuml;z goşma. Domuzlar goşarken sağa sola manevra yapamaz. Eğer sen manevra yaparak goşarsan,  şaşır,  seni govalamayı bırakır.&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Ya ayı kovalarsa?&rdquo; </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Allah yazdıysa bozsun yeğenim. Ayı saldırırsa goşmanın feydası yoktur.&rdquo;</strong><br />
	Etrafta vahşi hayvan varsa,  korkup ka&ccedil;sın diye havaya bir el ateş ettikten sonra tekrar yola koyulduk.<br />
	Şimdiden,  eve d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;mde arkadaşlarıma anlatacağım bir s&uuml;r&uuml; maceram olmuştu. Keyfim yerindeydi. Bir m&uuml;ddet sonra k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şelaleye geldik. Su,  d&ouml;k&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; yerdeki kayayı oymuş,  derin bir havuz oluşturmuştu. Suyun kenarında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kumsal vardı. Kumların &uuml;st&uuml; sabah su i&ccedil;meye gelen hayvanların ayak izleriyle doluydu. N&uuml;fel dayı tek tek,  b&uuml;t&uuml;n izlerin hangi hayvanlara ait olduğunu bana &ouml;ğrettikten sonra ateş yakıp &ccedil;aydanlığı &uuml;st&uuml;ne koyduk. Kahvaltı yaparken,  nereden mantığıma geldiyse;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;N&uuml;fel dayı,  senin &ccedil;ocuğun var mı?&rdquo;</strong> diye sordum.&nbsp;</p>
<p>
	Bu g&uuml;n gibi hatırlarım. Yaşlı adamın y&uuml;z&uuml;n&uuml; acı bir h&uuml;z&uuml;n kapladı. Uzaklara bakıp,  derin bir i&ccedil; ge&ccedil;irdikten sonra acı bir şeyi hatırlarmış gibi konuştu;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Bende &ccedil;oluk &ccedil;ocuk yoktur yeğenim. Ben he&ccedil; evlenmedim.&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	&Uuml;st&uuml;me vazifeymiş gibi;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Niye evlenmedin?&rdquo;</strong> dedim.&nbsp;</p>
<p>
	Bir s&uuml;re y&uuml;z&uuml;me g&uuml;l&uuml;mseyerek baktıktan sonra bir sigara sarıp,  ateşten aldığı ucu yanık bir dal par&ccedil;asıyla yaktı. Sonra;&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Anlatayım da dinle yeğenim.&rdquo;</strong> dedi.&nbsp;</p>
<p>
	Şunlar,  N&uuml;fel dayının o g&uuml;n bana s&ouml;ylediklerinden kelimesi kelimesine aklımda kalanlardır:&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Ben on dokuz yaşına yeni girmiştim ki,  babamı &ouml;ld&uuml;ren adamla,  onun gardaşını &ouml;ld&uuml;rd&uuml;m. Cendermelerin arasında,  Eleziz adliyesinden &ccedil;ıkarken,  tam merdivanların &uuml;st&uuml;nde vurdum onları!</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Babam vurulduğu g&uuml;n &uuml;st&uuml;ndeki ganlı g&ouml;mleği,  anam getirip &ouml;g&uuml;mde yere atmıştı.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Bu gan yerde galırsa sahan s&uuml;t&uuml;m&uuml; helal etmem!&rdquo; demişti.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>O dakka anlamıştım ki,  o adamı vurmak boynumun borcu olmuştur. &Ouml;b&uuml;r gardaşlarım daha k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;. Gaderim bu şekil tecelli etmişti artık!..</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Neysene yeğenim,  ben ataş a&ccedil;ınca cendermeler can derdine d&uuml;şt&uuml;,  her biri bi yana dağıldı. Onlar toparlanmadan başladım ga&ccedil;maya. Adliyenin arkasından Arpa meydanına,  ordan Bakırcılar &ccedil;arşısına,  ordan da tiren yoluna gader goştum. Cendermeler yetişemedi. &Ouml;nce Şorşor deresinde ağa&ccedil;ların arasında saklanıp bir zeman nefeslendim. Sonra Salı Baba&rsquo;daki bağların i&ccedil;inde gizlendim. Garanlık basınca anamgilin k&ouml;y&uuml;ne gittim. Daha ben gitmeden habarım gitmiş. Tebii,  ertesi g&uuml;n cenderme peşime d&uuml;şt&uuml;. Ben,  hısım akrabanın bir k&ouml;y&uuml;nden diğerine giderken,  cenderme de peşimden k&ouml;y k&ouml;y beni takibe başladı. Gittikleri k&ouml;ylerde akrabalarımdan her kim varsa falakaya yatırıp yerimi sorardı cenderme. Lakin kimse hiyanetlik etmedi bahan. Bir iki ay sonra da peşimi bıraktılar.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Derken yeğenim,  bi g&uuml;n Eleziz cendermesine yeni bir y&uuml;zbaşı geldi. Adam koca Eleziz&rsquo;de ganun ga&ccedil;ağı kim varsa peşine d&uuml;şt&uuml;. Daha altı ay dolmamıştı ki ben hari&ccedil;,  b&uuml;t&uuml;n ga&ccedil;akları tek tek eseledi (yakaladı). bundan sonra he&ccedil; bi yerde uzun zeman galamaz oldum. Eyi bir atım vardı,  dağdan dağa,  k&ouml;yden k&ouml;ye ga&ccedil;tım durdum. Lakin ben ga&ccedil;tık&ccedil;a y&uuml;zbaşı beni govaladı&hellip; Fıllaket bi adamdı!.. Dağ bayır demedi,  yaz gış demedi,  yağmur &ccedil;amur demedi govaladı durdu beni. Gittiği k&ouml;ylerde zopasını yemeyen bi Allahın gulu galmamıştı. </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>İnsan,  bir kere dağda gezmeye alışmasın yeğenim&hellip; bi daha mapusluğu g&ouml;ze alamaz.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Gen&ccedil;tim,  guvvetliydim,  kesgin nişancıydım,  attığımı vururdum. H&acirc;sılı bir ceng&acirc;verdim,  bir civandım ki,  sorma getsin!..</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Benim y&uuml;z&uuml;mden k&ouml;yl&uuml;lerin zopa yemesine i&ccedil;im yanıyordu ama nasıl olsa bu y&uuml;zbaşı beni govalamaktan yorulur,  peşimi bırakır diyordum. Lakin bırakmadı! O peşimi bırakmayınca ben Eleziz&rsquo;i bıraktım,  tuttum Mameki dağlarına gittim. Sandım ki,  y&uuml;zbaşı Eleziz hududunu ge&ccedil;ip de Mameki&rsquo;ye gelmez. Vallahi de geldi yeğenim!</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bu y&uuml;zbaşının benimle ne alıp veremediği vardı,  o g&uuml;n bu g&uuml;n keş&uuml;f edemedim getti. Canıma gastetmişti! Bu gader &uuml;st&uuml;me gelecek ne vardı yani,  altı &uuml;st&uuml; iki adam vurmuştum!..</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Neysene,  tam iki sene Mameki dağlarında da beni govaladı durdu bu y&uuml;zbaşı. Bir ga&ccedil; muharebeden canımı zor gurtardım. Yukarda Allah var,  isteseydim &ccedil;ok ekser vururdum. Lakin bilirim,  emir guludur diye can alıcı ataş etmezdim onlara. Bi zeman sonra ben bu y&uuml;zbaşıdan gorkmaya başladım yeğenim. Ezrail midir nedir? Lahnet olsun dedim,  tuttum Sivas tarafına gittim. Ben,  dağlarda dolanırken bi yandan da avladığım ayı,  geyik,  gurt,  tilki,  her neyse onların postlarını gurutur,  beni avcı zanneden k&ouml;yl&uuml;lere,  &ccedil;er&ccedil;ilere tırampa eder,  onlardan,  mermi,  &ccedil;ay,  t&uuml;t&uuml;n,  kibrit,  duz,  &uuml;st baş gibi ihtiya&ccedil;larımı alırdım. K&ouml;ylere yakın gitmez olmuştum artık.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Neysene&hellip; bi g&uuml;n dağda g&ouml;zlerden ırak eyi bi mağara keş&uuml;f ettim. Gışın da eli gulağında&#8230; Mağaranın &ouml;g&uuml;n&uuml; daşlarla eyicene gapattım. Etirafta av heyvanı,  derelerde ala<a href="http://www.bloglar.tk/tag/balik"title="balık" >balık</a>,  meyva,  felan u bevan &ccedil;oktu. Mağarada geyfim eyidi. Ataşımı yakardım,  yıkanırdım,  teştte* hamur yoğururdum,  ekmek pişirirdim&#8230; A&ccedil; galmazdım he&ccedil;. İki sene gader orda &ccedil;ok rahat ettim. </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bir g&uuml;n mağarada ataş yakmışım,  vurduğum bi geyiğin etini pişiriyorum. Mavzerim de birez uzağımda,  duvara dayalı duruyor&#8230; Ben ataşla uğraşırken birden iki her&uuml;f i&ccedil;eri girdikleri gibi t&uuml;fenklerini &uuml;st&uuml;me &ccedil;evirip beni yesir aldı. Kimsin,  buralarda ne arasin dediler. Ellerim havada,  oturduğum yerde elece gala galdım. Avcıyım gardaşlar dedim,  lakin inanmadılar. Megersem zabahtan beri beni g&ouml;zetirmiş bunlar. He&ccedil; ayırt etmemişim&hellip;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Ataşta gızaran ete bakmalarından anladım ki,  bunlar fıllakket a&ccedil;tır.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Temam ağalar!&rdquo; dedim.</strong><br />
	<strong>&ldquo;Ben ga&ccedil;ağım gardaş. Ocağıza d&uuml;şt&uuml;m. Lakin &ccedil;ok acım&#8230; Şu teştin altında birez nan var. Hele &ouml;nce bu eti yiyelim,  sora ne yapacaksaz yapın,  razıyım.&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bunların niyeti &ouml;l&uuml; ya da diri,  beni cendermeye vermek. Kelle parası alacak namussuzlar.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bir Gamam var. Her zeman sırtımda,  gabzası ensemin altında taşırdım. Bi tek uyuduğum zeman &ccedil;ıkarırdım. Bunlar a&ccedil; gurtlar gibi ete saldırınca gamayı &ccedil;ekmemle bahan yakın olan her&uuml;f&uuml;n omuzuna sapladım. &Ouml;b&uuml;r&uuml; t&uuml;fengini &ccedil;ev&uuml;r&uuml;p ataşlayıncaya gader ben bunun &uuml;st&uuml;ne atladım. Başladım bunla boğuşmaya. T&uuml;fengi elinden alayım derken bu bı&ccedil;ağını &ccedil;ekip sallayınca kulağımdan aşağı etimi yardı. Canımı zor gurtardım. İkinci salladığında alnımdan aşağı&hellip; Adam benden de ceng&acirc;ver &ccedil;ıktı yeğenim! &Ouml;ld&uuml;recek beni pezevenk! &Ouml;b&uuml;r&uuml; omuzuna sapladığım gamanın derdine d&uuml;şm&uuml;ş,  t&uuml;fengi yerde duruyor. H&acirc;sılı sonunda mavzerimi gaptım,  elinde bı&ccedil;ak olan her&uuml;f&uuml; bacağından vurdum. Bu gurşunu yeyince elindeki t&uuml;fengi atıp başladı yalvarmaya; biz ettik,  sen etme demeye&#8230; Meğersem ki t&uuml;fengi boşmuş namussuzun.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>&ldquo;Ulan a&ccedil; k&ouml;pekler,  boş t&uuml;fengle dağda eşkıya mı basılırmış,  sizde he&ccedil; mi akıl yoktur?&rdquo; diye mavzerin dip&ccedil;iğiyle vura vura bunları govaladım,  gettiler. </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Lakin sonra &ouml;ld&uuml;rmediğime pişman oldum. Bunlar şimdi k&ouml;y&uuml; toplar,  gelip burayı basar diye gorkmaya başladım. Mağarayı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/terk"title="terk etmek" >terk</a> ettim. O gış &ccedil;ok zor ge&ccedil;ti yeğenim. BAşık Olmaya bir mağara bulmasaydım &ouml;l&uuml;p gitmiştim. Yaralarım &uuml;&ccedil; d&ouml;rt ayda anca sağaldı. Baş ağrısına da o gış yakalandım.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Neysene yeğenim,  o sene yaz gelince dayanamadım,  tekrar Mameki&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml;m. Dağda rast geldiğim k&ouml;yl&uuml;lerden &ouml;ğrendim ki,  benim y&uuml;zbaşı tayin olmuş,  getmiş. Rehaat bi soluk aldım. Gardaşlarım da habar salmışlar,  af rivayeti vardır,  gelesin teslim olasın diye&hellip; </strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Eşkıyalığın zor terafı nedir bilir misin yeğenim?</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Bir yağlı gurşun gelir de,  datlı canıma değer şofesiyle (ş&uuml;phesiyle) dağda yaşamak zor iş değildir. Zor olan,  yalavuz yaşamaktır! İnsan evladı,  yanında bir yareni olsun,  arada sırada iki &ccedil;ift laf edeyim ister. Dağda dolanmaktan değil,  yalavuz yaşamaktan bıkmıştım. Bazı var,  gendi gendimle gonuştuğum bile olurdu. Bu af rivayetine birez de ondan gandım. Bir gece vurdum Eleziz&rsquo;e,  k&ouml;y&uuml;me gettim. Megersem anam &ouml;lm&uuml;ş. Helallık almamışım diye i&ccedil;im yandı.<br />
	Zabahınan anamın mezerini ziyaret ettin. Mavzerimi,  dabancamı gardaşlarıma bıraktım,  atıma bindim,  Eleziz&rsquo;e gidip teslim oldum. Adım cendermelerin arasında adam vurmuşa,  dağda eşkıya durmuşa &ccedil;ıkmış bi kere&#8230; O sayede mapusta &ccedil;ok itibar g&ouml;rd&uuml;m yeğenim. Sağolsun gardaşlarım beni i&ccedil;erde parasız pulsuz bırakmadı. &Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r sonunda af da &ccedil;ıktı. Beni ordan doğru eskere yazdılar. İki sene de Bandırma&rsquo;da esker durdum. Eşkıyalıktan sonra eskerlik bahan golay geldi.</strong>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>H&acirc;sılı ekserlik de bitti yeğenim. Geldim k&ouml;ye. Lakin zaman eski zaman,  k&ouml;y eski k&ouml;y değil. Her şey olmuş para! Meslek desen bende yoktur! Yoksuzluk zordur yeğenim. Ne&ccedil;e bir gardaşlarıma el a&ccedil;acam? O arada bir şirket dağda alatirik hattı &ccedil;ekermiş. Bunların şantiyesine bir iki gabadayı musallat olmuş. G&ouml;z&uuml; pek bi bek&ccedil;i ararmış bunlar. Bir tanıştan namımı işitmişler. Beni aldılar işe. Adımı işitince o gabadayılar ortadan gayboldu. &Uuml;&ccedil; d&ouml;rt sene de bu ahval &uuml;zerinde ge&ccedil;ti. Derken yeğenim,  bu gader hay huy i&ccedil;inde evlenme zemanı geldi ge&ccedil;ti,  bizde sa&ccedil; baş ağardı&#8230; İş yoktur,  meslek yoktur,  para desen o da yoktur. Hem; gen&ccedil;liğinde adam vurup da dağda eşkıya durmuş adama kim gızını verir? O iş bittince bu şantiyede iş buldum. Bakalım gaderimiz bundan sonra ne g&ouml;sterir.&rdquo;</strong>&nbsp;</p>
<p>
	N&uuml;fel dayının ge&ccedil;mişindeki &lsquo;halının,  ahvalının&rsquo; ne olduğunu &ouml;ğrenmiştim artık. &Ouml;ğrenmiştim ama bir yandan da &ccedil;ok &uuml;z&uuml;lm&uuml;şt&uuml;m. Dayımdan** sonra tanıdığım ikinci eşkıya N&uuml;fel dayı olmuştu. Kahvaltıdan sonra bana t&uuml;fekle ateş etmeyi,  sonraki g&uuml;nlerde derede balık yakalamayı,  hayvan izlerini nasıl okuyacağımı,  hangi yılanların zehirli olduğunu,  b&uuml;veleri, *** akreplerin yuvalarını bulmayı,  onlardan korunmak i&ccedil;in dağda nasıl y&uuml;r&uuml;neceğine kadar bana &ccedil;ok şey &ouml;ğreten bu adamla hayatımın en unutulmaz g&uuml;nlerini ge&ccedil;irdim. D&ouml;n&uuml;ş zamanı geldiğinde bundan sonra eve gitmek istemiyordum.&nbsp;</p>
<p>
	Son g&uuml;n,  sabah erkenden &ccedil;ardağın altında kahvaltı yaptıktan sonra N&uuml;fel dayıyla vedalaştık. Mahmut abeyle pikaba binip yola koyulduğumuzda,  pencereden sarktım ve şantiye g&ouml;zden kayboluncaya kadar arkamızdan bakan N&uuml;fel dayıya el salladım. Zaman zaman Mahmut abe bize geldiğinde birinci iş N&uuml;fel dayıyı sorardım. Her seferinde bana <a href="http://www.bloglar.tk/tag/selam"target="_blank"title="selam" >selam</a> g&ouml;nderirdi. &Ccedil;ok s<a href="http://www.bloglar.tk/tag/evini"title="evini" >evini</a>rdim. &Uuml;&ccedil; yıl sonra Mahmut abe şantiyeyi sel bastığında eşyaları kurtarmak i&ccedil;in koşuştururken belindeki tabancanın kendiliğinden ateş almasıyla vurulup &ouml;ld&uuml;. Onun &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra bir daha N&uuml;fel dayıdan haber alamadım.&nbsp;</p>
<p>
	*Teşt: İ&ccedil;inde hamur yoğrulan b&uuml;y&uuml;k bakır leğen.&nbsp;</p>
<p>
	** Eşkıya1 ve 2&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://blog.milliyet.com.tr/Eskiya_____1_/Blog/?BlogNo=237451">http://blog.milliyet.com.tr/Eskiya_____1_/Blog/?BlogNo=237451</a>&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://blog.milliyet.com.tr/Eskiya_____2_/Blog/?BlogNo=237485">http://blog.milliyet.com.tr/Eskiya_____2_/Blog/?BlogNo=237485</a>&nbsp;</p>
<p>
	*** B&uuml;ve: Ağ yapmayan,  yılandan daha zehirli,  t&uuml;yl&uuml;,  b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;r&uuml;mcek.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/derin-hocanin-buyusu-ve-nufel-dayinin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim için tatil</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/benim-icin-tatil.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/benim-icin-tatil.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 07:07:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[icin]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yay burcu blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3385</guid>
		<description><![CDATA[&#34;Tatil&#34; kelimesi tek bir kavramı ifade ediyor gibi g&#246;r&#252;nse de zihinde canlananların bambAşık Olmaya olduğu inancındayım. Mesela tatil der dermez bir&#231;ok kişinin aklında oluşan &#34;deniz, kum, g&#252;neş&#34; &#252;&#231;l&#252;ş&#252; değildir &#231;oğunlukla tatil benim i&#231;in. Dinlendiğim her anı tatil olarak değerlendiririm. İstediğim niteliklerde bir &#34;dinlenme&#34; olduğu s&#252;rece.&#160; Mesela, ben rahatsız edilmeyi sevmem, rahat yaşamayı severim. Yaptığım işi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/benim-icin-tatil-1310875666.jpg"></img>
<p>
	&quot;Tatil&quot; kelimesi tek bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/kavram"title="kavram" >kavram</a>ı ifade ediyor gibi g&ouml;r&uuml;nse de zihinde canlananların bambAşık Olmaya olduğu inancındayım. Mesela tatil der dermez bir&ccedil;ok kişinin aklında oluşan &quot;deniz,  kum,  g&uuml;neş&quot; &uuml;&ccedil;l&uuml;ş&uuml; değildir &ccedil;oğunlukla tatil benim i&ccedil;in. Dinlendiğim her anı tatil olarak değerlendiririm. İstediğim niteliklerde bir &quot;dinlenme&quot; olduğu s&uuml;rece.&nbsp;</p>
<p>
	Mesela,  ben rahatsız edilmeyi sevmem,  rahat yaşamayı severim. Yaptığım işi istediğim i&ccedil;in ve istediğim şekilde şöyle ki tamamen kendi irademle yapmak isterim. Bu tatilin en b&uuml;y&uuml;k nimetidir bence. Nihayetinde ortada var olan bir ger&ccedil;ek var ki,  tatiller tembellik sezonlarımızdır. Tatil geldi mi a&ccedil;arız tembellik sezonumuzu ve bitene o kadar ne o &uuml;st&uuml;m&uuml;zdeki yorgunluk gider ne de dinlenme isteği. &Ccedil;oğu zaman dışarı &ccedil;ıkasımız bile gelmez. Ve bu tembelliğimiz anlamlandıramadığımız bi&ccedil;imde saygı g&ouml;r&uuml;r. Ka&ccedil;ımız bu tembelliği iş veya okul g&uuml;nleri dahilinde ger&ccedil;ekleştirebiliriz ki?&nbsp;</p>
<p>
	Ayrıca tatilin benim i&ccedil;in dinlenmeden bAşık Olmaya ifade ettiği bir anlam varsa o da huzurdur. Huzur,  a&ccedil;ık konuşmalıyız ki bir&ccedil;oğum<a href="http://www.bloglar.tk/tag/uzun"title="uzun" >uzun</a> hayalinde bile ger&ccedil;ekleştiremediği,  ulaşamadığı bir kavram. &quot;Şehir trafiği,  g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml;,  kirliliği&quot;ni vs gayet iyi biliriz oysaki. şöyle ki bir bakıma tatil kısa s&uuml;reliğine de olsa rit&uuml;ellerimden uzaklaşmak. Her zaman sırf mecbur kaldığım i&ccedil;in yaptığım şeylere ara verip,  yapmak isteyip bir t&uuml;rl&uuml; zaman bulamadıklarıma fırsat tanımak,  zaman ayırmak. Ger&ccedil;i &ccedil;oğunu &quot;dinlenme&quot; vasıflı tembelliklerimden ger&ccedil;ekleştiremesem de tatil d&uuml;ş&uuml;ncem tam olarak budur.&nbsp;</p>
<p>
	Tatil benim i&ccedil;in kilometrelerce yol kat edip &quot;bu kadar yol geldik,  otelden aylar &ouml;ncesinden yerimizi ayırttık,  hkalitesiz eğlenelim!&quot; mantalitesi de değildir. Huzur bulunan buysa sonuna kadar ancak benim huzur bulduğum&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	Yeşil mavi uyumudur.&nbsp;</p>
<p>
	G&uuml;n&uuml;n doğumunu ve batımını kahvemi yudumlarken izleyebilip yorumlayabilmektir.&nbsp;</p>
<p>
	Sık sık yalnız kalıp kendimle baş başa kalabilmek,  &ouml;zeleştiriye &ccedil;ok daha fazla <a href="http://www.bloglar.tk/tag/vakit"title="vakit" >vakit</a> bulabilmektir.&nbsp;</p>
<p>
	Okul g&uuml;nleri arasında g&ouml;r&uuml;şemediklerime zaman ayırmaktır.&nbsp;</p>
<p>
	Patates kızartmasıdır,  simittir,  nutelladır.&nbsp;</p>
<p>
	Yemek,  i&ccedil;mek,  gezmek,  tozmak,  eğlenmek&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	şöyle ki tatil her şeydir. şöyle ki tatil ihtiya&ccedil;tır. şöyle ki tatil huzur bulunandır. şöyle ki tatil rahat kalmaktır,  &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kt&uuml;r.&nbsp;</p>
<p>
	Tatil hi&ccedil; bitmesin istediğimiz &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zd&uuml;r ve &ouml;zg&uuml;r olduğumuz her an tatildeyiz!&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/benim-icin-tatil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bir şeylerin temelini atmaya var mısın?&#8217;</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/bir-seylerin-temelini-atmaya-var-misin.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/bir-seylerin-temelini-atmaya-var-misin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 07:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[atmaya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[misin]]></category>
		<category><![CDATA[seylerin]]></category>
		<category><![CDATA[temelini]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3332</guid>
		<description><![CDATA[Eskiyi unutacağım.&#160; Her şeyi unutacağım.&#160; Unutmak olabilecek mı?&#160; Yaşanan unutulur mu?&#160; Unutmak i&#231;in &#246;lmek mi gerekir?&#160; Bunun &#252;zerine kafa yormayacağım.&#160; Yeni bir sayfa a&#231;acağım.&#160; Beyaz olmayacak.&#160; Bembeyaz olacak.&#160; Yeni bir hayat&#8230;&#160; Yeni bir dost&#8230;&#160; Yeni bir birliktelik&#8230;&#160; Yeni bir ten&#8230;&#160; Sıcaklık&#8230;&#160; Dayanışma&#8230;&#160; Paylaşma&#8230;&#160; Yeri geldiğinde sarılıp ağlayabileceğim bir arkadaş&#8230;&#160; Yeri geldiğinde aynı yatağa girebileceğim bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/bir-seylerin-temelini-atmaya-var-misin-1310529619.jpg"></img>
<p>
	<em>Eskiyi unutacağım.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Her şeyi unutacağım.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em><a href="http://www.bloglar.tk/tag/unutma"title="unutma" >Unutma</a>k olabilecek mı?</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yaşanan unutulur mu?</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Unutmak i&ccedil;in &ouml;lmek mi gerekir?</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Bunun &uuml;zerine kafa yormayacağım.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeni bir sayfa a&ccedil;acağım.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Beyaz olmayacak.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Bembeyaz olacak.</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeni bir hayat&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeni bir dost&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeni bir birliktelik&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeni bir ten&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Sıcaklık&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Dayanışma&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Paylaşma&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeri geldiğinde sarılıp ağlayabileceğim bir arkadaş&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Yeri geldiğinde aynı yatağa girebileceğim bir erkek&hellip;</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Bu şekilde bir şeylerin temelini atmaya var mısın?</em>&nbsp;</p>
<p>
	<em>Onu s&ouml;yle bana.</em>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/bir-seylerin-temelini-atmaya-var-misin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevdadan korkan şiir&#8230;</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/sevdadan-korkan-siir.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/sevdadan-korkan-siir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 08:26:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[korkan]]></category>
		<category><![CDATA[sevdadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3290</guid>
		<description><![CDATA[Yıldızlar bilir&#8230; Sen bilirsin&#8230; G&#246;ky&#252;z&#252; bilir&#8230; Ben eskiden b&#246;yle korkmazdım Aşktan sevdadan&#8230; Nisan&#8217;a inat, yağmura inat Alır başımı giderdim&#8230; Titrek akşamlarda Yıldızları seyreder kafa &#231;ekerdim. Ben eskiden korkmazdım Korkmazdım aşktan sevdadan&#8230; Şahittir kaldırım taşları Yanayakıla &#231;ektiklerime, Sonra g&#246;ky&#252;z&#252; bilir Sevdim mi nasıl severim Ka&#231; y&#252;rek eskitirim, bir sevda boyu&#8230; Ne zaman gelse mevsimlerden sonbahar Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/sevdadan-korkan-siir-1309929999.jpg"></img>
<p>
Yıldızlar bilir&#8230;</p>
<p>Sen bilirsin&#8230;</p>
<p>G&ouml;ky&uuml;z&uuml; bilir&#8230;<br />
Ben eskiden b&ouml;yle korkmazdım<br />
<a href="http://www.bloglar.tk/tag/ask"title="aşk" >Aşk</a>tan sevdadan&#8230;<br />
Nisan&#8217;a inat, yağmura inat<br />
Alır başımı giderdim&#8230;<br />
Titrek akşamlarda<br />
Yıldızları seyreder kafa &ccedil;ekerdim.</p>
<p>
Ben eskiden korkmazdım<br />
Korkmazdım aşktan sevdadan&#8230;</p>
<p>Şahittir kaldırım taşları<br />
Yanayakıla &ccedil;ektiklerime,<br />
Sonra g&ouml;ky&uuml;z&uuml; bilir<br />
Sevdim mi <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >nasıl</a> severim<br />
Ka&ccedil; y&uuml;rek eskitirim, bir sevda boyu&#8230;</p>
<p>Ne zaman gelse mevsimlerden sonbahar<br />
Bir <a href="http://www.bloglar.tk/tag/deli"title="deli" >deli</a> r&uuml;zgar eser,d&ouml;k&uuml;l&uuml;r <a href="http://www.bloglar.tk/tag/yaprak"title="yaprak" >yaprak</a>lar<br />
Sahilde martı sesleri hır&ccedil;ın dalgalar<br />
G&ouml;z&uuml;mde canlanır,eski sevdalar&#8230;</p>
<p>&Ouml;nceleri bAşık Olmaya mı yağardı yağmurlar ki<br />
Salardı bizi sevdalara doludizgin&#8230;<br />
G&ouml;ky&uuml;z&uuml; bir bAşık Olmaya alem<br />
Yıldızlar bir başka&#8230;<br />
Alabildiğince <a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >korku</a>suz<br />
Alabildiğince h&uuml;r&#8230;</p>
<p>Ne zaman gelse mevsimlerden sonbahar<br />
Bir fırtına kopar,s&uuml;rg&uuml;nd&uuml;r bundan sonra bulutlar<br />
Yağar i&ccedil;ime,inceden bir sızı kaplar</p>
<p>Oysa şimdi yitip giden ne ki ?..<br />
Nedir bu korku bu endişe ?..<br />
Ve neden korkutur beni ?..<br />
G&ouml;zlerindeki ışıltı&#8230;</p>
<p>Ne zaman gelse mevsimlerden sonbahar<br />
Bir g&uuml;neş doğar,ateşini yeniden yakar<br />
Unuttuğumu sandığım g&uuml;zel hatıralar</p>
<p>Neden hapseder sesin<br />
Beni duvarlara usulca..<br />
İnan korkmazdım aşktan sevdadan<br />
Senden &ouml;nce, sana dair&#8230;</p>
<p>Şimdi&#8230;<br />
Bir gemi kalkar,bomboş kalır limanlar<br />
Bir ben kalır,bir de mazideki aşklar.<br />
G&ouml;z&uuml;mde canlanır,eski sevdalar&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/sevdadan-korkan-siir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Nutuk&#8217;ta sözünü ettiği ve beklentisi olan Türk Gençliği miyiz?</title>
		<link>http://www.bloglar.tk/ataturkun-nutukta-sozunu-ettigi-ve-beklentisi-olan-turk-gencligi-miyiz.html</link>
		<comments>http://www.bloglar.tk/ataturkun-nutukta-sozunu-ettigi-ve-beklentisi-olan-turk-gencligi-miyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 07:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[ataturkun]]></category>
		<category><![CDATA[beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[ettigi]]></category>
		<category><![CDATA[gencligi]]></category>
		<category><![CDATA[miyiz]]></category>
		<category><![CDATA[nutukta]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sozunu]]></category>
		<category><![CDATA[turk]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bloglar.tk/3245</guid>
		<description><![CDATA[&#34;ATAMIZA VERDİĞİMİZ S&#214;ZLER SONRASINDA, CUMHURİYET YOLUMUZDA BİR &#214;RNEK İNSAN OLABİLMEK&#8230;&#160; 2011 Yılında kurucusu ve edit&#246;r&#252; bulunduğum, http://www.ataturksitesi.com 17. yayın yılına girmiştir.&#160; Hakkımda; Cumhuriyetin aydınlık y&#252;z&#252; ve yükümlü Atat&#252;rk&#231;&#252;, g&#246;zlemci, araştırmacı, &#246;ğretim g&#246;revlisi, yazar gibi bir yığın tanımlamalar bulunabilir.&#160; Aşağıda bunlarla ilgili birka&#231; linki ziyaretle bu bilgilere erişmek olanaklıdır.&#160; http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=6598&#160; http://blog.milliyet.com.tr/oNER_SAMANLI/Blogger/?UyeNo=1549605&#160; http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/2011/02/tukorder-genel-baskan-onursal.html&#160; Akıllı ve y&#252;rekli olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.bloglar.tk/resim/ataturkun-nutukta-sozunu-ettigi-ve-beklentisi-olan-turk-gencligi-miyiz-1308630366.jpg"></img>
<p>
	&quot;ATAMIZA VERDİĞİMİZ S&Ouml;ZLER SONRASINDA,  CUMHURİYET YOLUMUZDA BİR &Ouml;RNEK İNSAN OLABİLMEK&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	<b>2011 Yılında kurucusu ve edit&ouml;r&uuml; bulunduğum,  <a href="http://www.ataturksitesi.com/">http://www.ataturksitesi.com</a> 17. yayın yılına girmiştir.</b>&nbsp;</p>
<p>
	Hakkımda; Cumhuriyetin aydınlık y&uuml;z&uuml; ve yükümlü Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml;,  g&ouml;zlemci,  araştırmacı,  &ouml;ğretim g&ouml;revlisi,  yazar gibi bir yığın tanımlamalar bulunabilir.&nbsp;</p>
<p>
	<b>Aşağıda bunlarla ilgili birka&ccedil; linki ziyaretle bu <a href="http://www.bloglar.tk/tag/bilgi"title="bilgi" >bilgi</a>lere erişmek olanaklıdır.</b>&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=6598">http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=6598</a>&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://blog.milliyet.com.tr/oNER_SAMANLI/Blogger/?UyeNo=1549605">http://blog.milliyet.com.tr/oNER_SAMANLI/Blogger/?UyeNo=1549605</a>&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/2011/02/tukorder-genel-baskan-onursal.html">http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/2011/02/tukorder-genel-baskan-onursal.html</a>&nbsp;</p>
<p>
	Akıllı ve y&uuml;rekli olduğum y&ouml;n&uuml;nde de fazlasıyla g&ouml;r&uuml;şler vardır.&nbsp;</p>
<p>
	Dikkatli miyim,  biraz sayılır.&nbsp;</p>
<p>
	Duyularım gereklerini yaptık&ccedil;a mutlananlardanım.&nbsp;</p>
<p>
	<b>&Ouml;rneğin g&ouml;zlerim g&ouml;r&uuml;nce,  dilim tadını aldık&ccedil;a,  kulaklarım duyduk&ccedil;a,  burnum kokladık&ccedil;a,  ellerim okşadık&ccedil;a,  isten&ccedil;lerim a&ccedil; kalmadık&ccedil;a mutlananlardanım.</b>&nbsp;</p>
<p>
	D&uuml;şsel <a href="http://www.bloglar.tk/tag/mutlu"title="mutlu" >mutlu</a>luk okullarını &ccedil;ift dikiş bitirdiğim i&ccedil;in,  kendimle y&uuml;z g&ouml;z olmayı ve somutluklara eyvallah etmeyi başarabilmiş gibiyim.&nbsp;</p>
<p>
	<b>B&uuml;y&uuml;k servetler mutlandırmaz beni. Mevlana g&ouml;n&uuml;ldeşi gibi sevgiye &lsquo;h&uuml;&rsquo; diyenlerdenim.</b>&nbsp;</p>
<p>
	Kasım kasım kasıldık yıllarca ama,  altımızda unvanlarımıza yakışır mo<a href="http://www.bloglar.tk/tag/deli"title="deli" >deli</a>nde adam gibi bir aracımız,  kira &ouml;demediğimiz bir evimizde yok.&nbsp;</p>
<p>
	<b>Ama &ldquo;ATAT&Uuml;RK SİTEMİZ&rdquo; var&hellip;</b>&nbsp;</p>
<p>
	B&ouml;yle teselli olduk,  şimdi de b&ouml;yle hayıflanmaktayız.&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://www.ataturksitesi.com/">http://www.ataturksitesi.com</a> sitesinin bug&uuml;nk&uuml; 17. yılına gelişine kadar verdiğimiz emek ve mali k&uuml;lfetleri o yolda harcamayıp da bug&uuml;n elimizde tutmuş olsaydık,  sanırım &uuml;&ccedil; kiracımızın olacağı evlerim<a href="http://www.bloglar.tk/tag/izin"title="izin" >izin</a>,  tapularının konsolumuzda durduğu,  hocamıza yakışır 740.İ BMW otomobilimizin de kapımızda <a href="http://www.bloglar.tk/tag/hazir"title="hazır" >hazır</a> nazır beklediği,  rantların rantını yediğimiz g&uuml;nlerde olabilirdik.&nbsp;</p>
<p>
	<b>Yeğlemedik. Dedik ki,  Cumhuriyetimizin kurucusu,  b&uuml;y&uuml;k babamız,  atamız bize ne s&ouml;yledi,  ne &ouml;devler verdi,  bizler onun s&ouml;z&uuml;nden ayrılmamak durumundayız ve &ldquo;T&uuml;rk Gen&ccedil;liği&rdquo; olarak andımızın ardında olmalıyız,  andımızla yakışır ve dosdoğru olmalıyız.</b>&nbsp;</p>
<p>
	Her fani &ouml;lecek,  eserleri kalacak,  mal ve m&uuml;lkte oğlanlar kızlar,  gelinler,  <a href="http://www.bloglar.tk/tag/damat"title="damat" >damat</a>lar tarafından işte b&ouml;yle yenir diyerek,  d&uuml;nya servetin olsa,  yok edilecek&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	<b>İlkokulda <a href="http://www.bloglar.tk/tag/nasil"title="nasıl" >nasıl</a>,  &ldquo;T&uuml;rk&uuml;m,  doğruyum,  &ccedil;alışkanım&rdquo; diye başladıysak o &ccedil;izgiden ayrılmayarak,  Cumhuriyetimizin temel felsefelerine,  Mustafa Kemal ATAT&Uuml;RK devrimlerine ve emanet bırakılmış &uuml;lkemize saygı ve sorumluluğumuzdan da hi&ccedil; ama hi&ccedil; &ouml;d&uuml;n vermeyerek doğru inan&ccedil;landığımız yolumuzdan da şaşmadık.</b>&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Atamız,  Mustafa Kemal ATAT&Uuml;RK; 20 Ekim 1927 tarihinde kaleme aldığı NUTUK&#39;un son kısımda ki istenci nedir?&nbsp;</p>
<p>
	<b>&ldquo;Ey T&uuml;rk istikbalinin evl&acirc;dı! </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>İşte,  bu ahval ve şerait i&ccedil;inde dahi,  vazifen;</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>T&uuml;rk istikl&acirc;l ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Muhta&ccedil; olduğun kudret,  damarlarındaki asil kanda,  mevcuttur! </b>&nbsp;</p>
<p>
	Pişmanlık i&ccedil;erisinde <a href="http://www.bloglar.tk/tag/olmak"title="olmak" >olmak</a>sızın,  ama biraz b&uuml;k&uuml;k boyunla,  biraz &uuml;zg&uuml;n y&uuml;rekle,  biraz yorgun g&ouml;zlerle g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n,  s&ouml;zde Cumhuriyet ve Atat&uuml;rk yandaşlarını ve korkaklıklarını g&ouml;rd&uuml;k&ccedil;e &lsquo;yazık yazık&rsquo; demekten de &ouml;teye gidemediğimizin kesinlikle bilincindeyiz.&nbsp;</p>
<p>
	<b>Karşılıksız ve beklentisiz 17. yıla geldik. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b><a href="http://www.ataturksitesi.com/">http://www.ataturksitesi.com</a> da şu anlarda 219 milyon k&uuml;sur ziyaret&ccedil;i hitindeyiz. Ağır ağırda 220 Milyonuncu ziyaret&ccedil;i hitine yaklaşmaktayız. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>220 MİLYONUNUNCU ZİYARET İLE DE BU SİTEYİ KAPATACAĞIMI kamuoyuna duyurdum. Gerek&ccedil;elerimi anlattım. <a href="http://www.bloglar.tk/tag/maddi"title="maddi" >Maddi</a> ve manevi yanımda olmayan s&ouml;zde Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml;lere kahırlarımı sundum. </b>&nbsp;</p>
<p>
	Umursanmadı&#8230; Umar i&ccedil;inde yazmamıştım ki&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;ıkmadık candan umut kesilmez ata s&ouml;z&uuml;n&uuml; anımsadım ve onun i&ccedil;in yazmıştım da değil&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	Peki ni&ccedil;in yazmıştım ve yazmaktayım ?&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	<b>&ldquo;Ey T&uuml;rk gen&ccedil;liği! Birinci vazifen,  T&uuml;rk istikl&acirc;lini, T&uuml;rk Cumhuriyetini,  ilelebet,  muhafaza ve m&uuml;dafaa etmektir. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Mevcudiyetinin ve istikbalinin yeg&acirc;ne temeli budur. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Bu temel,  senin,  en kıymetli hazinendir.&rdquo;</b>&nbsp;</p>
<p>
	Yanıtı Nutuk&rsquo;ta 1927 de yazılı olduğundan ve o davaya inandığım i&ccedil;in&hellip;.&nbsp;</p>
<p>
	Nasılsa ben bir tavşan değilim,  o halde dağa değil ama insanlara k&uuml;sebilirim&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	Hangi insanlara?&nbsp;</p>
<p>
	<b>&Ouml;rneğin; Korlara&#8230;</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>&Ouml;rneğin; Kaklara&#8230;</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>&Ouml;rneğin; Korkaklara&#8230;</b>&nbsp;</p>
<p>
	Hocam ne demek istediniz anlayamadık&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	Demek ki yazdıklarımı okumuyorsunuz !&#8230;&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/">http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/</a>&nbsp;</p>
<p>
	<b><u>HOCAM SAĞ KULAK TA SOL ELLE G&Ouml;STERİLMEZ Kİ;</u></b>&nbsp;</p>
<p>
	Yazınızın başlığına,  birde bizlere estirdiğiniz yellere bakınız!&nbsp;</p>
<p>
	Diyebilirsiniz&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	Evet başlığı yineliyorum. Dikkatli bir okurumdur. Dikkatli g&ouml;zlerim. G&uuml;zeli ve &ccedil;irkini de g&ouml;r&uuml;r g&ouml;zlemlerim. Şansta mı olduk&ccedil;a k&ouml;t&uuml;y&uuml;m&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	Sanıyorum yalnız geldiğimiz yoldan yine yapayalnız ayrılmak gibi bir kaderin de acaba mahkumu muyuz?&nbsp;</p>
<p>
	Bilemiyorum ama &ccedil;irkini ve &ccedil;irkinliği de sevemiyorum&hellip;!&nbsp;</p>
<p>
	B&uuml;y&uuml;k bir loto ikramiyesi &ccedil;ıkarsa da,  tek yapacağım,  <b>&ldquo;&Ouml;z&uuml;rl&uuml; &Ccedil;ocuklar İ&ccedil;in Rehabilitasyon ve Eğitim K&ouml;y&uuml;&rdquo;</b> &lsquo;Vakfı&rsquo; kurmaktır. B&ouml;ylesine &ouml;nemli bir d&uuml;ş&uuml;m ve yukarıdan gelecek marş marşa gereksinimim var.&nbsp;</p>
<p>
	Neydi başlığımız?&nbsp;</p>
<p>
	<b>&quot;Atama Verdiğim S&ouml;z&quot; Başlığı Sonrasında,  Sayfasında Kendisini Tanıtan,  Cumhuriyet Yolumuzda Bir &Ouml;rnek İnsan&#8230;</b>&nbsp;</p>
<p>
	Onu,  Facebook,  güvenilir arkadaş arkadaş sayfalarında tanımaya &ccedil;alışmaktayım.&nbsp;</p>
<p>
	Yorumu sizler yapın diye ben kopyaladım ve yapıştırıyorum.&nbsp;</p>
<p>
	<b>ATAMA VERDİĞİM S&Ouml;Z!!</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Ey T&uuml;rk&#39;&uuml;n b&uuml;y&uuml;k Atası !</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>İstikl&acirc;l ve Cumhuriyetimizi korumamız gerektiğinde,  i&ccedil;inde bulunduğum durumlar ve şartlar ne olursa olsun,  kudret ve cesaretimi damarlarımdaki asil kandan alarak,  </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>b&uuml;t&uuml;n engelleri aşıp,  her g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; yenmek azmindeyim&#8230;T&uuml;rk genci olarak &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n,  bağımsızlığın,  egemenliğin,  Cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bek&ccedil;isiyim. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Her zaman,  her yerde ve her durumda Atat&uuml;rk ilkelerinden ayrılmayacağıma,  &ccedil;ağdaş uygarlığa ge&ccedil;mek i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n zorluklarla m&uuml;cadele edeceğime,  namus ve şeref s&ouml;z&uuml; verir,  kendimi b&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk ulusuna adarım&#8230; </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Sen rahat uyu ATAM..</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b><u>G&Uuml;N&Uuml;N S&Ouml;Z&Uuml; MUSTAFA KEMAL ATAT&Uuml;RK&rsquo;TEN</u></b>&nbsp;</p>
<p>
	&#39;Halkını cehalet ve sefalete teslim eden y&ouml;neticiler yok olmaya, cehalet ve sefalete s&uuml;r&uuml;kleyen y&ouml;neticileri se&ccedil;enler ise k&ouml;le olmaya mahkumdur&#39;&#39;&nbsp;</p>
<p>
	<b>Sizler hala,  &ldquo;Bir ihtimal daha var,  oda &ouml;lmek mi diyenlerdensiniz?&rdquo;</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Haydi o zaman gelen zaten gideni aratacağına g&ouml;re,  &ldquo;Ulusal Şahlanış Hareketi&rsquo;nin Bayrağını G&ouml;ndere &Ccedil;ekmeye&hellip;</b>&nbsp;</p>
<p>
	Sarıklı ve &ccedil;arıklılardan m&uuml;teşekkil,  AB ve ABD taraftarı emperyalistleri,  9 Eyl&uuml;ldeki gibi denizlere d&ouml;kmeye&hellip;&nbsp;</p>
<p>
	<b>Y&uuml;rek ve bilek meselesi bunlar,  baylar ve bayanlar&hellip;</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>Y&uuml;rek ve bilek mesesi &ouml;yle değil mi ?</b>&nbsp;</p>
<p>
	<a href="http://www.bloglar.tk/tag/korku"title="korku" >Korku</a>nun ecelinize faydası olamayacak biliniz ki!&nbsp;</p>
<p>
	Saygılarımla.&nbsp;</p>
<p>
	Prof. Dr. &Ouml;ner SAMANLI&nbsp;</p>
<p>
	<b>ULUSAL ŞAHLANIŞ HAREKETİ</b>&nbsp;</p>
<p>
	<b><u>Yukarıdaki makalemiz;</u></b>&nbsp;</p>
<p>
	<b>CUMHURİYET&Ccedil;İ ULUSAL HAREKET Blog sayfasında da aşağıdaki linkle yayındadır. </b>&nbsp;</p>
<p>
	<b><a href="http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/">http://cumhuriyetciulusalhareket.blogspot.com/</a></b>&nbsp;</p>
<p>
	<strong>Not: 5846 sayılı <a href="http://www.bloglar.tk/tag/fikir"title="fikir" >Fikir</a> ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince fikir ve g&ouml;r&uuml;şlerim ile makalelerim,  telif hakları yasasına tağabey olup,  alıntı yapmak isteyenlerin l&uuml;tfen yazılarımın linkini ve isim soy ismimi sayfalarındaki alıntının altına dipnot olarak koymaları kaydı şartı ile kaynak&ccedil;a kullanmalarında sakınca bulunmamaktadır. Aksi davrananlar hakkında su&ccedil; duyurusunda bulunulacaktır.</strong>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bloglar.tk/ataturkun-nutukta-sozunu-ettigi-ve-beklentisi-olan-turk-gencligi-miyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

